Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6941 E. 2023/1584 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6941
KARAR NO : 2023/1584
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Katılan vekilinin yüzüne karşı 05.03.2021 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu görülmüştür.

Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2011 tarih, 2010/2437 soruşturma, 2011/417 esas, 2011/238 iddianame numaralı iddianamesi ile; temyiz dışı katılan sanık ve sanıklar hakkında, …’in elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi olayı ile ilgili olarak gerekli güvenlik tedbirlerini almamaları gerekçesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri ile 22 nci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmıştır.

2. .Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2011 tarih ve 2011/240 Esas, 2011/1021 Karar sayılı kararı ile; …’in yargılama aşamasında ölmesi üzerine, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesindeki taksirle adam öldürme suçuna girdiği ve bu suçla ilgili yargılamaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesi olduğu, bu nedenle delillerin değerlendirilmesinin üst derece Asliye Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar 30.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

3. . 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/200 – 2014/74 sayılı kararı ile; sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dörüdüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 18.200,00 TL adli para cezası, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına, temyiz dışı katılan sanık … hakkında ise, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4. . 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/200 – 2014/74 sayılı kararının sanıklar … ve … müdafii ile katılan tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.04.2016 tarihli ve 2015/4778 Esas, 2016/6444 Karar sayılı kararı ile;
“… İddianame yerine geçen görevsizlik kararı sanıklara okunmadan ve TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden taksirle yaralama suçundan düzenlenen iddianameye dayalı olarak sanıkların sorgusu yapılmak suretiyle CMK’nın 191. maddesine aykırı davranılması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

5. .2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2016/209 E. 2021/197 K. sayılı kararı ile; sanıkTahir Cangir hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezasına, sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dörüdüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 18.200,00 TL adli para cezası, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.09.2022 havale tarihli ve 2022/114583 sayılı, ret ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Asıl kusurlunun M. olduğuna, müvekkillerinin kast ya da kusurlarının bulunmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine,

2. .’in asli kusuru karşısında müvekkil …’in formeni bulunduğu .İnşaat A.Ş. şirketince, üstüne düşen bütün önlemler alınmış olduğuna, işin Karayolları Genel Müdürlüğüne ait bir … olması hasebiyle de sürekli denetlemekte olduğundan …’e kusur olarak yükletilemeyeceğine,

3. …’e izafe edilen tali kusuru ve …’ya izafe edilen asli kusuru dolayısıyla verilen cezaları kabul etmediklerine, dava konusu kaza, işveren şirket tarafından alınması gereken tüm önlemler alınmasına, şirket, … sağlığı ve güvenliği konusunda işçilere gereken bilgilendirme ve uyarılar gerek sözlü gerek görsel olarak yapılmasına rağmen, müşteki sanık .’in asli kusuru neticesinde meydana gelmiş olduğuna,

4. Yerel mahkeme tarafından takdiri indirim sebepleri ve lehe olan hükümler uygulanmadığına,
ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Katılanlar açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi usule ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Tüm şüpheliler açısından eksik ve hatalı ceza tayin edilmiş olduğuna,

3. Kararının Bozulmasına veya düzeltilerek onanmasına verilmesi talebine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü. ilçesi . köyü … Mezrası … … Karayolunun 105. km’si güney istikametinde yola bitişikteki temyiz dışı katılan sanık …’e ait bakkalın bulunduğu alanda, … plakalı kamyon sürücüsü sanık …’nın . Ltd. Şti.’den istenilen hafriyatı …’in bakkalının doğu istikametine dökmek için kamyonun damperini kaldırırken …’in 15 yaşındaki oğlu …’in, şoför tarafından yaklaşık kamyonu tuttuğu esnada damperin bakkal üzerinden geçen yüksek gerilim hattına yaklaşması ve temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığı, hayati tehlikesi ve tedavisinin cerrahi yoğun bakım ünitesinde devam ederken, 17.12.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.

