Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6385 E. 2023/4774 K. 06.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6385
KARAR NO : 2023/4774
KARAR TARİHİ : 06.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3415 E., 2021/2706 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 27.12.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 11.09.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/10 E, 2019/157 K sayılı dosyasından yargılandığı, yargılamanın aşamalarında 04.08.2018 tarihinde gözaltına alındığı, ardından 05.08.2018 tarihinde tutuklandığı, 27.03.2019 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürede çalışamadığı, maddi ve manevi yönden zarara uğradığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber, 250.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı vekili 07.10.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, öne sürmüştür.

3.Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2019 tarihli ve 2019/532 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/3415 Esas, 2021/2706 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.08.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteğinin esastan reddini, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın ise eksik olduğundan bozulmasını, talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini, sosyal çevresi tarafından dışlandığını, iş yerinin kapandığını, bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, tutuklanması nedeniyle taksitlerini ödeyemediğini, icra takibi başlatıldığını, ailesinin dağıldığını, belirtmiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, davacının tutukluluğunun infaz görüp görmediğini, mahsup olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/10 Esas – 2019/157 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 04.08.2018 – 27.03.2019 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 29.05.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin infaz gördüğü ve hakkında mahsup kararının bulunmadığını, davacının ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davacının tutuklama öncesi ve sonrasında kendine ait işyerinde çalıştığı, aylık ortalama 1.000,00TL – 1.500,00 TL civarında gelirinin olduğu, tutuklu kaldığı sürede işyerinin çalışanı tarafından işletildiği ve herhangi bir iş ve kazanç kaybı olmadığı tespit edilmediğini, aksi yönde de dosyaya herhangi bir iddia ve delil sunulmadığından, sosyal durum araştırmasında tespit edilen aylık gelirinin de asgari ücretin altında olması sebebi ile davacının gelir kaybının Yargıtay İçtihatları doğrultusunda net asgari ücret üzerinden hesaplandığını, belirlenerek, 13.597,21 TL maddi, 16.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın hatalı hesap edildiği bu nedenle maddi tazminatın 13.610,67 TL olması gerektiği, buna göre değişen vekalet ücretinin 3.613,28 TL olarak değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/10 Esas – 2019/157 Karar sayılı ceza dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 04.08.2018 – 27.03.2019 tarihleri arasında 235 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 29.05.2019 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda alınan belgeler doğrultusunda davacının bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınma ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda alınan belgeler doğrultusunda davacının bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınma ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken eksik manevi tazminata hükmolunduğundan, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

3.Mahkemece davacının tutuklu kaldığı sürelerin infaz edildiğini ve davacı hakkında mahsup kararı bulunmadığı tespit edildiğinden davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2020/3415 Esas, 2021/2706 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.