Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/4317 E. 2023/1273 K. 17.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4317
KARAR NO : 2023/1273
KARAR TARİHİ : 17.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle;

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 09.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Danıştay Tetkik Hakimi iken silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 16.08.2016 tarihinde tutuklandığını, 10.08.2017 tarihinde ise tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda … 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarih ve 2017/56 Esas 2019/179 Karar sayılı kararıyla beraat ettiğini ve bu kararın kesinleştiğini, haksız olarak gözaltına alındığını, tutuklandığını, arama ve el koyma tedbiri uygulandığını belirterek 500.000,00 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL tazminatın, gözaltı tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 09.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının istemde bulunduğu tazminat miktarının çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2019/423 Esas, 2021/144 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/850 Esas, 2021/946 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.06.2022 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat hesabının davacının ihraç edilmeden önceki en son maaşı üzerinden yapılması gerektiğine,

2.Cezaevi giderlerinin ve ailesinin yol harcamalarının maddi tazminat olarak kabul edilmesi gerektiğine,

3.Gözaltı ve tutukluluk dışındaki diğer koruma tedbirlerine ilişkin tazminat talebinin gerekçesiz olarak reddedildiğine,

4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının Danıştay Tetkik Hakimi iken 12.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesinin 10.08.2016 tarihli ve 2016/357 sayılı kararı ile 3 ay süreyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 31.08.2016 tarihli ve 2016/428 sayılı kararı ile ise meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 29.11.2016 tarihli ve 2016/434 sayılı kararı ile talebi reddedilerek anılan kararın 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği, … 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.08.2016 tarih ve 2016/119 sorgu sayılı kararı ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklama kararı verildiği, … 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2017 tarih ve 2017/56 sayılı tahliye kararı gereği tahliye olduğu, yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında atılı suçtan 02.05.2019 tarihinde hakkında beraat kararı verildiği kararın 10.05.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka suçtan mahsup edilmediği ve bu süreleri fiilen infaz ettiği tespit edilmiştir.

Davacının 12.08.2016 tarihinde gözaltına alındıktan sonra 31.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, gözaltına alınıp tutuklandığı tarih ile ihraç edildiği tarihe kadar maddi kaybı ve alacaklarını ilgili idareden talep edebileceği, meslekten çıkarıldığı 31.08.2016 tarihinden, tahliye olduğu 10.08.2017 tarihine kadar geçen sürelere ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın tazmin edilmesi gerektiği usul ekonomisi ilkesi gereğince ve yapılacak işlemin basit işlem olduğu nazara alındığında bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı, buna göre 31.08.2016 tarihinden itibaren yapılan hesaplamada, 15.496,96 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 31.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davacı, her ne kadar ihraç edilmesi nedeniyle mal varlığında azalma olduğunu, cezaevinde harcama yaptığını, ailesinin geliş gidiş masraflarının olduğunu maddi tazminat olarak ileri sürmüş ise de cezaevinde yaptığı harcamaları gözaltı ve tutuklulukta kalmamış olsaydı da günlük yaşamını idame ettirmek için yapacağı, ailesinin geliş gidiş masraflarının ve mal varlığındaki azalmanın yansıma zarar olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddeleri kapsamındaki tazminat kapsamında olmadığı anlaşıldığından ve davacının el konulup iade olunmayan silahı hakkında 3713 sayılı Kanunun Ek-4. Maddesi uyarınca idari işlem tesis edildiği buna göre davacının ruhsatı iptal edilip mülkiyeti kamuya geçirilen silah hakkında iade koşulları oluşması halinde idari yargı merciine müracaat edilebileceği, silahın iade edilmemesi hususununda adli mercilerce verilmiş bir karar yada işlem olmadığı görüldüğünden bu hususlar yönünden davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde, haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle 1.500.000 TL manevi tazminat talep etmiş ise de; davacının talebe göre 364 gün gözaltında ve tutuklulukta kaldığı ve hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmış olmakla, davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü, mevkii ve verilecek olan tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı hususları değerlendirilerek, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın,gözaltı tarihi olan 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen maddi tazminatın fazla belirlendiği ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu gerekçesiyle maddi tazminatın 11.637,36 TL’ye indirilmesi ve faiz başlangıç tarihinin 29.11.2016 olarak düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/56 Esas, 2019/179 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016-10.08.2017 tarihleri arasında 363 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 02.05.2019 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.05.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

1.Maddi Tazminat Hesabının Davacının İhraç Edilmeden Önceki En Son Maaşı Üzerinden Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 31.08.2016 tarih, 2016/428 sayılı kararı ile meslekten çıkartılan davacının, ihraç edildiği ve tahliye edildiği döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Cezaevi Giderlerinin ve Ailesinin Yol Harcamalarının Maddi Tazminat Olarak Kabul Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının cezaevi giderlerine ve ailesinin yol harcamalarına ilişkin maddi tazminat talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Gözaltı ve Tutukluluk Dışındaki Diğer Koruma Tedbirlerine İlişkin Tazminat Talebinin Gerekçesiz Olarak Reddedildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının dava dilekçesinde arama ve elkoyma tedbirlerine ilişkin maddi zararlarının olduğuna ilişkin beyanları karşısında mahkemece bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden sadece gözaltı ve tutuklama tedbirine ilişkin değerlendirme yapılması hukuka aykırı görülmüştür.

4.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3 ve 4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/850 Esas, 2021/946 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2023 tarihinde karar verildi.