Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/5822 E. 2023/1264 K. 17.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5822
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 17.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle katılanın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/98-2015/646 sayılı kararı ile; sanıklar … Kaya ve … hakkında beraat, sanık .hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62/1 ve 51 inci maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, sanık Şevki Özcan hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62/1 ve 51 inci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/98-2015/646 sayılı kararının sanık Şevki Özcan müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.12.2019 tarihli ve 2019/4644 Esas, 2019/12334 Karar sayılı kararı ile;

“…II-Sanık …’in beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde, . inşaat firmasına ait inşaatın yapım işini üstlenen taşeron . inşaat firmasında kalıpçı ustası olarak çalışan katılanın, inşaatın B-1 Bloğun 6. katında dökülen betonun kalıplarını sökmek için çıktığı, asansör boşluğunun üzerinde kurulu bulunan iskelenin sol tarafına geçtiğinde, dengesini kaybederek 6. kattan asansör boşluğuna düşerek nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; . İnşaat firmasında … güvenliği uzmanı ve saha sorumlusu olarak görev yapan sanık …’in, birden fazla taşeron firma işçilerinin çalıştığı inşaat sahasında çalışma usul ve esasları konusunda yeterli denetim ve gözetimi sağlamaması, … güvenliği konusunda gerekli tedbirleri tespit etme ve uygulama sorumluluğu bulunan sanığın yapı alanı içindeki zorunlu koordinasyon görevini ihmal etmesi sebebiyle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek sanığın beraatine karar verilmesi…” nedenleri ile bozulmasına, sanık.’nın beraatine, sanıklar . ve .’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.

3. … 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2022 tarihli ve 2020/85 E., 2022/152 K. sayılı kararı ile; sanık … hakkında, “sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin vicdani kanı oluşturmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, kati, kendi içinde çelişmeyen delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı…” gerekçeleri ile hakkında taksirle yaralama suçundan beraat kararı verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.07.2022 tarihli ve 2022/77454 sayılı, düşme görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik incelemeye, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,

2. İlk derece mahkemesi Yargıtay bozma kararı üzerine sanık yönünden yeniden görülen dosya kapsamında eksik incelemede bulunmuş olduğuna,

3. Şirketin … güvenliği uzmanı olarak görev ifasında bulunan sanığın, TCK m. 89/2, b ve e fıkraları kapsamındaki suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından olağanüstü zamanaşımı süresinin de 12 yıl olduğu anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın kovuşturma aşamasında alınan 15.05.2012 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 24.03.2022 tarihli hükümden önce gerçekleşmiş olduğu, ayrıca suç tarihi olan 22.12.2009 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de hükümden önce gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2020/85 E., 2022/152 K. sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.04.2023 tarihinde karar verildi.