Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6261 E. 2023/534 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6261
KARAR NO : 2023/534
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 22.09.2021 tarihli ve 2019/104 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2…. Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.05.2021 tarihli ve 2021/2825 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik … müdafii, katılan … vekili, katılanlar …, …, … vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.08.2022 tarihli temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin Temyiz Sebebi
1.Olay sebebiyle … ve ailesinin derinden üzüldüklerini, bu olayın, ağır bir manevi yük olarak müvekkilinde uzun yıllar kalacağının bir gerçek olduğunu, ancak yargılamaya ve usulüne ilişkin bir takım eksik ve hatalı yaklaşımların da adaletin gerçekleşmesini engellememesini, … hakkında öncelikle ıslah ve topluma kazandırmaya dönük olarak işlem tesis edilmesini, olaya yaklaşımın da bu yönde olmasını arzu ve temenni ettiklerine,

2. Kusur durumuna, karşı aracın 5.vites de seyir halinde olup, hızının fazla olduğuna

3.Kazaya karışan araçların hız göstergeleri ile ilgili hatalı değerlendirme ve eksik inceleme yapıldığına,

4.Yoldaki kasisin kazanın oluşumunda etkili olduğu ve Karayollarının ilgili birimlerinin ve emniyet kemeri takmayan … içi yolcuların da kusuru bulunduğun

5.Cezanın fazla olduğuna, üst sınırdan verildiğine, ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine,

6.Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
1.Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesinde özetle “…olay tarihinde … …’un sevk ve idaresinde bulunan ve …’in yolcu olarak bulunduğu … ile seyir halinde bulundukları, seyir halindeyken …’in instagram üzerinden canlı yayın videosu yaptığı, videodan anlaşıldığı üzere, …’nin mahal yol şartlarına göre hızının fazla olduğu, bir süre sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek karşıdan gelen ve içerisinde …, …, … …, …, … ve …’nin bulunduğu araca çarptığı, olay neticesinde mağdurların yukarıda belirtilen şekilde yaralandıkları, … ile …’nin olay neticesinde vefat ettikleri anlaşılmıştır. Mağdurların ve tanık …’in beyanları ile olay sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre, …’nin hızının yüksek olduğu, bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybettiği, …’nin sevk ve idaresindeki aracın kaza sonrası hız gösterge panelinin 106 km/s’de takılı kaldığı, yine bilirkişi raporlarına göre, … plakalı aracın sürücüsü olan …’in kusurunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır…. Katılanlar ve vekillerinin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki beyanlarının gerekçelerinin …’nin ehliyetinin olmaması, hızının yüksek olması ve video kaydı yapılması hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. Taksirli suçlar, en çok toplumsal düzene ilişkin kuralların ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkar. Ancak, her kural ihlali de başlı başına bilinçli taksire vücut vermez. Bu konuya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 23.11.2011 tarih ve 2011/1279 Esas, 2011/5772 Karar sayılı kararında; “Dosya kapsamına göre sanığın sürücü belgesiz ve süratli … kullanmaktan ibaret eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı gözetilmeden verilen cezanın bu nedenle artırıma tabi tutulması,” gerekçesiyle, sanığın sırf ehliyetsiz … kullanmama kuralını ihlal etmesinin, başlı başına bilinçli taksir olarak nitelenemeyeceğine hükmedilmiş iken kırmızı ışıkta geçmeme kuralını ihlal eden sanığın eylemine ilişkin 01.04.2013 tarih ve 2012/16272 Esas, 2013/8216 Karar sayılı kararında; “Trafik kazası tespit tutanağı, katılan ile tanık … Veral’ın beyanlarına göre sanığın kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu” şeklindeki gerekçesiyle, bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğuna hükmedilmiştir. Her ne kadar söz konusu iki olayda da kural ihlali yapılması nedeni ile benzer sonuçlar ortaya çıkıyor gözükse de; sürücü belgesiz … kullanan sanıktan, sırf bu durumu nedeni ile neticeyi öngörmesi beklenemez. Buna karşın kırmızı ışıkta bilerek geçen sanık, başka yöne yeşil ışığın yanmakta olduğunu, böylece o yönden gelecek araçlarla bir kaza yaşanabileceğini öngörmektedir. Sonuç olarak irdelenen Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere, her kural ihlali suça bilinçli taksir niteliği vermez. …’nin ehliyetsiz ve hızlı bir şekilde araba kullanması ile yolcu koltuğundan oturan arkadaşının çektiği video kaydına yer yer poz vermesi şeklindeki eylemlerinin …’nin asli kusurlu olmasına neden olduğu fakat … tarafından neticenin öngörüldüğünün kabulünü gerektirmediği, dolayısıyla bilinçli taksirin şartlarını oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalar neticesinde sonuç olarak sanığın taksirle iki kişinin ölümüne ve dört kişinin yukarıda belirtilen şekilde yaralanmalarına sebep olduğu olayda alınan bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın asli kusurlu olduğu değerlendirilmiş, olayda sanığın öngördüğü neticeyi kendi bilgi, tecrübe ve yeteneğine güvenerek gerçekleşmeyeceğine inanarak yapılan bir eylem olmadığı anlaşılmakla yukarıda şartları tartışılan bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş, bu itibarla …’nin üzerine atılı suçtan TCK 85/2 maddesi gereği cezalandırılmasına karar verilmiş, …’nin taksire dayalı kusurunun ağırlığı, yaralanan kişi sayısı ve yaralanmalarının niteliği birlikte değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılmıştır…” denilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında ”… Olay günü saat 10:00 gibi kaza yaptığım araçla evden çıktım. Saat 11.00 gibi arkadaşım … ile buluştum ve öylesine gezmeye başlamıştık, benim kullandığım araçla Alaçam istikametine doğru gidiyorduk, 3. Veya 4. Viteste 70-80 km hızla gittiğimi hatırlıyorum, seyahatimiz esnasında arkadaşım …’in canlı video yayını yaptığını az çok hatırlıyorum, gitmekte olduğum yol hafif bozuk ve kasisli olduğu için kullandığım … zıplayıp tekrar yere indiğinde kontrolü kaybederek yandaki şeride geçtim ve kaza meydana geldi…” şeklinde savunmada bulunmuştur.

