Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/4200 E. 2023/195 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4200
KARAR NO : 2023/195
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/1007 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/1007 Karar sayılı kararının sanık … müdafii, sanıklar … ve … tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 22.02.2021 tarihli ve 2019/4592 Esas, 2021/1769 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanıkların yargılama konusu eylemleri yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/276 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ayrı ayrı 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2022 tarihli ve 2022/13085 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin uygulanmamasına,

2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3. Sanık … yönünden illiyet bağı ile dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışın mevcut olmadığına,

4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin somut olayda uygulanmadığına,
ilişkindir.

B. Sanık …’ın temyiz istemi;
1. Milli Eğitim Bakanlığı il müfettişleri tarafından yapılan ön incelemede görevi kötüye kullanma ve taksirle yaralamaya yönelik suçlayıcı unsur bulunmadığına,

2. Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği uyarınca gerekli önlemleri alarak görevi yerine getirdiğinden öngörülemez ve önlenemez nitelikte olan kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığına,

3. Atölye cihaz ve aletlerinin yerleştirilmesi ile … güvenliğinin atölye şefinin sorumluluğunda olduğuna,

4. Keşfin ardından tarafsız olmayan bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporuna,

5. Mahkeme tarafından, atölyede … güvenliği kurallarına uyulduğu, yeterli koruyucu ekipman bulunduğu ve gerekli açıklamaların yapıldığı yönündeki tanık beyanlarına itibar edilmemesine,
ilişkindir.

C. Sanık … müdafinin temyiz istemi;
1.İşinde ehil olmayan heyetten alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek kusur tayinin hatalı yapıldığına,

2. Meydana gelen kaza ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığına,

3. Sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … . ilçesinde bulunan .Anadolu Meslek Lisesi öğrencisi olan katılanın Temel Gemi Makineleri Uygulama Dersine ait atölye çalışmasındaki görevini tamamladıktan sonra saat 11:45 sıralarında kollu makas ile demir kesen … ve . isimli öğrencilerin yanında görevlerini tamamlayan arkadaşlarıyla birlikte ayakta beklerken mercimek büyüklüğündeki demir çapağın aniden fırlayarak sağ gözüne gelmesi neticesinde sağ gözünün görme yetisini kaybetmesine neden olacak şekilde yaralandığı, olay tarihinde sanık …’in Nedime Serap Ulusoy Anadolu Meslek Lisesi müdürü, sanıklar … ve …’in temel gemi makineleri uygulama dersi öğretmenleri olduğu anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, okul müdürü olan sanık …’in yeteri kadar koruyucu eşya ve gözlük bulundurmaması, ders öğretmenleri olan sanıklar … ve …’in öğrencilere koruyucu gözlük ve ekipmanları vermedikleri ve katılanı bu konuda uyarmadıkları anlaşıldığından, meydana gelen olayda katılanın asli kusurlu, sanıkların tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vererek tali kusurlu oldukları ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendinin son cümlesi kapsamında kaldığı, meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

3.Katılanın 22.04.2011 tarihli olay sebebiyle vekili aracılığıyla sunduğu 27.09.2013 havale tarihli dilekçe ile sanıklardan şikâyetçi olduğu görülmüştür.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmemesine rağmen ilâmın gereklerinin yerine getirilmiş olup 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanıkların üzerine atılı taksirle yaralama suçu 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde hükme bağlanmış olup aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince, birinci fıkra kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç taksirle yaralama suçunun şikâyete tabi olduğu, katılanın vekili aracılığıyla sunduğu 27.09.2013 havale tarihli dilekçe ile 22.04.2011 tarihli olay sebebiyle sanıklardan şikâyetçi olduğunu beyan etmesi karşısında, katılanın sanıklar hakkında şikâyet süresi içerisinde usulünce yapılmış bir şikâyette bulunmaması ve müsnet olayda bilinçli taksirin koşullarının da gerçekleşmemesine rağmen, yerel mahkeme tarafından delil tartışmasına girilerek sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulduğu, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında düzenlenen derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, yasal süresinde yapılmayan şikâyet nedeni ile kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/276 Esas, 2021/555 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği yasal süresinde yapılmayan şikâyet nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.