Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/769 E. 2023/528 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/769
KARAR NO : 2023/528
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle Yaralama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11/01/2018 tarihli ve 2017/123 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13/10/2020 tarihli ve 2018/876 Esas, 2020/2915 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 7.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05/01/2022 tarihli ve 2020/116255 sayılı, yasal temyiz süresi içeresinde başvurulmadığından bahisle ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;

1. Olayın oluş şekline, sanığın kusur durumuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin,

2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanma gerekçesine hükümde yer verilmediği ve bu durumun anayasaya aykırı olduğuna,

3. Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Olay tarihinde sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı aracıyla seyir halindeyken…3. Bölge girişinin önünden ve kavşak sistemi içerisinden sola dönüş manevrası yapmak istediği sırada diğer sanık …’ın kullandığı …plakalı araca çarpmak suretiyle … sürücüsü olan … ve katılan …’ın aldırılan kati raporundan anlaşılacağı üzere yaralanmalarına sebebiyet verdiği, belirtilmiştir.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında, seyir halinde iken sola sinyal vererek dönüşe geçmek istediği sırada …plakalı aracı kullanan diğer sürücünün gelerek arkadan aracına çarptığını, olayda kendisinin kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3. Katılanlar şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiş olup katılan sürücü … yokuş yukarı gittiği sırada sağ şeridinde bulunan sanık …’a korna çalmasına rağmen birdenbire sol şeride arabasını aldığı ve bu nedenle kurtaramayarak arabasına çarptığını beyan etmiştir.

4. Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, gece vakti, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu ve aydınlatmanın bulunduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş manevrası kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, katılan sürücünün ise 2918 sayılı Kanun’un 52/1-b maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.

5. Dosyada mevcut bulunun ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 24/08/2016 tarihli tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, 2918 sayılı Kanun’un 53/1-b ve 84/1-j maddelerini ihlal ederek sola dönüş manevrasını önceden sola geçerek yapmadığı bunun yerine yolun sağından ve kavşak sistemi içerisinden sola dönüş manevrasına geçtiği nedenleri ile meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, katılan sürücünün ise aynı kanunun 51/1-a-b maddesini ihlal ederek gece vakti otosunun teknik yapısını dikkate almaksızın olay mahalli olan kavşaktan hızını yeterince düşürmeden geçtiği bu nedenle meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6. Katılan sürücü …’ın yaralanmasına ilişkin olarak … … Demirsoy Hastanesince düzenlenen 22/02/2016 tarihli raporda, kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı ve katılan …’ın yaralanmasına ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünün 05/12/2016 tarihli raporunda, kişinin hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (4) derece olacak nitelikte yaralandığı belirtilmiştir.

8. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plakalı aracıyla …, BEGOS 2/20 sokaktan seyirle…3. Bölge girişinin önündeki kavşak içerisinden sola dönüş yapmak istediği sırada katılan …’ın kullandığı …plakalı araca çarptığı, …plakalı aracın çarpmanın etkisiyle orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne geçtiği, kaza neticesinde … “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” biçimde, yanında yolcu olarak bulunan katılan …’ın ise vücudunda kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandıkları, meydana gelen olayda sanığın sola dönüş manevrasını önceden yolun soluna geçerek yapması gerekirken, yolun sağından kavşak içine giriş yapmak istemesi nedeniyle sanığın asli kusurlu olduğunun sabit olduğu, belirtilmiştir.

2. Duruşma açılarak, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, katılanların yaralanma dereceleri dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine karar verilerek … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2018 tarih, 2017/123 esas, 2018/3 karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

1. Olayın Oluş Şekline, Sanığın Kusur Durumuna ve Eksik İnceleme ile Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 7.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü Maddesinin Altıncı Fıkrasının Uygulanma Gerekçesine Hükümde Yer Verilmediği ve Bu Durumun Anayasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Maddenin uygulama alanı bulabilmesi için trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması yeterli olup bu durumda sürücü belgesinin 3 aydan az 3 yıldan fazla olmamak üzere geri alınmasına karar verilebileceği 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenmiştir, olay ve olgular bölümünde yer verilen kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu olduğu tespit edilen sanığın, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi sonucu 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamından olmak üzeri iki kişinin yarlanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, hükümde “Sanığın kusur durumu nazara alınarak…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca B sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin, 13/10/2020 tarihli ve 2018/876 Esas, 2020/2195 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.