Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6079 E. 2023/1703 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6079
KARAR NO : 2023/1703
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 02.07.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; gömen kaçakçılığı yapma suçundan yargılandığı, 18.01.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 23.01.2018 tarihinde tutuklandığını, 26.07.2018 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraatine kararı verildiği, yargılama aşamasında özel vekile ücret ödediğini, polis memuru olduğunu haksız tutuklu kalması nedeniyle açığa alındığını, maaşının eksik ödendiğini, olay nedeniyle kendisi ve ailesinin psikolojisinin bozulması nedeniyle avukata ödenen vekalet ücreti olan 18.000,00 TL’ maddi tazminatın 19.01.2018 tarihinden, 50.000,00 TL maddi tazminatın ise gözaltı tarihinden, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 10.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında emniyet ve kamu görevlilerince yasa dışı herhangi bir tutum ve davranışı bulunmadığını, davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde açılmamış ise davanın süreden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maddi tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının delil yetersizliğinden beraatine karar verildiğini, hakkındaki şüphelerin ortadan kalkmadığını, davacının açılan tazminat davasına muvafakatinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının faiz talebinin reddi gerektiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin verilmemesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2021/401 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/1152 Esas, 2022/1137 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacının temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacının temyiz istemi;
Davacı tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi tazminat olarak verilmesi gerektiğine, tutuklandığında polis memuru olup, görevden uzaklaştırılması nedeniyle maaşını eksik aldığından eksik ödenen maaşlarının tazminat olarak ödenmesi gerektiğine, haksız tutuklanması nedeniyle yaşadığı yerde adının çıktığı, eşinin çalışma hayatında itibarının zedelendiği, çocuklarının psikolojisinin bozulduğu, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/42 Esas, 2019/378 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının göçmen kaçakçılığı suçundan yargılandığı, 18.01.2018 – 26.07.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.05.2021 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında aynı talep nedeniyle açılan davanın bulunmadığını, tutuklu kalınan sürelerin mahsup edilmediği, polis memuru olan davacının kendisine maaşının 2/3 ünün ödendiği, bilirkişi raporuna göre davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreleri de kapsayan açıkta geçirdiği sürelerde aldığı 2/3 oranındaki ücretin aynı dönemde evli ve 2 çocuklu asgari ücretlinin almış olduğu ücretten fazla olması nedeniyle davacının haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler için maddi bir kaybının bulunmadığı, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında bulunmadığı belirlenerek, maddi tazminat talebinin reddine ve 28.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/42 Esas, 2019/378 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının göçmen kaçakçılığı suçundan yargılandığı, 18.01.2018 – 26.07.2018 tarihleri arasında 189 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.05.2021 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

A.Davacının temyiz sebepleri;
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının gözaltı ve tutuklandığı tarihinde memur olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir vrlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Hükmedilen manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacının manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/1152 Esas, 2022/1137 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.