Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6143 E. 2023/946 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6143
KARAR NO : 2023/946
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 23.02.2016 tarih ve 2015/311 Esas 2016/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarih ve 2015/311 Esas 2016/381 Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/6881 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile;

“…Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından mahkemece, olay anını ve araçtan inenleri gösteren, dosyada mevcut devlet hastanesi ve petrol istasyonuna ait CD görüntüleri incelenip, … plakalı aracı kullanan kişinin kimliğinin belirlenmesi, sanığın yargılama aşamasındaki savunmalarında, kaza anında aracı kendisinin değil, …’in kullandığını belirtmesi karşısında, …’in çağrılarak duruşmada dinlenmesi ve müşteki … ‘in soruşturma aşamasındaki ifadesinde, çarpan … sürücüsünün 25 yaşlarında erkek bir şahıs olduğunu beyan etmesi de nazara alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken; eksik araştırma ile mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/352 E., 2021/691 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.08.2022 tarihli ve 2022/107759 sayılı, Bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nun Temyiz Sebebi
Lehine hükümlerin uygulanması talebine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü saat 20:10 sıralarında, katılan …’in sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, üç şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada, U dönüşü ve sola dönüşün yasak olduğu alanda kontrolsüzce sola manevra yapmakta olan sanığın sevk ve idaresindeki … ile çarpışması sonucu, katılan … sürücüsü … ile araçta yolcu olarak bulunan katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılanlar … ve …’in ise yüzde sabit iz kalmasına neden olacak nitelikte yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamında bulunan, Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait doktor raporlarında; katılanlar … ve …’in ise yüzde sabit iz kalmasına neden olacak nitelikte yaralandıkları, … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait genel adli muayene raporlarına göre de, katılanlar … ile …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları belirlenmiştir.

3. Kaza yeri krokisi, CD izleme tutanağı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/6881 Esas, 2021/268 Karar sayılı ilamında tanık olarak dinlenmesi gerektiği belirtilen …’in öldüğüne ilişkin 09.06.2021 tarihli araştırma tutanağı, bozma ilamında yer verilen kamera görüntülerine ilişkin 24.06.2021 tarihli inceleme tespit bilirkişi raporu, katılanların beyanları ile uyumlu tanıklar H.A. ve H.K.’nın (soruşturma aşamasında müşteki sıfatı olan) anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda, sürücüsü kaza mahallinden firar eden … plakalı hususi otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 47/1-C maddesindeki (Sürücüler trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu; … plakalı hususi otomobil sürücüsü …’in ve … plakalı hususi otomobil sürücüsü … Karapekmez’in kusurlarının bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.

5. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/6881 Esas, 2021/268 Karar sayılı bozma ilamı sonrası alınan 24.06.2021 tarihli inceleme tespit bilirkişi raporunda; “…ARACI KULLANAN ARAÇTAN İNEN ERKEK ŞAHISIN TEŞHİSE ELVERİŞLİ YÜZ HATTI BELLİ OLMADIĞINDAN ARACI KULLANAN ŞAHIS HAKKINA HER HANGİ BİR TESHİS-TESPİT YAPILAMAMIŞ…” olduğu tespit edilmiştir.

6. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve mahkemece 04.02.2015 tarihinde katılanlar hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

