YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6171
KARAR NO : 2023/249
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-e, 62/1, 51 inci madde gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/826 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2019/11538 Esas, 2021/8140 Karar sayılı kararı ile;
“…Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararı ile basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmamasına karar verilmekle, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-e, 62/1, 51 inci madde gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.08.2022 havale tarihli ve 2022/102212 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın kusursuz olduğuna bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın benzer bir dosyada beraat ettiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay tarihinde Ova Mahallesi 44236 Sokak içerisinde elektrik direğinden kopan tele dokunma sonucu 2008 doğumlu … hayati tehlike geçirir ve basit tıbbi müdahale ile giderilmez nitelikte yaralandığı, katılan …’ı kurtarmak isterken annesi Mecbure Arslan’ın da basit tıbbi müdahale ile giderilir derecede yaralandığı, söz konusu elektrik direğinin bakımından sorumlu olan kişinin sanık … olduğu anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamında bulunan … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği’ne ait 26.08.2014 tarihli raporunda; katılan …’ın hayati tehlike geçirecek nitelikte yaralandığı, . Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına ait 17.08.2014 tarihli raporda da, katılan …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilir derecede yaralandığı belirlenmiştir.
3. Olay yeri basit krokisi, 26.05.2014 tarihli tutanak, olayın gerçekleştiği elektrik direğinin bakımından sorumlu olan kişinin sanık … olduğunun bildirildiği … Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ait 07.07.2015 tarihli yazı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Olayın tanığı M.T.’nin anlatımının, katılanların beyanları ile uyumlu olduğu görülmüştür.
5. Mahkemece hükme esas alınan 18.03.2016 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 12.04.2016 tarihli raporda; “…Elektrik kaçağının direk üzerinde yer alan kabloların izolasyonunun bozulması sonucu direğe temas etmesi, uygunsuz kablo bağlantılarının iletkenlere teması veya hava yağmurlu ise kırık izolatörden dolayı elektrik kaçırmasından kaynaklanmış olabileceği mütalaa edilmiştir. Dağıtım Şirketi … Edaş elektrik şebekesinin arıza onarımından sorumlu olduğu gibi hattın periyodik bakımını yapmak zorundadır. Periyodik bakımlarda özelliğini kaybetmiş veya kırık malzemelerin değişimi, olumsuzlukları giderilmesi ve oluşabilecek arızaların önlenmesi sağlanır. Yapılan keşifte bu hattın periyodik bakımlarının yapılmadığı tespit edilmiştir. Dağıtım şirketi … Edaş’ın yazısı göz önüne alındığında hattın bakım onarımından sorumlusu Salih Aaltıntaş’ın kusurlu olduğu…” görüşü ile birlikte ayrıca raporda, direk üzerinde uygunsuz birçok kablo eklerinin bulunduğu, abone veya aydınlatma kablolarından bazılarının klemensiz olarak şebekeye bağlandığı, bir adet N-80 tipi izolatörün kırık olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
6. Olayda yaralanan 2008 doğumlu katılan …’ın anne ve babası olan … ve …’ın her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 02.02.2016 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
7. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediğine ilişkin 14.02.2022 tarihli uzlaştırıcı raporu olduğu görülmüştür.
8. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
9. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
10. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tensiple birlikte takdiren sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Olay tarihinde Ova Mahallesi 44236 sokak içerisinde elektrik direğinden kopan tele dokunma sonucu 2008 doğumlu … hayati tehlike geçirir ve basit tıbbi müdahale ile giderilmez nitelikte yaralandığı, katılan .’ı kurtarmak isterken annesi .’ın da basit tıbbi müdahale ile giderilir derecede yaralandığı, söz konusu elektrik direğinin bakımından sorumlu olan kişinin … Elektrik Dağıtım A.Ş. Cevabi yazısından vardiya amiri olarak görev yapan sanık … olduğu, bilirkişi raporunda hattın periyodik bakımının yapılmadığının tespiti dikkate alındığında; sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tüm dava dosyası kapsamı, katılanların beyanları ile bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımı ve Olay ve Olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen bilgi, belge ve adlî muayene raporları karşısında; sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararı ile; sanığın neticeten 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, doğrudan sanığın neticeten 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve ilgili yasa maddesinin gösterilmemesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (3) numaralı bent dışında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, … 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün dördüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine,“Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, 3 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.