Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/5555 E. 2023/179 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5555
KARAR NO : 2023/179
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Mağdur … vekilinin temyiz isteği yönünden; vekili aracılığıyla 30.03.2021 tarihli duruşmada katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen mağdurun, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyen sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdurun, gerekçeli kararın tebliği üzerine kanunî süresi içinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddeleri gereği kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.. Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarih ve 2018/60 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile; sanıklar …, … ve … hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dolayı yapılan yargılamadan ve toplanan delillerden, yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının ve taksirlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarih ve 2021/1423 E., 2021/1417 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik, mağdur … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2021 tarihli, 2021/123321 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mağdur … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Haklarında beraat kararı verilen sanıklar …, … ve …’in kusurlu olduklarından cezalandırılmalarına karar verilmesi talebine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
. Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 2018/60 Esas ve 2021/28 Karar sayılı kararı ile;
“…Her ne kadar sanıklar …, … ve … hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dolayı TCK’nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıklar … ve … bakımından; her ne kadar ATK Trafik İhtisas Dairesinin 16/11/2015 tarihli raporunda Karayolları 37. Şube Şefliğinin asli derecede kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş ve mahkememizce alınan 3. kişilik bilirkişi raporlarının birisinde tali kusurlu oldukları kanaati bildirilmiş ise de, 19/11/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bu sanıkların kusursuz oldukları kanaatinin belirtilmiş olması, Karayolları Genel Müdürlüğü müfettişleri tarafından ön inceleme raporu öncesinde aldırılan 28/12/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda Karayolları’nın kusurunun olmadığının belirtilmiş olması, raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek rapor düzenlenmesi için … ATK Trafik İhtisas Dairesine yazılan müzekkere sonucunda Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen raporda; dava konusu ölümlü kazada etkenliği bulunduğu kanaatine varılan tedbir ve işaretleme eksikliğinin hangi kurumun ya da kurumlarda hangi kişilerin sorumluluğunda olduğu hususunun takdir ve tespiti mahkememize bırakılarak, söz konusu işaretleme eksikliğinin kazanın oluşumundaki etkenliği heyetçe değerlendirildiğinde söz konusu hususun kazanın oluşumunda tali derecede etken olduğu kanaatine varıldığının belirtilmiş olması, dosya kapsamında mevcut bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğünün 25/04/2019 tarihli müzekkere cevabına ekli Karayolları 3 (…) Bölge Müdürlüğü yollarında bakım yapım ve onarım işlerinin yapılması (7. Kısım) işine ait sözleşmeden yolun tamamının yol ve trafik güvenliğinin sağlanması açısından bakım, onarım, işaretleme ve temizlik işinin bu sözleşme ile sözleşmede belirtilen şart, taahhüt ve ücret karşılığında yüklenici firma olan .