Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/66 E. 2023/812 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/66
KARAR NO : 2023/812
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 25.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; uyuşturucu madde ticareti suçundan 21.12.2013-08.09.2016 tarihleri arasında tutuklu bulunan davacının, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/400-2018/556 sayılı kararıyla beraatine hükmedildiğini, oto yıkamacı olarak çalışan ve aylık 2.000,00 TL geliri bulunan davacının bu süreçte gelirinden mahrum kalması dolayısıyla 100.000,00 TL maddi, yaşadığı üzüntü için ise; 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 25.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; aynı konu hakkında açılmış başka bir dava olup olmadığının, davanın süresinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğunu, doktor raporu ile tespiti yapılmayan manevi zararın talep edilmesinin mümkün olmadığını, cezaevinde yapılan harcamaların talep edilemeyeceğini, davanın özel yetki ile açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/156 Esas, 2019/229 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/2637 Esas, 2020/1095 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2021 tarih, 2020/95770 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğuna, yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/400-2018/556 sayılı ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçundan 21.12.2013-08.09.2016 tarihleri arasında tutuklu kalan davacının yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, kararın 07.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, tutukluluk süresinin başka bir suçtan mahsup edilmediğini, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanunun uygulanacağını ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğunu tespitle, maddi kaybını resmi bir belge ile ispatlayamayan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanarak 30.028,23 TL maddi, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hesaplanan 55.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 21.12.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan 33.159,86 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemsince maddi tazminatın eksik tayini, istinaf edenin sıfatına göre davanın yeniden görülme nedeni yapılmayarak istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/400-2018/556 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve madde ticareti suçundan 21.12.2013-08.09.2016 tarihleri arasında 992 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 07.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemekle beraber, maddi tazminatın “33.116,50 TL” yerine hatalı bilirkişi raporuna itibarla bu miktarın altında kalacak şekilde “30.028,23 TL” olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş; ancak temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, bu nedenle de davalı vekilinin maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Zararın doğduğu tarihin haksız işlem tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminata talep edildiği üzere tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/2637 Esas, 2020/1095 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Y.İşl.Md.