Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6943 E. 2023/1383 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6943
KARAR NO : 2023/1383
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.02.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçu eşyasını satın alınması veya kabul edilmesi suçundan savcılık tarafından sorgulandıktan sonra tutuklama istemiyle gönderildiği, sorgu hakimliği tarafından tutuklandığı, davacı hakkında … 4. Asliye Ceza Mahkemesinde 2006/367 Esas sayılı dosya üzerinden kamu davası açıldığı ve suçsuz olduğu anlaşılarak atılı suçtan beraat ettiği, davacının bir arkadaşı ile konfeksiyon işletmekte iken tutuklu kaldığı 3 ay boyunca dışarıda durumların değiştiği, çıktığında arkadaşının ortaklığının kalmadığını söyleyerek … yerine almadığını, ayrıca nişanlısının da nişanı attığını, işlerinin bozulduğunu ve saygınlığı kalmadığını, halen evlenemediğini, haksız yere tutuklu kaldığı 3 ay ve devamında devam eden tutuklamanın getirdiği olumsuzluklar ve devam eden ceza duruşmaları sonucu toplam 50.000,00 TL maddi kaybının bulunduğu ve bu cezaevinde bulunduğu süre içerisinde kendisinin ve ailesinin çektiği üzüntünün tarifinin mümkün olmadığı, özellikle babası ile ilişkilerinin bozulduğu ve bir daha düzelmediği, sosyal yaşantısının alt üst olduğunu belirterek davacının cezaevinde haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 100.000,00 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 07.04.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/126 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/126 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2020/2632 Esas, 2021/8557 Karar sayılı ilâmıyla;

“Metris H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20.04.2006 tarih 2006/2685 sayılı yazısında davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilmediği belirtilmiş ise de incelenen dosya kapsamında davacının 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında gözaltına kaldığının anlaşılması karşısında, Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-e. maddesindeki “kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen” kişilerin tazminat isteyebilecekleri hususu dikkate alınarak, davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile tazminat talebinin reddine karar verilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

6. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/34 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25,37 TL maddi, 200,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.09.2022 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı vekili haksız koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının tutukluluğunun infaz görmemesi nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/2632 Esas, 2021/8557 Karar sayılı ilamıyla davacının 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında gözaltına kaldığının anlaşılması karşısında, Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-e. maddesindeki “kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen” kişilerin tazminat isteyebilecekleri hususu dikkate alınarak, davacı lehine uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi Başkanlığı’nın istikrarlı kararları doğrultusunda aynı haksız tutukluluk nedenine dayalı başkaca bir tazminat davası açılıp açılmadığı ile kendisine herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususları araştırılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde davacı hakkında başkaca mahkemeden haksız tutukluluk yönünden başkaca bir dava açılmadığı ve ilgili kararın bu davacı yönünden istenmediği, davacının özgürlüğünün kısıtlandığı günlerin başka bir cezasından mahsubuna ilişkin herhangi bir karara rastlanmadığı tespit edilmiştir.

CMK’nın 141/1-e bendinde düzenlenen “Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen”lerin tazminat talebinde bulunabileceğinin belirtildiği nazara alınarak; … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/367 esas 2014/615 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında, 14.04.2006-19.04.2006 tarihleri arasında 5 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.12.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, Metris H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20.04.2006 tarih 2006/2685 sayılı yazısında davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilmediği belirtilmiş ise de incelenen dosya kapsamında davacının 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında gözaltına kaldığı anlaşılmıştır.

Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede dosyadaki mevcut belgelere göre; 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında özgürlüğünden mahrum kaldığı ve böylece tazminata hak ettiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2003 tarih ve 2003/429 – 804 Esas-Karar sayılı ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2014/1099 – 10026 Esas-Karar sayılı ilamları ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/4954 Esas 2018/9327 Karar sayılı ilamıyla Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da nazara alınarak 25,37 TL maddi tazminatın göz altına alınma tarihi olan 11.04.2006 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alındığındığında; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının yapılan araştırma neticesinde tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlarla tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, bu itibarla davacının tutuklulukta geçirdiği süre, isnat edilen eylemin türü ve mahiyeti, olay öncesi davacının işgal ettiği mesleğe ve göreve bağlı sosyo ekonomik statüsü göz önüne alınarak faizin işletileceği tarih de dikkate alınmak suretiyle tazmini gerekli 200,00 TL manevi tazminatın göz altına alınma tarihi olan 11.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/367 esas 2014/615 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hırsızlık suçundan 10.04.2006-12.04.2006 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.12.2014 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Gözaltına alındığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2022/34 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.