YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/477
KARAR NO : 2023/1540
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.03.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 27.09.2016 tarihinde gözaltına alındığını, Aliağa Sulh Ceza Hakimliğinin 30.09.2016 tarih ve 2016/194 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, davacı hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama sırasında mahkemenin 08.05.2018 tarihli kararı ile tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda mahkemenin 24.12.2019 tarih, 2017/629 Esas 2019/651 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiğini, bu beraat kararının da 02.01.2020 tarihinde kesinleştiğini belirterek davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre için 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 27.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.04.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen miktarların fazla olduğunu ve kanıtlanması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/153 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/2367 Esas, 2021/238 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2022 tarih, 2021/32004 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi, davanın süresinde açılmadığına, tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “… davacının 27.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, Aliağa Sulh Ceza Hakimliğinin 30.09.2016 tarih ve 2016/194 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/651 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama sırasında mahkemenin 08.05.2018 tarihli kararı ile tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda mahkemenin 24.12.2019 tarih, 2017/629 Esas 2019/651 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu beraat kararının da 02.01.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin başka cezadan mahsup edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, tazminat davasının davacı vekilinin 18.03.2020 havale tarihli dilekçesi ile açıldığı görülmekle davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır…
Tüm dosya kapsamı ile bilirkişi raporuna göre davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı 588 günlük süre için maddi kazanç kaybının net 31.710,84 TL olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının yukarıda belirtilen ve tespit olunan gözaltında geçirdiği süre için davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre gözetilmek suretiyle, sebepsiz zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nefaset kurallarına uygun makul bir miktar olarak davacı yararına olarak maddi ve manevi tazminat ile gözaltı tarihi olan 27.09.2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin uygun olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/629-2019/651 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından 27.09.2016-08.05.2018 tarihleri arasında 588 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan resen 06.11.2017 tarihinde tahliye edilerek ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 02.01.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
4. Bir şirketin ortağı olduğu anlaşılan davacının, şirketin 2015 yılından sonra kârının düştüğünden bahisle 2015 yılı kârından davacıya düşen aylık pay üzerinden maddi kazanç kaybının hesaplanarak yazılı şekilde maddi tazminata hükmolunmuş ise de; davacının tutuklanması ile şirketin kârının azalması arasında illiyet bulunduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi gelirini ispata yönelik belge sunamayan davacının maddi kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, davalı vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 4. paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/2367 Esas, 2021/238 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, maddi tazminat asgari ücret üzerinden hesaplanarak, aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasındaki; “31.710,84” ibaresinin “27.699,63” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.