Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6024 E. 2023/316 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6024
KARAR NO : 2023/316
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/497-2014/824 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/497-2014/824 sayılı kararının sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.04.2018 tarihli ve 2016/3931 Esas, 2018/4810 Karar sayılı kararı ile;

“…1)Olay günü sanığın idaresindeki otomobille, asfalt kaplama, kuru, bölünmüş, tek yönlü yolda seyir halindeyken, yolun sağa doğru kavislendiği yerde direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında kalan sokak aralığında karşıdan karşıya geçmekte olan ölene çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, suçun işleniş şekli, işlenmesinde özellikler, meydana gelen zararın ve sanığın kusurunun ağırlığı gözetilerek maddede belirtilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile tayininde bir isabetsizlik görülmemekle, teşdidin derecesinde hataya düşülerek temel cezanın alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak tayin edilmesi, 2) Kaza esnasında sanık ile aynı araçta bulunan ve kazadan hemen sonra sanıkla beraber olay yerinden uzaklaşan olay tanığı .ın soruşturma evresinde alınan 21/05/2014 tarihli beyanında sanığın kullandığı aracın kaza esnasında 90-100 km/s civarında olduğuna yönelik beyanı, kaza mahallindeki azami hız limitinin 50 km/s olması ve sanığın aracına ait tespit edilen 17 metrelik fren izi göz önünde bulundurulduğunda, sanığın kaza mahallinde belirlenen hız limitinin yaklaşık 2 katı düzeyde hızlı olduğu, dairemiz yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda sanığın eyleminin TCK’nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/684-2019/472 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22/3 ve 53 üncü maddenin birinci, üçüncü, altıncı fıkraları gereğince 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/684-2019/472 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2020/471 Esas, 2021/6990 Karar sayılı kararı ile;
“…Dairemizin 24.04.2018 tarihli ve 2016/3931-2018/4810 sayılı bozma ilamının (2) numaralı bozma gerekçesi sanık aleyhine olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamı ekli duruşma davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen sanığın bozmaya karşı beyanının alınmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK’un 326 ve 5271 sayılı CMK’nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

5. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/826-2022/281 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22/3 ve 53 üncü maddenin birinci, üçüncü, altıncı fıkraları gereğince 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21/07/2022 tarihli ve 2022/97334 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in Temyiz Sebebi
Hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü sanığın idaresindeki otomobil ile hız sınırının 50 km/s olduğu bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, yolun sağa doğru kavislendiği yerde direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında kalan sokak aralığında karşıdan karşıya geçmekte olan …’a çarpması sonucu ölümüne neden olduğu ve olay yerinden firar ettiği anlaşılmıştır.

2. Kaza yeri krokisi, olay yeri basit krokisi, olay yeri inceleme raporu, … İlçe Emniyet Müdürlüğü Biyometrik Veri İşlemleri Uzmanlık Raporu, ölü muayene tutanağı, genel adli muayene raporları, olay görgü ve tespit tutanağı, olayın tanıkları S.A., B.B., A.B., E.E., M.Ö., B.C.A., İ.İ.’nin anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Kaza tespit tutanağında; firar eden sürücü sanığın “araçların hızını hava yol ve trafik durumuna göre uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun, ölen yayanın kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, 27.11.2014 tarihli keşfe dayalı hazırlanmış 09.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda, “araçların hızını hava yol ve trafik durumuna göre uydurmamak” kuralını ihlal ettiğinden ve geçiş önceliği olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi nedenleri ile kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğu bildirilmiştir.

4. Kaza esnasında sanık ile aynı araçta bulunan ve kazadan hemen sonra sanıkla beraber olay yerinden uzaklaşan olay tanığı E.E.’nin soruşturma aşamasında alınan 21.05.2014 tarihli beyanında sanığın kullandığı aracın kaza esnasında 90-100 km/s civarında olduğuna yönelik beyanı, kaza mahallindeki azami hız limitinin 50 km/s olması ve sanığın aracına ait tespit edilen 17 metrelik fren izi göz önünde bulundurulduğunda, sanığın kaza mahallinde belirlenen hız limitinin yaklaşık 2 katı düzeyde hızlı olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında tayin edilen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 22/3 maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerine göre artırım yapıldığı anlaşılmıştır.

5. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmiş olup, savunmasında özetle; “…Olay sırasında hızımı hatırlamıyorum. Viraja girdiğimde … önce sola doğru kaymaya başladı. Ben direksiyonu sağa çevirince … sağa doğru kayıp kaldırıma çıkıp, kaldırımda şahsa çarptım. Ben olaydan birgün önce alkol almıştım. Ancak olay günü alkollü değildim. Aracımda bulunan bira şişeleri bir önceki günden kalmaydı. Zaten onlar içmediğimiz biralardı. Ben korkumdan kaçtım. Olay sırasında alkollü değildim. Olaydan dolayı çok pişmanım…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

6. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 19/09/2014 tarihinde katılanlar hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

7. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve sanığın bozma ilamına karşı savunmasının alındığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Takdirî İndirim Maddesinin Uygulanması Talebi Yönünden;
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulanmamasına ilişkin Mahkemece, “Sanığın getirtilen adli sicil kaydından anlaşılan geçmişi, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde sanığın cezasının yasadaki özel indirim nedenleri dışında sanığın cezasının daha da indirilmesi için bir neden bulunmadığı” gerekçelerinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın hakkında takdiri indirim uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ve (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılamayacağının gözetilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

3. 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

4. 5237 sayılı Kanun’un 231/11 maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

6. … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/826-2022/281 sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (2), (3) ve (4) üncü bentler dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) üncü bentlerde açıklanan nedenlerle, … Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/826-2022/281 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan, “kullanılan …, sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki” ibareleri ile aynı bendin dördüncü ve altıncı paragraflarının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.