Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/70 E. 2023/2210 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/70
KARAR NO : 2023/2210
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “polis memuru olan müvekkilinin FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp, 09.08.2016 tarihinde tutuklandığını ve 17.11.2016 tarihinde tahliye edildiğini, 08.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırılıp 05.12.2017 tarihinde göreve iade edildiğini, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğini, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000,00 TL cezaevi harcama ve 353,97 TL noter vekalet ücreti masrafları olmak üzere toplam 1.353,97 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 01.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın haksız olup reddi gerektiği, talep edilen miktarın fahiş olduğu” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2018 tarihli ve 2018/480 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/93 Esas, 2020/909 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmedilen manevi tazminat miktarının 8.000,00 TL indirilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, maddi tazminat talebin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp 4 gün gözaltında kaldığı, 09.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 17.11.2016 tarihinde tahliye edildiği ve Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2017 tarihli ve 2017/10 Esas, 2017/356 Karar sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, beraat kararının 15.12.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilmediği belirlenerek, davacı vekilinin maddi zarar talebine ilişkin olarak; emsal nitelikteki ve dairenin yerleşik uygulaması olduğu ifade edilen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2018/4954 Esas, 2018/9327 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; davacının, tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken yatak, yol, iaşe bedeli ile cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin 5271 sayılı Kanun’un 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından, davacı vekilinin maddi tazminat telebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince maddi tazminata ilişkin kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş olup, hükmedilen manevi tazminatın 8.000,00 TL ye indirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas – 2017/356 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.08.2016 – 17.11.2016 tarihleri arasında 104 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 15.12.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun’da düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun’un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci cümlesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

1. Maddi Tazminata Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre davacının, tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken yatak, yol, iaşe bedeli ile cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderlerinin 5271 sayılı Kanun’un 141 vd maddeleri gereğince maddi tazminat miktarının hesabında dikkate alınamayacağından davacı tarafından yapılan cezaevi harcaması ve noter vekalet ücretinin maddi tazminata dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği belirlenmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/93 Esas, 2020/909 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.