İnşaat, Taahhüt, Nakliye, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verildiğinin, … yeri teslim tutanağından bu sözleşmenin adı ve yüklenicisi belirtilerek sözleşme tarihinin 30/12/2013, işin bitiş tarihinin 31/03/2015, sözleşme bedelinin ise 2.120.000,00 TL olduğunun, yükleniciye çalışma yapılacak olan yerlerin gösterildiğinin, her türlü emniyet tedbirinin alınması ve trafik işaret ve levhaların konulmasının istenildiğinin anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusura ilişkin olarak raporun gerekçeleri ve niteliği dikkate alınarak Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna itibar edilerek meydana gelen kazada tedbir ve işaretleme eksikliğinin tali derecede kusurlu olduğu sabit ise de, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda bu eksikliklerin hangi kurum ve kuruluşlar ile kişilere ait olduğunun tespitinin mahkememize bırakılmış olması da gözetildiğinde belirtilen sözleşme ile tedbirlerin alınması, bakım ve işaretleme işlerinin . Şirketine yüklendiğinin anlaşılması karşısında Karayollarının cezai sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla 37. Şube Şefliği Trafik Teknik görevlisi olan sanık … ile 37. Şube Şefi olan sanık …’nın kusursuz olduğu, yapılan sözleşme neticesinde bu sanıkların cezai sorumluluklarının bulunmadığı, Karayollarının hukuki sorumluluğu olabilecek ise de, cezai açıdan sorumluluğun sözleşme yapılan firmaya ait olduğu kanaatiyle kusur hususundaki tespitler bakımından bakım ve işaretleme açısından tali kusur oluştuğu sabit ise de, Karayolları çalışanları olan sanıklar … ile …’in kusursuz oldukları, kast ve taksirlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, TCK’nın 222/3-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilerek, Sanık … bakımından ise; sanığın savunmasında sürücüsü olduğu . plakalı tır ile seyir halinde iken saat 10:15 sıralarında tuvalet ihtiyacı için durduğunu, damper hortumunun yerde olduğunu gördüğünü, detaylı incelediğinde hortumun delik olduğunu ve yağ akıttığını gördüğünü, sonrasında hortumu yerine koyduğunu, hortumun başını sökerek yağ akmasın diye vanayı kapattığını ve yoluna devam ettiğini, hortumun delindiğini fark etmediğini, tuvalet ihtiyacı için durduğunda tesadüfen gördüğünü, hemen tedbir aldığını beyan etmesi, her ne kadar Karayolları Müfettişliği tarafından düzenlenen raporda sanık …’in tali kusurlu olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporlarında da sanığın tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, gerek soruşturma aşamasında … ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda gerek çelişkilerin giderilmesi için kovuşturma aşamasında mahkememizce alınan … ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda sanık …’in kusursuz olduğunun belirtilmesi nedeniyle raporun gerekçeleri ve nitelikleri ile jandarma tarafından düzenlenen görgü tespit tutanağında. plakalı damper hortumunun başlık kısmının kırık olduğu ve hortumda delik oluştuğunun, buradan yağ kaçırdığının, şoför tarafından vana kapatılmış olduğundan an itibariyle yağ kaçırmadığının, vana açıldığında kaçırmaya başladığının anlaşılması dikkate alındığında Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna ve sanık savunmasına itibar edilerek sanık …’in idaresindeki çekici ile olay mahallinde seyri sırasında yol yüzeyine hidrolik yağı akmasına sebep olacak şekilde damper hidrolik hortumunda meydana gelen arızanın teknik bir arıza olması, sanık sürücü tarafından öngörülemez şekilde oluşması ve sanığın sevk ve idaresine ilişkin hatasının olmaması nedeniyle sanık …’in kazada kusursuz olduğu, kast ve taksirinin bulunmadığı…” gerekçeleri ile sanıklar …, … ve … hakkında ayrı ayrı beraat kararı verildiği, bu kararlara karşı mağdur vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2. Olay günü saat 14:40 sıralarında, hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki 70-E-1153 plaka sayılı otomobil ile … istikametinden Devlet karayolunu takiben .istikametine doğru seyretmekte iken, olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yönde seyreden sürücü sanık …’in sevk ve idaresindeki 68-HS-362 plaka sayılı çekiciden yol yüzeyine akan ve kayganlık oluşturan damper hidrolik yağının etkisinde kalarak seyir yönüne göre sağ taraftan yol dışına çıkması ve devrilmesi neticesi katılan sanık sürücü …’ın aracında yolcu olarak bulunan kızı …’ın öldüğü, katılanlar … ve …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılan …’ın ise, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandıkları olay meydana gelmiştir.

3. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, .Cumhuriyet Başsavcılığına ait 22.09.2014 tarihli ait ölü muayene tutanağında; maktulün ölümünün trafik kazası sonucu husulü mümkün künt kafa travmasına bağlı beyin travması sonucu meydana gelmiş olduğunun saptandığı, katılanlar … ve … ve …’a ait . İlçe Devlet Hastanesi’nden verilen adli muayene tutanakların, kaza sonrası olay mahallini gösterir fotoğraf ve kamera görüntülerini içerir CD’nin de dosya kapsamında olduğu görülmüştür.

4.Kaza meydana gelmeden önce, . İlçe Jandarma Komutanlığı’na yola yağ döküldüğü ve kaza olabileceği bilgisinin otobüs firması .’ta şoför olarak görev yapan Yücel isimli şahıs tarafından saat 12:48’de bildirildiği, akabinde . İlçe Jandarma Komutanlığınca. Karayolları 37. Şube Şefliğine bilgi verildiği ve yoldaki yağa müdahale edilmesinin istenildiği, bunun üzerine trafik kazasının olduğu yolda bakım, onarım işini yüklenmiş olan . İnş. Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin trafik teknik görevlisi olarak çalışmakta olan ve o sırada şube şefliğinde bulunan …’ın şubede bulunan operatör görevlileri Hulisi Akış ve …’i gerekli malzemeyi alarak yola müdahale etmeleri konusunda görevlendirdiği, bu kişilerin de bir araba malzeme ile birlikte olay yerine intikal ettikleri, götürdükleri malzeme ile yola dökülen yağa müdahale ettikleri, yolda gerekli işaretlemeler ve levhalama işlemlerini yaptıkları, malzemenin yetersiz gelmesi nedeniyle, malzeme almak için tekrar Karayolları Şube Şefliğine döndükleri sırada malzeme yetersizliği nedeni ile müdahale edilemeyen kısımda soruşturmaya konu trafik kazasının meydana geldiği Jandarma tarafından düzenlenen tutanak içeriğinden ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır.

5. Jandarma tarafından düzenlenen 22.09.2014 tarih ve saat 18:00’de ‘Tutanak’ başlıklı belge içeriğinde; olay ile ilgili yapılan araştırmada yol üzerinde yağın olduğunun görüldüğü, olay ile ilgili yol üzerindeki yağın . plakalı kamyonun damper hortumundan döküldüğü, .plakalı … sürücüsü … ile yapılan telefon görüşmesinde; şahsın … istikametinden … istikametine gittiğini, saat 10:00 sıralarında … ilçesinden çıktığını, aracının . … arasında arıza verdiğini, damperinde arıza olduğunu, damperinin yağ döktüğünü beyan ettiği belirtilmiştir.

6. Jandarma tarafından düzenlenen 22.09.2014 tarih ve 20:35 saatli Görgü ve Durum Tespiti Tutanağı içeriğinde; . plakalı tır üzerinde yapılan incelemede, orta alt bölümdeki damper hortumunun başlık kısmından kırık olduğu ve hortumda delik oluştuğundan buradan yağ kaçırdığı, ancak şoförce vana daha evvelden kapatılmış olduğundan an itibariyle yağ kaçırmadığı, vanayı açınca tekrardan kaçırmaya başladığını, aracın 0.5lt ilgili yağdan numune alınıp detaylı fotoğraflama CD’si oluşturulduktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırıldığının belirttiği görülmüştür.

7. Sanık …’in sevk ve idaresindeki . plakalı çekici üzerinde yapılan incelemeye binaen düzenlenen 22.09.2014 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde; araçta kaza izi olmadığı, yeni boya olmadığı, boyalı yer bulunmadığı, darbe ve kan izi bulunmadığı, damper borusunun patlak ve arızalı olduğu, damperin yağ kaçırdığının tespit edildiği belirtilmiştir.