3.Kaza sebebiyle yaralanan katılanlar …, …, … ve … hem kendi yaralanmaları ile ilgili olarak, hem de ölenlerin kanuni mirasçıları olmaları nedeni ile suça sürüklenen çocuktan şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları, uzlaşmayı kabul etmedikleri görülmüştür.

…’nin arkadaşı … yaralanması nedeni ile …’den şikayetçi olmamış, … hakkında …’in yaralanmasına neden olmak suçundan ek takipsizlik kararı verilmiştir.

4.Sanığın eylemi neticesinde katılanlarda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak … 19 Mayıs Üniversitesi ve … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde alınan raporlarına göre; …’in olay nedeniyle yaralanmasının vücutta ağır (6) derecede kemik kırığına ve yüzde sabit ize; …’in olay nedeniyle yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu ve vücutta ağır (5) derecede kemik kırığına ve yüzde sabit ize, …’in olay nedeniyle yaralanmasının hayati tehlike mevcut ve kaburga kırığına, Mesu Ergişi’nin olay nedeniyle yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

5.Kolluk güçlerince tanzim olunan 17.08.2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, azami hız limitinin 70 km/s olduğu ,6.2 metre genişliğindeki iki yönlü yolda seyir halinde iken, karşı yöndeki aracın şeridine girerek, bu araca sol yandan çarpması neticesinde meydana gelen olayda; sanığın Karayolları Trafik Kanununun 84 üncü maddesinin (g) bendinde yer alan “Şeride Tecavüz etme” asli kuralını ihlal ettiği, ölen sürücü …’in kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.

6.Olay yeri inceleme raporunda, kazanın meydana geldiği … karayolu üzerinde, tehlikeli viraj yön levhası, hız sınırı 70 tabelası, yol üzerinde orta şerit çizgisinin devamlı olduğu, havanın açık ve güneşli ve yolda araçlara ait fren izinin olmadığı tespit edilmiştir. Sanığın aracı üzerinde yapılan incelemede, motor devir göstergesinin 3000 konumda, hız göstergesinin 106 km hizasında kaldığı, vitesin el ile yapılan kontrolünde 3. veya 5. viteste olduğunun anlaşıldığı; ölen sürücü …’in idaresindeki … üzerinde yapılan incelemede, motor devir göstergesinin 0 konumda, hız göstergesinin 190 km hizasında kaldığı, vitesin el ile yapılan kontrolünde 3. ve 5. viteste kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

7.Durağan İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan olay yeri CD inceleme tutanağına göre; … … ile tanık …’in kazadan hemen önce … içerisinde … tarafından yapılan video kaydına göre, … ile tanığın müzik dinledikleri, her ikisinin de şarkıya eşlik ettikleri, …’nin kameraya poz verdiği, …’nin vites yükselttiği, tanığın kendisine yavaş dediği, daha sonra kazanın meydana geldiği, kazadan sonrada bir süre daha …’in kayda devam ettiği ve daha sonra sonlandırdığı görülmüştür.

