Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6098 E. 2023/477 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6098
KARAR NO : 2023/477
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yoluğundan verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 05.07.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Genelkurmay Başkanlığı … Seferberlik Bölge Başkanı iken, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/177475 soruşturma numaralı “kozmik oda” dosyasında tamamen sahte belge, asılsız ihbar ve kayıtlara dayanan iddialar ile cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçlamaları nedeniyle 5 gün süre ile gözaltına alındığını, 5 seneden daha uzun bir süre tam 1902 gün sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/25347 karar numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin uzun süren bu soruşturma neticesinde mağdur olduğunu, bu itibarla 10.250,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili 17.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/224 Esas, 2015/417 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/224 Esas, 2015/417 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.10.2021 tarihli ve 2020/1780 Esas, 2021/6495 Karar sayılı ilâmıyla;

“Tazminat talebinin dayanağını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/177475 numaralı soruşturma dosyasında davacı hakkında 11.03.2015 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğine ilişkin belgenin Yargıtay denetimine elverişli aslı ya da onaylı suretinin dosya arasına alınmadan davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Maddi tazminatın hesaplanmasında davacının gözaltında kaldığı dosyada kendisini temsil ettirdiği avukata yapmış olduğu ödeme dolayısıyla hükmedilecek vekalet ücreti miktarının, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ceza soruşturma evresinde takip edilen işler için belirlenen ve 2015 yılı için yürürlükte olan 450,00 TL ile sınırlı olması gerekirken, davacı lehine maddi tazminat olarak kabul edilen avukatlık ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun düzenleme tarihinin davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, bu sebeple söz konusu belgede yer alan tutarın davacı lehine maddi tazminat olarak verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok fazla manevi tazminata hükmolunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/446 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 450,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.08.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın az olması sebebiyle bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminata Avukatlık Sözleşmesinde tayin edilen miktarın da dahil edilmesi gerektiğine,

2. Soruşturmanın 5 yıl sürmesi nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1. Davanın reddi gerektiğine,

2. Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,

3. Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacının Genelkurmay Başkanlığı … Seferberlik Bölge Başkanı olarak görev yapmakta iken, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/177475 soruşturma numaralı kamuoyunda “kozmik oda” olarak bilinen dosyasında “Cebir ve Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevlerini Yapmasını Kısmen veya Tamamen Engellemeye Teşebbüs, Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs” suçlarından soruşturma yapıldığı, davacının bu kapsamda 25.12.2009-29.12.2009 tarihleri arasında 5 gün süre ile gözaltında kaldığı, … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarih, 2009/177475 Soruşturma ve 2015/25347 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında üzerine atılı suçlar nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 11.05.2016 tarihinde itiraz olmaksızın kesinleştiği tespit edilmiştir.

Tazminat istemine ilişkin davanın açılış tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde belirtilen sürede açıldığı tespit edilmiştir.

Davacının soruşturma aşamasında kendisini vekâletnameli vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ceza soruşturması aşamasında takip edilen işler için belirlenen miktar olan 450,00 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın karar tarihi olan 11.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Tazminat miktarının eylem sonunda doğan manevi zararla orantılı ve adil olması gerekmekte olup manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile tazminat miktarının haksız bir zenginleşmeye neden olmayacak şekilde davacının duyduğu manevi ızdırap, sosyal ve ekonomik durumu, sosyal konumu, tutuklulukta geçen süre, davacıya yüklenen suçun niteliği ve toplumda uzun süre yarattığı etki ile soruşturmanın süresi gözetilerek takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesine 694 sayılı KHK’nun 144 üncü maddesi ile eklenilen ve 7078 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen 9 uncu fıkra hükmü gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı … Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih ve 2007/8-2 esas, 2007/63 karar sayılı “haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak ve sadece davanın tamamen reddi halinde mümkündür” içtihatı karşısında davalı vekiline avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/177475 soruşturma ve 2015/25347 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyet Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçlarından 25.12.2009-29.12.2009 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından tebliğnamedeki hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1. Maddi tazminata Avukatlık Sözleşmesinde tayin edilen miktarın da dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Avukatlık ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun düzenleme tarihinin 04.05.2015 olduğu, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın 11.03.2015 tarihinde verildiği, serbest meslek makbuzunun düzenleme tarihinin davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar tarihinden sonrasına ilişkin olduğu anlaşıldığından maddi tazminata serbest meslek makbuzundaki tutarın dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.2. Soruşturmanın 5 yıl sürmesi nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tazminata esas soruşturma dosyası incelendiğinde; şüpheli sayısı (38), suç sayısı (cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyet Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs), davacıya isnat olunan suçların niteliği gibi hususlar dikkate alındığında soruşturmanın karmaşık olduğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2. Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ceza soruşturması aşamasında takip edilen işler için belirlenen miktar olan 450,00 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.3. Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine ancak davanın tamamen reddi halinde vekâlet ücreti ödeneceğinden davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/446 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.