Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6420 E. 2023/1154 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6420
KARAR NO : 2023/1154
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının suç işlemek için örgüt kurmak suçundan 23.06.2011 tarihinde tutuklandığını ve yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirterek 100.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 02.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davanın reddi gerektiği şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2019/3886 Esas, 2021/1750 Karar sayılı kararıyla;

“1-Davacı hakkında Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarından açılan kamu davasında, davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçu nedeniyle tutuklandığı, … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 31.03.2014 tarihli cevabi yazısında da davacının Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan 23.06.2011-28.03.2014 tarihleri arasında tutukluluğun infaz gördüğünün sabit olduğu, yargılama sonucu davacı hakkında bu suçtan verilen beraat kararı ile birlikte, tutuklanmadığı diğer suçlardan ceza verildiği, Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunun davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte bir suç olması itibariyle, davacı yönünden tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 141/1 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiği, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararla ilgili makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,

2-Davacının adli sicil kaydının incelenmesinde sabıka kayıtlarının bulunduğu dikkate alındığında, gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği araştırılarak, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, gözaltında ve tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmesi,”
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/167 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24.687,95 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/167 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.12.2021 tarihli ve 2021/4651 Esas, 2021/8997 Karar sayılı kararıyla;

“Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

9…. 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 24.687,95 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.08.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1. Davanın reddi gerektiğine,

2. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
… 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/171 esas 2015/438 karar sayılı dosyasında; davacının 23.06.2011 tarihinde suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan tutuklandığı, 28.03.2014 tarihinde tahliye edildiği, davacının tutuklulukta kaldığı sürelerin tamamının infaz gördüğü, tutuklulukta geçen sürelerin başka dosyadan mahsup edilmediği, kararın temyiz edilmeden 07.12.2015 tarihinde kesinleştiği, dosyada mevcut davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinin 22.01.2016 havale tarihli olması karşısında davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmış ve mahkemece yapılan hesaplamada 24.687,95 TL maddi zararının bulunduğu, davacı lehine talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihi olan 23.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle toplamda 24.687,95 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan değerlendirmede ise somut olay ve durumun özellikleri, davacının tutuklulukta kaldığı süre, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu da göz önünde bulundurulmak suretiyle 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 23.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/171 esas 2015/438 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan 23.06.2011-28.03.2014 tarihleri arasında 1009 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.12.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna dair temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/170 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.