8.Soruşturma ve kovuşturma aşamasında trafik bilirkişilerinden alınan kusur raporları ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Bilirkişi Kurulundan alınan raporların hepsinde, şerit tecavüzü yapan … …’un asli ve tam kusurlu olduğu görüşü verilmiştir.

9.Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı dava dosyasına eklenmiş ve 20.01.2002 doğumlu …’nin adli sicil kaydının bulunmadığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin gerekçesinde özetle; “…Yapılan yargılama sonunda dosya içeriği ve toplanan tüm delillere göre, …’nin eylemi neticesinde iki kişinin ölümü ve üçü ağır dört kişinin yaralanmış olması karşısında, TCK’nın 85/2 maddesine göre temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1, 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı kanunun 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı olacak şekilde maddede ön görülen alt ve üst sınırlar arasında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, … hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini, sürücü belgesi bulunmayan …’nin olayda hız limitinin çok üzerinde olacak şekilde süratli … kullanması, tanık …’in yavaş gitmesi konusunda kendisini uyarmış olmasına rağmen vites arttırarak hızını daha da attırmış olması, direksiyonu tek elle tutarak, yola gereken dikkati vermeyip kazanın hemen öncesinde gözünü yoldan çevirerek aracın sağ ön koltuğunda oturan tanık … tarafından Instagramda yapılan canlı yayına ara ara katılarak şarkılara eşlik edip kameraya poz vermesi ve karşı şeride geçerek … hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği kazada …’nin neticeyi öngördüğü halde şansına güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceği ümidiyle hareket ettiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle üzerine atılı suçun bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından hukuka aykırı olan hükmün CMK’nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, … …’un işlediği sabit olan bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerektiği vicdani kanısı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin Temyizi Yönünden;

1. Kusur Durumu Yönünden;

Oluş, dosya kapsamı, 17.08.2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile uyumlu nitelikteki … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 08.05.2020 tarihli raporu ve soruşturma aşamasında, kovuşturma aşamasında alınan iki ayrı bilirkişi raporunda, şerit tecavüzü yapan sanığın TAM KUSURLU olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Yönünden;

… …’un sevk ve idaresinde bulunan ve …’in yolcu olarak bulunduğu … plakalı … ile seyir halinde bulunduklarını, seyir halindeyken …’in instagram üzerinden canlı yayın videosu yaptığı, videodan anlaşıldığı üzere, …’nin mahal yol şartlarına göre hızının fazla olduğu, bir süre sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek karşıdan gelen ve içerisinde …, …, … …, …, … ve …’nin bulunduğu 59 PF 771 plakalı araca çarptığı, olay neticesinde üç kişinin nitelikli şekilde, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, … ile …’nin olay neticesinde vefat ettikleri;

Durağan İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan olay yeri CD inceleme tutanağına göre; … … ile tanık …’in kazadan hemen önce … içerisinde … tarafından yapılan video kaydına göre, … ile tanığın yüksek sesle müzik dinledikleri, her ikisinin de şarkıya eşlik ettikleri, …’nin kameraya poz verdiği, …’nin vites yükselttiği, tanığın kendisine yavaş yavaş diye iki kez uyarıda bulunduğu, tanığın kaza yapacağını öngördüğü halde sanığın daha da vites yükselterek hızlandığı, 7,30 dakikalık video kaydı yapıldığı, video kayıtlarında yolun hali hazır durumunun göründüğü, yolda kasis ve … tümseğin olmadığı, uyarı işaretlerinin de bulunduğu, şoförün tek kolla … kullandığı; hususlarının tespit edilmesi karşısında; … … hakkında, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Cezanın fazla olduğu yönünden;

Dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun TAM kusurlu olarak iki kişinin ölümüne ve üç kişinin nitelikli şekilde (…’in olay nedeniyle yaralanmasının vücutta ağır (6) derecede kemik kırığına ve yüzde sabit ize; …’in olay nedeniyle yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu ve vücutta ağır (5) derecede kemik kırığına ve yüzde sabit ize, …’in olay nedeniyle yaralanmasının hayati tehlike mevcut ve kaburga kırığına) …’nin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olduğu; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, sanığın kusuru ve meydana gelen zararın ağırlığı ile Kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırının 15 yıl olması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.05.2021 tarihli ve 2021/2825 Esas, 2022/1476 Karar sayılı kararı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.