YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5761
KARAR NO : 2023/160
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/218 Esas, 2016/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/218 Esas, 2016/716 Karar sayılı kararının, sanık ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 07.07.2021 tarihli ve 2019/9203 Esas, 2021/5651 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/501 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma ilamına uyularak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.07.2022 tarihli ve 2022/75452 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Temel ceza belirlenirken alt hadden uzaklaşılmasının hatalı olduğuna,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Teşdiden hüküm kurulması ve hapis cezasının tercih edilmesi gerektiği,
2. Trafik Güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrıca hüküm kurulması gerektiği,
3. Sürücü belgesinin geri alınma süresinin alt sınırdan belirlenmesinin adil olmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, 7.50 metre genişliğinde bölünmüş, aydınlatmanın mevcut olduğu yolda gece vakti seyri sırasında olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, ön ilerisinde kırmızı ışık sebebiyle duruşa geçmiş olan müşteki …’ün idaresindeki otomobil ile yine kırmızı ışıkta bekleyen tanık … D.’nin otomobiline çarptığı, kaza sebebiyle … D.’nin aracında bulunan Hayriye Gamze’nin, …’ün ve aracında bulunan …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık, alınan savunmasında “hızım 60-70 km/s civarındaydı, karşı tarafı yanıp sönen yeşil ışık yandı, sonra sarı ışık yandı, ben geçerler diye tahmin ettim, aracın sağ tarafını kurtaramadım ve çarptım” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle olay yerine gelen kolluk güçleri tarafından yapılan alkol muayenesine göre sanığın 1.39 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
4. Katılan …, müşteki Görkem Buğra ve Ashlene hakkında düzenlenen 02.01.2016 tarihli Lokman Hekim Esnaf Hastanesi raporlarına göre, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
5. Katılan …’nin aşamalarda şikayetçi olduğu ve davaya katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
6. Müşteki Görkem Buğra ve Ashlene’nin yargılama aşamasında şikayetlerinden vazgeçtikleri görülmüştür.
7. Taraflar arasında yapılan uzlaşma görüşmesi olumsuz sonuçlanmıştır.
8. Kolluk güçlerince tanzim olunan 02.01.2015 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile yargılama aşamasında düzenlenen 13.06.2016 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre, sanığın takip mesafesine uymaması, mahal şartlarının üzerinde hızla seyretmesi, yola ve trafik ışıklarına gereken dikkat ve önemi göstermemesi sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendine, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin c bendine ve aynı Kanun’un 107 nci maddesine göre tam kusurlu olduğu, diğer sürücülerin olaya etken bir kusurlarının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
9. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
10. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanmaması takdir kılınmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Temel Ceza Belirlenirken Alt Hadden Uzaklaşılmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
Sanığın tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmamasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “sanığın kusuru durumu, katılan tarafından sunulmuş olan hastane masrafları, tedavi giderlerine ilişkin zararların karşılanmamış olması hususları da nazara alındığında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, yeniden suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmediğinden” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Teşdiden Hüküm Kurulması ve Hapis Cezasının Tercih Edilmesi Gerektiği Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği, ayrıca sanığın eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü, tercihin olayın özelliklerini ve kusur durumunu gözetmek kaydıyla, hakimin takdirine bırakılmış olması sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Ayrıca Hüküm Kurulması Gerektiği Yönünden;
TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, dosya kapsamına göre sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında şikayetin devam etmesi sebebiyle Yasaya uygun şekilde bilinçli taksirle yaralama suçundan hüküm kurulmuş olmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sürücü Belgesinin Geri Alınma Süresinin Alt Sınırdan Belirlenmesinin Adil Olmadığı Yönünden;
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, belirtilen kanuni sınırlar içerisinde ne kadar süre ile sürücü belgesinin geri alınacağı husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/501 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararında sanık ve katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.