YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6150
KARAR NO : 2023/539
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında, Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/419 Esas, 2015/597 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2021 tarihli ve 2019/12081 Esas, 2021/7024 Karar sayılı kararı ile “… asli kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesinde, yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak, Mahkeme tarafından gerekleri yerine getirilmiş ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/724 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına, 50 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca günlüğü 20.00,00 TL den paraya çevrilerek, 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddenin 6 ıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.08.2022 tarihli düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz sebepleri;
Kaza nedeni ile eşini kaybettiği, çocuğunun babasız kaldığı, sanığın en ağır şekilde ceza alması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde sanığın idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri iki sokağın kesiştiği dört yönlü kontrolsüz kavşağa giriş yaptığında, sağından kavşağa giriş yapan ölen sürücü idaresindeki motosiklet ile çarpıştığı, sanığın sağından gelen sürücü … idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken vermemesi nedeni ile asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü …’ın ise her ne kadar ilk geçiş hakkı, kendisine ait olsa da, yavaşlaması, dikkatli olması ve geçiş için güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda kavşağa giriş yapması gerekirken, kamyonete önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla tali kusurlu olduğu, keşfe binaen alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporları ile tespit edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, sağdaki tali yoldan bir motosiklet aniden yola çıkıp aracına çarptığını, kazanın meydana geldiği yerde köşede bahçe duvarı olması nedeni ile yolu göremediğini, kazaya engel olamadığını ifade ederek, lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
3.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiş, sabıkasının bulunmadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde sanığın idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri iki sokağın kesiştiği dört yönlü kontrolsüz kavşağa giriş yaptığında, sağından kavşağa giriş yapan ölen sürücü idaresindeki motosiklet ile asli kusurlu olarak çarpıştığı olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi ve esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. ve TCK’nın 52/3. maddelerine aykırı davranılması hususunun usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe başlığı bölümünün son paragrafında açıklanan nedenle … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/724 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararında katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak uzun süreli hapis cezasının TCK 50/4 maddesi yollamasıyla TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK 50/1-a ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 15.200.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; “yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.