YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/43
KARAR NO : 2023/1174
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.06.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 18.11.2013 – 18.09.2014 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan maddi ve manevi zararının karşılığı olarak 25.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihi olan 18.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasını arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 23.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava görevli ve yetkili mahkemede, yasal süresinde açılmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde belirtilen koşullar davacı açısından oluşmadığından davanın usulden reddine karar verilmelidir. Davacının açılan davaya rızasının olup olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinde tazminat davası açma yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davacıya uygulanan tedbir bakımından idareye kusur yüklenemez. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet verdiğinden tazminat talebinde bulunamaz. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Faiz talebi haksız olup, talep edilen faiz başlangıç tarihi de kabul edilemez.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/277 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 8.629,26 TL maddi, 11.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/277 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.09.2019 tarihli ve 2019/562 Esas, 2019/8447 Karar sayılı ilâmı ile; temyiz incelemesi sırasında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacının tutuklu kaldığı sürenin … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/201 Esas, 2015/214 Karar sayılı ceza dosyasında verilen mahkumiyetinden aynı mahkemenin 12.06.2017 tarihli ek kararı ile mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin fiilen mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin lüzumu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/465 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi, 11.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/465 Esas, 2020/86 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2021 tarihli ve 2020/2033 Esas, 2021/3891 Karar sayılı ilâmı ile; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacının tutuklu kaldığı sürenin tamamının … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/201 Esas, 2015/214 Karar sayılı ceza dosyasındaki mahkumiyetinden mahsup edildiğinin anlaşılması karşısında, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde fazla manevi tazminata hükmedilmesi, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
9. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/257 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2021 tarihli ve 2021/140882 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarlarının azlığına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Yargıtay bozma ilamı dikkate alındığında; haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği göz önüne alınarak; … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarih ve 2013/312 esas sayılı yazısı ile davacının beraat ettiği dosyadan gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerinin … 8. Ağır Ceza Mahkemesinden almış olduğu 2014/201 esas, 2015/214 karar sayılı ilama mahsup edildiğinin bildirilmesi karşısında davacı hakkında makul maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılarak, 1.000,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altında ve tutuklulukta kaldığı süre gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılarak, 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 18.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/312 Esas, 2015/13 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 18.11.2013 – 18.09.2014 tarihleri arasında 304 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.01.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespiti halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiği göz önünde bulundurularak takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/257 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.