2. 10.08.2010 tarihli tutanakta özetle; 27.07.2010 günü saat 07.30 sıralarında. köyü … Mezrası D 400 karayolu kenarında bulunan …’in işletmeciliğini yaptığı dükkanın önüne … yönetimindeki … plakalı kamyon ile moloz dökerken, kamyon damperinin yukarıdan geçmekte olan elektrik teline değmesi ya da yaklaşması neticesinde elektrik akımını çektiği ve o sırada kamyon şoförüne yardımcı olan ve kamyon kolunu tutan … isimli şahsın elektrik akımına kapılarak yaralandığı belirtilmiştir.

3. 27.07.2010 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında; olayın Ş. …-… karayolunun 105. km. si güney istikameti yola bitişikte …’e ait bakkalda meydana geldiği, D-400 karayolunda yol çalışması yapan …Ltd. Şti.’ye ait … plakalı kamyon sürücüsü … isimli şahsın …Ltd. Şti.’den istenilen hafriyatı bakkalın doğu istikametine doğru döktüğü sırada kazalının şoför tarafına yaklaşıp kamyona çıkmak isterken kamyonu tutuğu esnada kolundan kıvılcım çıkıp elektriğe çarpılarak yere düştüğünü kamyon sürücüsü …’nın beyan ettiği, …’in bakkalının tam üzerinden şebeke yüksek gerilim hattı (3 adet) elektrik telinin geçtiği, yerden yüksekliğinin yaklaşık 6 metre olduğunun görüldüğü, elektrik tellerinin yerden 6 metre yükseklikte olmasının sebebinin … tarafından önceden teller altına hafriyat dökülerek yolla aynı seviye yaptıktan sonra bakkal inşaatı yapması olduğu, çünkü dolgu yapılmayan yerden geçen yüksek gerilim hattı tellerinin yerden 8-10 metre yükseklikte olduğunun görüldüğü, olay yerinde elektrik tellerinin altına ve ön kısmına iki ayrı yere kamyonla toprak hafriyat dökülmüş olduğunun kamyonun tekerlek izlerinden ve dökülen hafriyatın görülmesinden anlaşıldığı, olay yerinde yapılan incelemeler sonucunda kamyonun damperi hafriyatı dökmek için kaldırıldığında bakkal üzerinden gecen yüksek gerilim hattına yaklaşması veya tellere temas etme olasılığının mevcut durumda olduğunun görüldüğü belirtilmiştir.

4. Soruşturma aşamasında alınan 11.10.2010 tarihli raporda; “…27.07.2010 günü Yaban Köyü … Mezrasında Kazaen Elektrik Çarpması Sonucu Yaralanma olayında. LT.Ş. şirketine ait …. plakalı kamyonun sürücüsünün ehliyetini 15/09/1995 yılında aldığı ve ehliyet sınıfının E sınıfı olduğu göz önüne alındığında şahısın bu işi ehliyetine göre profesyonel bir sürücü olarak nifcelendirebileceğimizden şahısın hafriyat dökeceği yeri önceden tespit edip, kontrol ederek yüksek gerilim hattının geçip geçmediği, yüksek gerilim hattı geçiyorsa kamyonun damperini kaldırdığında yüksek, gerilim hattına değip değmeyeceğini tahmin etmesi gerekirken hafriyat dökerken damperin yüksek gerilime değmesi sonucu yaralanmaya sebebiyet verdiğinden şahısın kusurlu olduğu…” şeklinde bildirilmiştir.