7. Sanık …’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, sevk ve idaresindeki arkadaşının babası üzerine kayıtlı … ile seyir halindeyken kaza yaptığını, ehliyeti olmadığından kaza yerinden kaçtığını, yanında kimse olmadığını kaçtığı için pişman olduğunu ancak kazada kusurunun olmadığını beyan ettiği; yargılama aşamasında alınan ifadesinde ise, “…Ben konu ile ilgili olarak daha evvel polis merkezinde ifade vermiştim. Aracı ben kullanmıyordum. Aracı … kullanıyordu. Kendisi o dönemlerde kaçaktı, Yargıtay’dan gelen bir cezası vardı bana ‘benim ismimi hiç bulaştırmayalım, bütün masrafları ben karşılayacağım, direksiyonda sen varmışsın gibi yapalım, ben kaçağım bu işten beni sıyır’ dedi ancak hiçbir masrafı karşılamadı. Ben olay tarihindeki mobese kayıtlarının incelenmesini istiyorum. Aracı ben kullanmıyordum, ben kaza esnasında aracın içindeydim. … içerisinde dört kişiydik, aracı … kullanıyordu, ben yan tarafında oturuyordum, arka tarafta da … ve ismini bilmediğeim bir şahıs oturuyordu. … benim arkadaşım olan … ‘nın arabasıdır. İki saatlik emanet istedim, o da verdi. Ben alkollü olduğum için direksiyon başına geçmedim, kullanması için …’e verdim. Kaza yaptıktan sonra korktuğumuz hepimiz olay yerinden yürüyerek kaçtık. Kaçtıktan sonra hepimiz bir tanıdığımızın kahvehanesinde buluştuk. Ufuk bana sen sıkıntı yapma maddi manevi bütün zararları karşılayacağım dedi. Hiçbir şeyi karşılamadı. Daha sonra ben hastaneye gittim, kaza sebebiyle oluşan yaralarıma pansuman yaptırdım, görevlilere de evde kümes ile uğraşırken meydana geldiğini söyledim. Aracı kullanan ben değildim…” şeklinde savunma yaptığı, savunmasında adı geçen …’in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, babası adına kayıtlı olan aracı sanık …’ye emaneten verdiğini, aynı gün akşam saatlerinde kaza olduğunu öğrendiğini, … ile telefonla görüştüğünde korktuğu için kaza mahallinden kaçtığını kendisine söylediğini beyan ettiği görülmüştür.

8. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 02.06.2015 tarihinde katılanlar hakkında katılma kararı verildiği ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği tespit edilmiştir.

9. Sanık …’ye ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmeden, duruşmaya devamla karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık …’nun Temyiz İstemi Yönünden;
1. Olay günü saat 20:10 sıralarında, katılan …’in sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, üç şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada, U dönüşü ve sola dönüşün yasak olduğu alanda kontrolsüzce sola manevra yapmakta olan sanığın sevk ve idaresindeki … ile çarpışması sonucu, katılan … sürücüsü … ile araçta yolcu olarak bulunan katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılanlar … ve …’in ise yüzde sabit iz kalmasına neden olacak nitelikte yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında tayin edilen cezada ve takdiri indirim maddesi ile paraya çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/6881 Esas, 2021/268 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/352 E., 2021/691 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (A-2) numaralı bent dışında, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Tebliğname Görüşü Yönünden;
1. Sanığın 28.10.2015 tarihli duruşmada alınan savunmasında aracı kullanın kendisi olmadığı suçu kendi üstüne aldığını beyan etmiş ise de, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, zira soruşturma aşamasında ayrıntılı olayın oluş şeklini ve neden olay yerinden ayrıldığına dair beyanda bulunduğu, bu beyanı doğrular nitelikte tanık H.A. ve H.K.’nın anlatımları, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporu, sanığın savunmasında geçen …’in 28.05.2015 tarihinde öldüğüne ilişkin araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta belirtilen bilgi ve belgeler ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tebliğnamedeki eksik inceleme gerekçesiyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmeden, duruşmaya devamla davanın bitirilmesi bozma ilamındaki esaslara uygun karar verildiğinden, eylemli uyma olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, Yargıtay bozma ilamından sonra Mahkemece taraflara meşruhatlı duruşma gününe dair davetiye gönderildiği, 25.10.2021 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, katılanlar … ve …’in de bozma ilamına karşı beyanlarının alındığı görülmekle, tebliğnamede bu hususta bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) numaralı bentte açıklanan nedenle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/352 E., 2021/691 K. sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından hak yoksunluğuna ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.