Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7741 E. 2023/1144 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7741
KARAR NO : 2023/1144
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/565 E. 2016/32 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-b, 62/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/565 E. 2016/32 K. sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/7704 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile;

“… kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 gün ve 2021/347 E. 2021/1010 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmekle, taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4, 53/6 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Sanığın … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 gün ve 2021/347 E. 2021/1010 K. Sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, genel yargılama usulüne göre yargılama yapılıp … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/9 E., 2022/676 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-b, 62/1, 52/2-4 ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03/10/2022 tarihli ve 2022/119294 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nın Temyiz Sebepleri
1.Kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,

2. Sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına ve takdiri indirim uygulanmamasına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü saat 11:00 sıralarında sanık sürücü …’nın sevk ve idaresindeki … plakalı otomobil ile … istikametine seyrine devam ettiği esnada olay mahalline geldiğinde duraklayıp geri manevra yaptığı esnada, banket üzerinde bulunan katılan yaya …’a çarpması sonucu nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

2. … Devlet Hastanesine ait 12.01.2016 tarihli raporda; katılanın vücudunda birden fazla 3.derecede (orta) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı bildirilmiş olup, katılana ait soruşturma aşamasında alınan geçici doktor raporu, …Hastanesine ait hasta epikrizleri ve katılanın Almanya’da devam eden tedavisine ilişkin tercüme edilmiş doktor raporu da dosya kapsamında mevcuttur.

3. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu, olayın tanıkları S.K., R.K.’nın anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Kaza tespit tutanağında, olay mahallinin meskun mahal olduğu yolun 7,20 m genişliğinde tek yönlü olduğu, vaktin gündüz, havanın açık, zeminin asfalt kaplama ve kuru olduğu, sanık sürücü …’nın geri manevra yapacağı esnada aynaları ile yolu kontrol altında bulundurarak geride bulunan yayaların can ve mal güvenliği için kontrollü manevra yapması gerekirken, bu hususlara riayet etmemesi yol yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde seyir halinde iken duraksayıp kontrolsüzce geri manevra yapması neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tamamen kusurlu olduğu, yaya …’ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş olup; 28.01.2015 tarihli keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 25.08.2015 tarihli raporlarda da; sanık sürücünün tamamen kusurlu olduğu, katılanın kusursuz olduğu görüşü bildirilmiştir.

5. Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 05.11.2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmadaki beyanında, “…Ben sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, davaya katılmak istiyorum, .’da görmüş olduğum tedaviye ilişkin raporu tercüme ettirdim, mahkemenize ibraz ediyorum, Jandarmada ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ediyorum, kaza sonrasında meydana gelen yaralanmam nedeni ile yaklaşık 500 Euro tedavi masrafım oldu, bu zararımın karşılanmasını istiyorum, bu güne kadar zararım karşılanmadı…” şeklinde beyanı olduğu anlaşılmaktadır.

6. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, geri manevraya başladıktan 2 metre kadar geri gittikten sonra bir ses duyduğunu, aracı durdurup aracın arka tarafına gittiğinde, yerde yatmakta olan bir şahıs gördüğünü beyan ettiği, yargılama aşamasında alınan ifadesinde de, “…Olay günü ben aracım ile geri geri sitenin içine girmeye çalışırken müştekiye çarptım. Müşteki yaya geçidinde değilde biraz ilerisinden geçmeye çalışığı için gelip aracıma çarptı. Olayda benim kusurum olmadığını düşünüyorum. Ancak çarpınca hemen ambulansa haber verdim. Hastaneye giderken ambulansı takip ederek hastanede ziyaret ettim. Yine evine de giderek ziyaret ettim. bu güne kadar müştekinin zararını gidermedim. Eğer müştekinin bir tedavi masrafı var ise bu tutarı karşılamak ve ödemek istedim. Şikayetten vazgeçme durumu söz konusu olursa şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim. Ben tır şoförü olduğum için ve geçimimi bu şekilde sağladığım için ehliyetimin geri alınmamasını talep ediyorum…” şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

7. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak karar verildiği, ancak sanığın bu karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü saat 11:00 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki … ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde duraklayıp geri manevra yaptığı esnada banket üzerinde bulunan yaya katılana çarpması sonucu, şikayeti devam etmekte olan katılanın vücudunda 3. derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanığın geri manevra yapacağı esnada aynaları ile yolu kontrol altında bulundurarak geride bulunan yayaların can ve mal güvenliği için kontrollü manevra yapması gerekirken, bu hususlara riayet etmemesi yol yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde seyir halinde iken duraksayıp kontrolsüzce geri manevra yapması neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, olay ve olgular başlığı altında yer verilen deliller katılanın ve tanıkların anlatımından anlaşılmakla; sanığın kusurunun olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanığın tamamen kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini yerinde görüldüğünden, sanığın sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, tayin edilen temel ceza miktarının da adli para cezası olarak seçildiği belirlenmekle, sanığın hakkında takdiri indirim uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/9 E., 2022/676 K. sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.