8. Dosya kapsamında mevcut olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisine göre; otomobil etrafında yapılan incelemelerde aracın ön tamponunun kırıldığı ve koparak araçtan ayrıldığı aracın içerisinde bulunan çocuk koltuklarının bir tanesinin araçtan 585 cm batı istikametinde toprak alanda olduğu iki tanesinin de hemen aracın arka kısmında olduğu, yolun sağında bulunan toprak zemin üzerinde sürüklenme izlerinin olduğu, yol üzerinde yapılan incelemelerde yolun … . istikameti şeridinin orta bölümlerinde yolun üzerinde yer yer 15-20cm genişliğinde yağ akıntısının olduğu, bu akıntının … istikametinden .istikametine doğru kaza yerine kadar 620 metre olduğu kaza yerinden sonrada.köyü . mahallesi yol ayrımına kadar 380 metre kadar daha devam ettiği ve burada toplu şekilde olduğu buradan sonra da izin bulunmadığı, yol üzerindeki ve toplu halde bulunan yağ birikintisinde biyolojik svab alma çubuğu ile numune alındığı ve toplu halde bulunan yağ akıntısının bulunduğu yerden mucurların alındığı tespit edilmiştir.

9. Trafik kazası tespit tutanağında; olay mahalli yerleşim yeri dışı olduğu, yolun 7.3 metre genişliğinde iki yönlü asfalt kaplama devlet yolu olduğu, gündüz vakti, havanın açık zemininin kaygan olduğu, yolun yatayda viraj düşeyde eğimli olduğu, olay mahallinde tehlikeli viraj yön levhası bulunduğu, mahaldeki hız limitinin 90 km/ s olarak belirtildiği; kusur durumuna ilişkin olarak da, yola yağı döken …’in tali kusurlu olduğunun, … sürücüsü …’ın tali kusurlu olduğunun, Karayolunun yapım, bakım ve onarımından sorumlu olan 37.Karayolları Şube Şefliğinin yağ dökülen 1 km’lik alanda gerekli önlemleri almadığından 2918 sayılı KTK’nın 7/A maddesi (yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği nedeniyle gerekli düzenlemeleri, işaretlemeleri yapmak ve aldırmak) ihlal ettiğinin tespit edildiği; soruşturma aşamasında kazanın hemen akabinde yapılan olay yeri tespit tutanağına istinaden trafik bilirkişisinden alınan 15.12.2014 tarihli raporuna göre ise, … sürücüsü …’ın ve yola yağı döken …’in tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, ancak Karayollarına ilişkin bir tespitin yapılmadığı görülmektedir.

10. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesinin 16.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda, yola yağ dökülmesine sebep olan sürücü …’in kusursuz, kaza yapan sürücü …’ın tali kusurlu, Karayolları 37. Şube Şefliğinin asli kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine, . Cumhuriyet Başsavcılığınca Karayolları 37. Şube Şefliği ilgili yetkilileri için 01.12.2015 tarihinde soruşturma izni talep edildiği, soruşturma izni talep yazısına istinaden … Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 16.02.2016 tarihli kararıyla, Karayolları 37. Şube Şefi … ve 37. Şube Bakım ve Teknik Trafik Görevlisi … hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın … Bölge İdare Mahkemesi’nin 27.04.2016 tarihli kararıyla reddedildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.

11. . Cumhuriyet Başsavcılığınca TÜVTÜRK Genel Müdürlüğüne yazılan 13.02.2018 tarihli müzekkere ile suça konu .Plaka sayılı aracın suç tarihi olan 22.09.2014 tarihinden geçerli olmak üzere muayene ve bakımlarının yaptırılıp yaptırılmadığının sorularak buna ilişkin belgelerin talep edildiği, gelen cevabi yazı içeriklerine ve dosya kapsamına sunulan … muayene belge fotokopisine göre, . plakalı dorsenin muayene ve bakımının 09.04.2014 tarihinde yapıldığı, muayenenin 09.04.2015 tarihine kadar geçerli olduğu, araçların bakım ve onarımından hakkında verilen mahkumiyet kararı kesinleşmiş olan sanık …’ın sorumlu olduğunun anlaşıldığı görülmektedir.

