YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4186
KARAR NO : 2023/578
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/89 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2014/89 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/12761 Esas, 2020/5528 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararı üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2022 tarihli ve 2020/389 Esas, 2021/899 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
4. Sanık müdafiinin itirazı üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.06.2022 tarihli ve 2022/73490 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına,
2. Kazanın meydana geldiği mermer ocağının sanığın sorumlu olduğu şantiye sahası içinde olmadığından kazadan sorumlu tutulamayacağına,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
4. 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temel cezadan 1 kat artırım yapılmasına,
5. 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/4 indirim yapılmamasına,
ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine,
2. Kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiğine,
3. Verilen adli para cezasının … ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Katılanın çalışmakta olduğu Mermer Ocağında bulunduğu sırada, olay tanığının kullandığı ekskavatörün kırdığı mermer parçalarından bir tanesinin sıçrayarak gözüne gelmesi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, olayla ilgili 3 kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda; … güvenliği ile ilgili gerekli güvenlik tedbirlerini almayan İnşaat Taahhüt Taşıma Turizm Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi sahibi ve yetiklisi ın asli Ocağını işleten İnşaat Mühendislik Sanayi Ticaret Limited Şirketi Sahibi ve aynı zamanda şantiye şefi olan sanık Abdülmelik Kara’nın ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, olay öncesinde yapılan sözleşmeye göre sanık … Yaratılmış’a ait şirketin ekskavatörünün maden ocağını işleten şirkete kiralandığı ve operatör olarak da katılanın kazanın meydana geldiği mermer ocağına getirildiğinin belirlendiği, … güvenliği konusunda gerekli tedbirleri almayan sanıkların katılanın yaralanmasına dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmak suretiyle sebebiyet verdikleri, olay nedeni ile katılanın sanıklardan şikayetçi olduğu, olayın oluş tarzı ve tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde sanıkların asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
… Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarih ve 2014/89 Esas 2016/113 Karar sayılı kararı ile sanık ‘ın beraatine, sanıklar … ve ‘ın 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, verilen kararın sanıklar … müdafii, ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.11.2020 tarih, 2019/12761 Esas, 2020/5528 Karar sayılı ilamı ile sanıklar … ve … Yaratılmış lehine olan basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
… Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarih, 2020/389 Esas, 2021/899 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanıklar hakkında basit yargılama hükümleri uygulanmış ve sanıklara verilen sonuç cezadan 1/4 indirim oranında indirim yapılarak sanıkların neticeden 225 gün karşılığı 6.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Bu karara sanık tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğinden sanık … yönünden genel hükümlere göre yargılama yapılarak basit yargılama usulü ile uygulanan 1/4 indirimin yapılmasından vazgeçilmiş ve sanığın kusurlu olması, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı hususları göz önünde bulundurularak, sanık Abdülmelik Kara’nın neticeten 300 gün adli para cezası karşılığı 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Katılan hakkında düzenlenen 26.10.2015 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda,
katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
4. Dosya kapsamında yer alan, soruşturma aşamasında alınan 04/02/2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ocak sahasında yeni çalışmaya başlayacak personele işletmedeki çalışma düzeni ve yapacağı işler, uygulanan üretim tekniği, … güvenliği uygulamaları, tehlike kaynakları ve tehlikelere karşı alınacak önlemler, verilecek koruyucu malzemenin kullanımı ve bakımı gibi konularda tanıtım ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle sanık …’nın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5. Dosya kapsamında yer alan, kovuşturma aşamasında alınan 14/08/2014 ve 25/12/2014 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; … sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, … güvenliği hususlarının işçilerin inisiyatifine bırakılması, … sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi, kişisel koruyucu malzemelerin verilmemesi, etkin kontrol ve denetimlerin yapılmaması, işçilerin başında nezaretçi görevlendirilmemesi sebepleriyle sanık …’nın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmak istemediği görülmüştür.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Dosya kapsamında yer alan, … sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, … güvenliği hususlarının işçilerin inisiyatifine bırakılması, … sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi, kişisel koruyucu malzemelerin verilmemesi, etkin kontrol ve denetimlerin yapılmaması, işçilerin başında nezaretçi görevlendirilmemesi sebepleriyle sanığın asli kusurlu olduğu belirtilen 14/08/2014 ve 25/12/2014 tarihli bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Katılanın şikayetinin devam ettiği ve zararının giderilmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Katılan hakkında düzenlenen 26.10.2015 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda, katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesi niteliğinde olduğu belirtildiği ve bu sebeple yerel mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temel cezadan 1 kat artırım yapıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
… Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarih, 2020/389 Esas, 2021/899 Karar sayılı, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına ilişkin karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel
hükümlere göre yargılamaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmakla, tayin olunan sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim uygulanmaması yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden;
Kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporlarının oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile oluşan çelişkiyi giderdiği anlaşılmakla; hükümde, dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine ve Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiğine ilişkin temyiz istemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Dosyada bulunan deliller kapsamında; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak yaralanmaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde temel ceza miktarına ilişkin temyiz istemi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/95 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.