Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6128 E. 2023/254 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6128
KARAR NO : 2023/254
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/560 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2…. 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/560 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve 2019/11032 Esas, 2021/3475 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/460 Esas, 2021/1023 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 8 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.08.2022 tarihli ve 2022/103325 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Sanığın kusurlu olmadığına,

3.Re’sen gözetilecek nedenlere,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde, iki yönü caddede seyir halindeyken olay mahalli kontrollü dört yönlü kavşağa geldiğinde, müşteki …’ın yolcu olarak bulunduğu müşteki …’in sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müşteki …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte, müşteki …’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, sanık savunması, müşteki anlatımları ile anlaşıldığı, meydana gelen kazada taraf anlatımları ve kaza tespit tutanağı içeriğine göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun sürücü kusurlarından 47/1-c (Dur levhasına uymamak) ve 57/1-c (Sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemek) kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu bulunduğu savunma, doktor raporları, kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu sonucuna varılarak buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2.Katılan … hakkında … Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 07.07.2015 tarihli raporda, şahısta saptanan kırıkların hayat fonksiyonlarını orta (3.) derece etkileyecek nitelikte, katılan … hakkında düzenlenen 04.05.2015 tarihli raporda yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun bildirildiği görülmüştür.

3.Sanık savunmalarında, diğer aracın kendi aracına çarptığını, meydana gelen olay nedeniyle kusuru olmadığını, öncelikle beraatine karar verilmesini, ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini, katılanlar ile uzlaştıklarını ancak uzlaşma edimini yerine getiremediğini beyan etmiştir.

4.Olay nedeniyle yaralanan … ve …’ın sanıktan şikayetçi oldukları, katılma talebinde bulunmaları üzerine mahkemece davaya katılmalarına karar verildiği görülmüştür. Sanığın uzlaşmadaki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle şikayetlerinin devam ettiğini beyan etmişlerdir.

5.Kaza tespit tutanağında; sanığın dur levhasına uyma ve sağdan gelen araçlara geçiş hakkını verme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü …’ın ise kusurunun olmadığı belirlenmiştir.

6.Dosya içerisinde bulunan 20.10.2021 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın edimli olarak gerçekleştirilmesi konusunda anlaşıldığı ancak sanığın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu anlaşılmıştır.

8.Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Tebliğname Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin her ikisinin de kişiselleştirme kurumu olup, birbirlerine karşı önceliklerinin bulunmadığı ve birinin diğerine göre daha lehe olduğunun ilke olarak ileri sürülemeyeceği, lehe-aleyhe durumunun ancak somut olaydaki şartlar dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, sanık müdafiinin 23.12.2021 tarihli son oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, mahkemenin de takdirinin adli para cezası hükümlerinin uygulanmasına yönelik olduğu ve sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik bulanmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Ve Sanığın Kusurlu Olmadığı Yönünden
Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile iki yönlü caddede seyir halindeyken seyir yönünde bulunan dur levhasına rağmen olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde geçiş önceliğine uymayarak seyrine devam ettiği sırada istikametine göre sağından gelen elektrikli bisikletle çarpışmaları neticesinde asli kusurlu olarak iki kişinin yaralanmasına neden olduğu olayda cezalandırılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Re’sen Gözetilecek Nedenler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C…. 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/460 Esas, 2021/1023 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/460 Esas, 2021/1023 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının “3” nolu bendi çıkarılarak yerine “Sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 6 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 200 tam gün olarak belirlenmesine; 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.