12. Yargılama aşamasında dosyaya gelen yeni belgeler doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesinden 03.10.2018 tarihli ek rapor alındığı; işbu raporda . Plaka nolu dorsenin takılı olduğu .plaka nolu çekiciye ait muayene raporlarında kaza tarihi olan 22.09.2014 tarihini kapsayan 2013-2014 tarihli taşıt muayene raporu çıktısı bulunmadığından 2013-2014 tarih aralığında aracın periyodik teknik muayenesinin yapılmadığının anlaşılmış olduğu, ancak periyodik muayene yapılmamış olmasının kazanın meydana gelmesinde etken olup olmadığı yönünde kesin bir kanaat belirtilemeyeceği, meydana gelen kazada hangi görevlinin ne oranda sorumlu ve kusurlu olduğu sorulmakla, sorulan bu hususun da ihtisas alanı dışında olup, kusura yönelik (kişilere matuf) bir değerlendirme yapılamayacağı, kaza ile ilgili daha önce düzenlenen 16.11.2015 tarihli raporda taraflara atfedilen kusur durumuna, muhalif eklenecek başka bir hususun bulunmadığı kanaatinin bildirildiği görülmektedir.

13. Yargılama aşamasında alınan 19.11.2019 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda; katılan sanık sürücü …’ın asli kusurlu olduğu, sanık … ve sanık …’ın tali kusurlu olduğu, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … Cosşkun, sanık …’ın kusursuz olduklarının bildirildiği; bu rapordan sonra alınan bilâ tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda ise; müşteki sanık sürücü …’ın tali kusurlu olduğu, sanık … ve sanık …’ın tali kusurlu olduğu, sanık …, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … Safa Canbulat’ın tali kusurlu oldukları kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

14. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin “Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu” tarafından hazırlanan 25.01.2021 tarihli raporunda;
“…A) Sanık sürücü … idaresindeki çekici ile olay mahallinde seyri sırasında; yol yüzeyine hidrolik yağı akmasına sebep olacak şekilde damper hidrolik hortumunda meydana gelen arızanın teknik bir arıza olduğu, sanık sürücü tarafından ön görülemez şekilde oluştuğu ve sevk ve idare hatası ile ilgili olmadığı kanaatine varılmakla, bu haliyle sanık sürücünün dava konusu ölümlü kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B) Müşteki sanık sürücü …, idaresindeki otomobil ile eğimli ve virajlı devlet yolunda seyri sırasında dikkatini yola vermesi, mahallin gerisindeki kaygan zemin işaret levhasını ve yol üzerinde görünür şekilde bulunan kumlamayı göz önünde bulundurarak dikkatli ve tedbirli şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, olay mahalli viraja mevcut hızıyla girdiğinde kumlamanın bittiği mahalde yol üzerinde bulunan hidrolik yağının da etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip sağdan yol dışı kalarak takla atıp devrilmesi ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurludur.

C) Olay mahalli yerleşim yeri dışı virajlı ve eğimli devlet yolunda kaplama üzerine hidrolik yağı dökülmesine sebep olan damper hidrolik borusunda meydana gelen arızanın, aracın bakım eksikliğinden kaynaklandığı anlaşılmış, 68 HS 362 plakalı aracın bakımından sorumlu olan ve bu işi layıkıyla yerine getirmeyen kişi ya da kişilerin takdir ve tayini mahkemenize bırakılarak, 68-HS-362 plakalı aracın bakım eksikliğinin dava konusu kazanın oluşumunda tali derecede etken olduğu kanaatine varılmıştır.

