Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6085 E. 2023/362 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6085
KARAR NO : 2023/362
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Davacı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.03.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 12.04.2012 tarihinde gözaltına alındığı, 16.04.2012 tarihinde tutuklandığı, 02.04.2013 tarihinde tahliye edildiği, 02.02.2016 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, tutuklu kaldığı süre boyunca 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile ödenmesi talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 05.04.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğu, faiz ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 13.021,93 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/2186 Esas, 2021/1207 Karar sayılı kararıyla;
” 1-Her ne kadar CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, UYAP ortamında yapılan sorgulamada davacının tutuklu kaldığı süre içerisinde ve daha sonraki tarihlerde hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunun anlaşılması karşısında davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin tereddüde yer verilmeyecek şekilde araştırılmasında zorunluluk bulunması,
2-… T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 29.03.2016 tarihli ve … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 29.03.2016 tarihli cevabi yazılarında davacının tazminata esas tutuklama müzekkeresinin 06.09.2012 – 02.04.2013 tarihleri arasında infaz gördüğünün bildirilmesi karşısında, davacının bu süreler için tazminata hak kazandığı gözetilmeden infaz tüm tutukluluk süresi için tazminata hükmedilmesi,
3-29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup, bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı ancak ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken ve ilgili davada temyizen incelenebilecek haklardan olduğundan, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamında ayrıca dava konusu edilemeyeceğinin belirtilmiş olması karşısında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, beraatine hükmedilen davacının kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğu gerekçesiyle ”5.100,00” TL vekalet ücretinin davacı lehine hüküm altına alınması, “
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.035,50 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/128 Esas, 2021/150 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/7008 Esas, 2022/1462 Karar sayılı kararıyla;
“1-Davacının 06.09.2012 – 02.04.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 5.180,66 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap yapılarak belirlenen 5.035,50 TL’nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, “
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
9. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/152 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.180,66 TL maddi, 8.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.07.2022 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,
ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacının davasına dayanak teşkil eden … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının 13.04.2012 günü hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, tehdit, kasten yaralama, ev ve işyeri kurşunlama, uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kasten öldürme suçlarından gözaltına alındığı, davacının ek gözaltı kararları ile 14-15-16.04.2012 tarihlerinde gözaltında kaldığı, … Kapatılan 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarihli, 2012/22 Sorgu numaralı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2012 tarihli, 2012/14435 Esas sayılı iddianamesi ile cezalandırılması için kamu davası açıldığı ve dosyanın … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas sırasında hükme bağlandığı, buna göre mahkemece yapılan yargılama sonucuda davacı …’ın atılı suçlardan 02.02.2016 tarihli, 2013/41 Esas ve 2016/39 Karar sayılı karar ile beraatine karar verildiği, bu kararın ise temyiz edilmeden 10.02.2016 tarihinde kesinleştiği ve buna dair kesinleşme şerhlerinin düzenlendiği, dosya içerisinde kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının ve davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği günlerin başkacı bir dosyasından mahsup edildiğine dair mahsup kararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
… F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazı cevabının incelenmesinde; davacının kuruma suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, insan ticareti yapma suçlarından … Kapatılan 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarihli 2012/22 sorgu nolu kararı ile tutuklu olarak kuruma geldiği, 23.05.2012 tarihinde … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil gönderildiğinin, 16.04.2012 – 23.05.2012 tarihleri arasında tutukluluğunun infaz gördüğü tespit edilmiştir.
… 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazı cevabının incelenmesinde; davacının kuruma 23.05.2012 tarihinde … F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan nakil geldiği, nakil geldiğinde 04.05.2012 tarihinde kasten öldürme suçuna ait … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarih ve 2012/22 sorgu sayılı tevkif müzekkeresini infaz ediyor olduğu ve bu tevkiften 15.06.2012 tarihinde tahliye edildiği, 15.06.2012-06.09.2012 tarihleri arasında ise uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna ait … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2012 tarih ve 2012/22 sorgu sayılı tevkif müzekkeresini, 06.09.2012 tarihinde insan ticareti yapma suçuna ait … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2012 tarih ve 2012/22 sorgu sayılı tevkif müzekkeresini infaza başladığı, ancak adı geçen 05.03.2013 tarihinde kurumdan … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil gittiğinin UYAP kayıtlarından tespit edildiği ve hangi tarihte tahliye olduğu bilinemediği, davacının kurumda kaldığı süre zarfında yukarıda izahı yapılan tutuklama müzekkerelerini infaz ettiği tespit edilmiştir.
… E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazı cevabının incelenmesinde; davacının kuruma 05.03.2013 tarihinde … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan nakil geldiği, nakil geldiğinde insan ticareti yapma suçundan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2012 tarih ve 2012/22 sorgu sayılı tevkif müzekkeresini infaz ediyor olduğu ve bu tevkiften … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas sayılı tahliye müzekkeresi ile 02.04.2013 tarihinde tahliye edildiği, davacının 05.03.2013 – 02.04.2013 tarihleri arasındaki tutukluluğunu kurumda fiilen infaz ettiği tespit edilmiştir.
UYAP sisteminden alınan davacıya ait SGK dökümü göz önüne alındığında; davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye ilişkin olarak çalışma bakanlığı tarafından belirlenen davacının en az kazanılabileceği kabul edilen aylık ve günlük asgari ücret esas alınarak ve mahkememiz tarafından yapılan hesaplamada davacının 2012 ve 2013 yıllarında gözaltında ve tutuklulukta kalması nedeniyle oluşan günlük maddi gelir kaybı;
Davacının 06/09/2012-02/04/2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama sonucu 5.180,66 TL maddi zarara uğradığı kanaatine ulaşılmış olup, bu tazminata davacı vekilinin talebinde belirttiği üzere haksız yakalama tarihi olan 13/04/2012’den itibaren yasal faiz işletilmesine;
Manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, sosyal ve kişisel durumu, özgürlüğün önemi birlikte değerlendirildiğinde 8.500,00 TL manevi tazminatın makul ve makbul bir miktar olduğu, bu tazminata davacı vekilinin talebinde belirttiği üzere haksız yakalama tarihi olan 13.04.2012’den itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
694 sayılı KHK ile tazminat davalarında vekâlet ücretine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesine eklenen düzenleme dikkate alınarak 2.052,10 TL nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas – 2016/39 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının insan ticareti yapma suçundan 12.04.2012 – 02.04.2013 tarihleri arasında 354 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, tutukluluğun 06.09.2012 – 02.04.2013 tarihleri arasında 208 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.02.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının 06.09.2012 – 02.04.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak tespit edilen miktarın maddi zarar olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.

3. Hükmedilen Vekâlet Ücretinin Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davanın Reddi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hükmedilen Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna dair temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2) paragrafında açıklanan nedenle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/152 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.