5. Soruşturma aşamasında alınan 08.04.2011 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kamyon şoförü sanık …’nın, üzerinden yüksek gerilim hattı geçen alanda kamyonla hafriyat dökümü yapılması sırasında kamyon damperinin enerji nakil hattına temas edecek veya yaklaşacak şekilde kaldırarak döküm işini yapması nedeni ile asli kusurlu olduğu, …İnşaat Şti.’de formen olarak çalışan sanık …’in, üzerinden yüksek gerilim hattı geçen alanda hafriyat dökümüne başlanılmadan önce kamyon damperinin yüksek gerilim hattına temas etmeyeceği ve yaklaşmayacağı döküm bölgesinin belirlenerek hafriyat dökümünü bu bölgede yapılmasının sağlanmaması nedeni ile tali kusurlu olduğu, mağdurun babası ve bakkal inşaatı sahibi temyiz dışı katılan sanık …’in ise hafriyat dökümüne başlanılmadan önce döküm yapılacak alanın üzerinden geçen yüksek gerilim hattını tehlike arz edebileceği gözönüne alınarak gerekli güvenlik tedbirlerinin (çalışma süresince hattaki elektriğin kestirilmesi ve hattın her yönden topraklama ve kısa devre yapılması yada uygun bariyerler ile yaklaşılmasının önlenmesi vb.) alınmaması veya alınmasının sağlanması, bakkal inşaatı yapmak için bakkalın içerisinde bulunduğu tarlaya hafriyat dökülüp dolgu yaparak tarlanın üzerinden geçen enerji nakil hattıyla tarla arasındaki düşey mesafesinin azaltılması nedeni ile asli kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.

6. Yargılama aşamasında alınan 23.12.2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
“…Dava konusu olayda sanık …, pamuk ekili olduğunu belirttiği arazısine herhangi bir teknik inceleme yaptırmadan hafriyat döktürdüğünden ve arazinin zerinden geçen yüksek gerilim hattını dikkate alarak hafriyat döktürmeden önce resmi makamlardan izin alması gerekirken bu kurallara uymadığından olayda asli kusurludur.

Sanık … … plakalı aracıyla hafriyat dökmeden önce arazinin üzerinden geçen yüksek gerilim hattını dikkate alarak kamyonunun damperini yavaş yavaş kaldırması ve hatta değmemesini sağlaması gerekirken bu kurallara uymadığından olayda asli kusurludur.

Sanık . ise, kendi sorumluluğunda hafriyat dökümü yapan kamyonların hafriyatı nereye döktüklerini ve bu alanın hafriyat dökümü için resmi makamlardan izni olup olmadığını araştırması gerekirken bu kurallara uymadığından, tehlikeli şekilde … yaptığından olayda tali kusurludur.

Mağdur … ise, babası sanık …’in hafriyat işlerine yardımcı olduğu sırada yaşı ve tecrübesi gereği teknik bilgisi yetersiz olduğundan ve kamyonun damperinin kalktığı durumda üzerindeki yüksek gerilim hattına değmesinin yaratacağı tehlikeleri tam olarak algılayamayacağından kendisine atfi kabil bir kusur oranı mevcut değildir…” görüşü belirtilmiştir.

7. Tanıklar M.P., T.C.’nin anlatımları, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, basit kroki ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

8. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmaktadır.

9. Ölen …’in mirasçılarının her aşamada sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 19.07.2012 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada sanıkların savunmalarının alındığı anlaşılmıştır.

11. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 05.03.2021 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;
1. Oluş ve dosya kapsamına göre, temyiz dışı katılan sanık …’e ait bakkalın bulunduğu alanda, … plakalı kamyon sürücüsü sanık …’nın …Ltd. Şti.’den istenilen hafriyatı …’in bakkalının doğu istikametine dökmek için kamyonun damperini kaldırırken …’in 15 yaşındaki oğlu …’in, şoför tarafından yaklaşık kamyonu tuttuğu esnada damperin bakkal üzerinden geçen yüksek gerilim hattına yaklaşması ve temas etmesi sonucu elektrik akımına kapılarak yaralandığı, hayati tehlikesi ve tedavisinin cerrahi yoğun bakım ünitesinde devam ederken, 17.12.2011 tarihinde öldüğü, kazanın üzerinden yüksek gerilim hattı gecen alanda kamyonla hafriyat dökümü yapılması sırasında kamyon damperinin enerji nakil hattına temas edecek veya yaklaşacak şekilde kaldırılarak döküm isinin yapılması, üzerinden yüksek gerilim hattı geçen alanda hafriyat dökümüne başlanılmadan önce kamyon damperinin yüksek gerilim hattına temas etmeyeceği ve yaklaşmayacağı döküm bölgesinin belirlenerek hafriyat dökümünün bu bölgede yapılmasının sağlanmaması, hafriyat dökümüne başlanılmadan önce döküm yapılacak alanın üzerinden geçen yüksek gerilim hattının tehlike arz edebileceği göz önüne alınarak gerekli güvenlik tedbirlerinin (çalışma süresince hattaki elektriğin kestirilmesi ve hattın her yönden topraklama ve kısa devre yapılması va da uygun bariyerler ile hatta yaklaşılmasını önlenmesi vb.) alınmaması veva alınmasının sağlanması, bakkal inşaatı yapmak için bakkalın içerisinde bulunduğu tarlaya hafriyat dökülüp dolgu yapılarak tarlanın üzerinden gecen enerji nakil hattıyla tarla arasındaki düşey mesafesinin azaltılması nedeniyle meydana geldiği, buna göre kazanın meydana gelmesinde kamyon sürücüsü sanık …’nın asli kusurlu, …Ltd. Şti.’nde formen olarak çalışan ve katılan sanık …’in talebi üzerine kamyonu olay mahalline yönlendiren ve bakkalın bulunduğu alana hafriyat dökülmesi talimatını veren sanık …’in tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, yargılama aşamasında alınan ve Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen raporların oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar müdafinin asıl kusurlunun … olduğuna, müvekkillerinin kast ya da kusurlarının bulunmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, …’in … bu asli kusuru karşısında müvekkil …’in formeni bulunduğu …İnşaat A.Ş. şirketince, üstüne düşen bütün önlemler alınmış olup; işin Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait bir … olması hasebiyle de sürekli denetlemekte olduğuna, …’e kusur yükletilemeyeceğine, müvekkillerin dava konusu olayın oluşumunda herhangi bir kastı yada kusuru bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile ayrıca paraya çevirme hükümlerinin de Mahkemece “Suçun işlenişindeki özellikler, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki hali ile cezanın amacının gerçekleşmesinin sağlanması birlikte değerlendirildiğinde, taksirli suçtan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/4 madde ve fıkrası delaleti ile aynı Kanun’un 50/1-a madde ve fıkrası gereğince seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilerek…” gerekçeleri ile uygulandığı, bu nedenle de 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasının yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafinin yerel mahkeme tarafından takdiri indirim sebepleri ve lehe olan hükümler uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Kazanın meydana gelmesinde kamyon sürücüsü sanık …’nın asli kusurlu, …Ltd. Şti.’nde formen olarak çalışan ve katılan sanık …’in talebi üzerine kamyonu olay mahalline yönlendiren ve bakkalın bulunduğu alana hafriyat dökülmesi talimatını veren sanık …’in tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanıkların kusur durumu, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında, mahkemece hükmedilen ceza tayini yerinde görüldüğünden, sanıklar müdafinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C. Gerekçeli karar başlığında, … öldüğü halde “Ölen” yerine “Mağdur” olarak yazılması, suç adının “Taksirle öldürme” yerine “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” yazılması, … davaya katıldığı halde “Katılan” yerine “Müşteki” olarak yazılması ve katılan …’in isim ve nüfus bilgilerine yer verilmemesi, mahallinde ilavesi mümkün bir yazım eksiği olarak kabul edilmiştir.

D. Yargılama giderlerinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

E. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

F. Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2016/209 E. 2021/197 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (D) bendi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle, .2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2016/209 Esas 2021/197 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin paragrafında yer alan “eşit olarak” ibaresinin “sebebiyet verdikleri oranda” olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.