D) Olay mahalli yerleşim yeri dışı virajlı ve eğimli devlet yolunda kaplama üzerinde bulunan yağa, gelen ihbar sonrasında olaya müdahale etmek üzere ekip görevlendirildiği ve yola dökülen yağa kumlama çalışması yapıldığı, ilgililer tarafından yapılan kumlama çalışmasının malzeme bitmesinden kaynaklı kazanın meydana geldiği virajdan önce bitmiş olduğu, kazanın meydana geldiği virajda yol üzerinde ve ortasına gelecek şekilde otomobilin seyir durumunu bozabilecek şekilde yağ akıntısının bunduğu, her ne kadar olay mahallinin gerisine (300m) kaygan zemin işaret levhası konulduğu belirtilmiş ise de, olay mahalli virajda kumlamanın bittiği noktada ve gerisinde olacak şekilde seyir halindeki sürücüleri kaplama üzerindeki örtülemeyen kaygan malzemeye karşı uyarmak ve sürücülerin zamanında tedbir almalarını sağlamak üzere işaretleme yapılmadığı anlaşılmakla, söz konusu tedbir ve işaretleme eksikliğinin hangi kurumun ya da kurumlarda hangi kişilerin sorumluluğunda olduğu hususunun takdiri ve tespiti mahkemenize bırakılarak, söz konusu işaretleme eksikliğinin dava konusu kazanın oluşumunda tali derecede etken olduğu kanaatine varılmıştır…” görüşü bildirilmiştir.

15. Karayolları Genel Müdürlüğü ile .İnşaat taahhüt Nak. San. Ltd. Şti arasında imzalanan 30.12.2013 tarihli Karayolları 3 (…) Bölge Müdürlüğü yollarında bakım, yapım ve onarım işine ait sözleşme ve teknik şartname örnekleri dosya kapsamında mevcuttur.

16. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, olayın tanıkları R.Y., S.Ç., H.D., H.A. ve F.Ö.’nün beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.

17. Katılanların her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve mahkemece 22.01.2019, 13/10/2020 tarihli duruşmalarda, katılanlar …, … ve … hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

18. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin, 22.06.2021 tarih ve 2021/1423 E., 2021/1417 K. sayılı kararı ile; sanıklar …, …, … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik, mağdur vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Yönünden ;
1. Olay günü saat 14:40 sıralarında, hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki 70-E-1153 plaka sayılı otomobil ile … istikametinden Devlet karayolunu takiben . istikametine doğru yerleşim yeri dışında, 7.3 metre genişliğinde iki yönlü asfalt kaplama yatayda viraj düşeyde eğimli devlet yolunda seyretmekte iken, olay mahalline geldiğinde, önünde aynı yönde seyreden sürücü sanık …’in sevk ve idaresindeki. plaka sayılı çekiciden yol yüzeyine akan ve kayganlık oluşturan damper hidrolik yağının etkisinde kalarak seyir yönüne göre sağ taraftan yol dışına çıkması ve devrilmesi neticesi katılan sanık sürücü …’ın aracında yolcu olarak bulunan kızı …’ın öldüğü, katılanlar … ve …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılan …’ın ise, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandıkları olay meydana gelmiştir.

2. Kaza tespit tutanağı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Trafik İhtisas Dairesinin 16.11.2015 tarihli raporlarında, “Karayolunun yapım, bakım ve onarımından sorumlu olan 37.Karayolları Şube Şefliğinin yağ dökülen 1 km’lik alanda gerekli önlemleri almadığından 2918 sayılı KTK’nın 7/A maddesi (yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği nedeniyle gerekli düzenlemeleri, işaretlemeleri yapmak ve aldırmak) ihlal ettiğinin…” tespit edilmesi üzerine, sanıklar hakkında kamu davasının açıldığı olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin “Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu” tarafından hazırlanan 25.01.2021 tarihli raporunda; dava konusu ölümlü kazada etkenliği bulunduğu kanaatine varılan tedbir ve işaretleme eksikliğinin hangi kurumun ya da kurumlarda hangi kişilerin sorumluluğunda olduğu hususunun takdir ve tespitinin Mahkemeye bırakıldığı, söz konusu hususun kazanın oluşumunda tali derecede etken olduğu anlaşılmaktadır.

