Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/6963 E. 2023/204 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6963
KARAR NO : 2023/204
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 03.05.2013-02.03.2015 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda düşme kararı verildiği, haksız yere tutuklu kalmasından dolayı 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 28.05.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tutuklanmasına kendisinin sebep olduğu, davanın süresinde açılmadığı, davanın reddi gerektiği şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/230 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2020/11431 Esas, 2022/2186 Karar sayılı kararıyla, davacının ”kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda eylemin ”basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralama” suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/354 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.09.2022 tarihli, temyiz talebinin reddiyle hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri, davacının tutukluluk süresinin basit yaralama suçu için öngörülen hapis cezasından fazla olduğuna, davacının suçun yanlış nitelendirmesi sonucunda tutuklu kaldığına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
Haksız yere aleyhine koruma tedbirine hükmedilen kişilere karşı sonradan verilen ve kesinleşen beraat veya takipsizlik kararlarıyla zararın gerçekleştiğinin bir ön kabul olarak benimsendiği, bu hususta başkaca hiçbir inceleme ve araştırmaya gerek kalmaksızın yasa koyucu tarafından kişilerin mağduriyetinde kusur araştırılması yapılamayacağının kabul edildiği belirtilmiştir. Davacının 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen tazminat davası isteyebilecek kişilerden olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/117 Esas – 2015/112 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 03.05.2013 – 02.03.2015 tarihleri arasında 668 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda sonunda eylemin kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine dair karar verildiği, kararın 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın tamamen reddedilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmaması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
5271 sayılı Kanun’un “tazminat isteyemeyecek kişiler” başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir:
“… (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında
kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici
olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.”
5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminata esas dosyada şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/354 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.