3. Karayolları Genel Müdürlüğü ile . İnşaat, Taahhüt, Nakliye, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan 30.12.2013 tarihli Karayolları 3 (…) Bölge Müdürlüğü yollarında bakım, yapım ve onarım işine ait sözleşme ve teknik şartname örnekleri incelendiğinde; sözleşme konusu yolun tamamının yol ve trafik güvenliğinin sağlanması açısından bakım, onarım, işaretleme ve temizlik işinin bu sözleşme ile sözleşmede belirtilen şart, taahhüt ve ücret karşılığında yüklenici firma olan . İnşaat, Taahhüt, Nakliye, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verildiği, … yeri teslim tutanağından bu sözleşmenin adı ve yüklenicisi belirtilerek sözleşme tarihinin 30.12.2013, işin bitiş tarihinin 31.03.2015, sözleşme bedelinin ise 2.120.000,00 TL olduğunun, yükleniciye çalışma yapılacak olan yerlerin gösterildiğinin, her türlü emniyet tedbirinin alınması ve trafik işaret ve levhaların konulmasının istenildiğinin anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; Karayolları Genel Müdürlüğünün cezai sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla 37. Şube Şefliği Trafik Teknik görevlisi olan sanık … ile 37. Şube Şefi olan sanık …’nın kusursuz olduğu, yapılan sözleşme neticesinde bu sanıkların cezai açıdan sorumluluklarının bulunmadığından, . Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 2018/60 Esas ve 2021/28 Karar sayılı kararı ile sanık … ve sanık … hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Yönünden;
1. Sanık … bakımından; “Olay ve Olgular” başlığı altında yer verilen Jandarma tarafından düzenlenen tutanak içerikleri, 68-HS-362 plakalı çekicinin kaza sonrası incelemesi esnasında çekilen fotoğrafları içerir CD ile kaza sonrası yapılan incelemeye binaen düzenlenen 22.09.2014 tarihli bilirkişi raporu içeriği, sanık sürücü … Gökşe’in ifadeleri de dikkate alındığında; dava konusu ölümlü kazanın meydana gelmesinde etkenliği bulunan kaplamaya akan hidrolik yağının, aracın damper hidrolik borusunun delinmesi ve yerinden çıkması neticesinde meydana geldiği, söz konusu hususun bakım eksikliğinden kaynaklandığı, damper yağının azaldığını belirtir çekici konsolunda sürücüyü uyarmaya yönelik her hangi bir ikaz sistemi bulunup bulunmadığı yönünde dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı, sürücünün de kendi ifadelerinde ihtiyaç gidermek üzere aracını durdurduğu sırada yola yağ aktığını fark ettiğini belirttiği, bu haliyle sürücünün seyir halinde iken kullanımda olmayan damperin hidrolik yağ borusunun delindiğini ve yağ kaçırdığını fark etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca jandarma tarafından düzenlenen görgü tespit tutanağında 68 HS 362 plakalı damper hortumunun başlık kısmının kırık olduğu ve hortumda delik oluştuğunun, buradan yağ kaçırdığının, şoför tarafından vana kapatılmış olduğundan an itibariyle yağ kaçırmadığının, vana açıldığında kaçırmaya başladığının anlaşılması dikkate alındığında, yol yüzeyine hidrolik yağı akıtan hortumdaki arızanın sürücü tarafından ön görülemez şekilde oluştuğu anlaşılmaktadır.

2. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin “Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu” tarafından hazırlanan 25.01.2021 tarihli raporunda; sanık sürücü …’in sevk ve idaresindeki çekici ile olay mahallinde seyri sırasında; yol yüzeyine hidrolik yağı akmasına sebep olacak şekilde damper hidrolik hortumunda meydana gelen arızanın teknik bir arıza olduğu, sanık sürücü tarafından ön görülemez şekilde oluştuğu ve sevk ve idare hatası ile ilgili olmadığı kanaatine varılmakla, bu haliyle sanık sürücünün dava konusu ölümlü kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmadığının belirlenmesi üzerine, Ermenek Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 2018/60 Esas ve 2021/28 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden ;
Sanıklar …, … ve …’ya atılı taksirle öldürme eylemi yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarının, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelere dayandığı belirlendiğinden, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarih ve 2021/1423 E., 2021/1417 K. sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ermenek Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.