Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8076 E. 2023/157 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8076
KARAR NO : 2023/157
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2019/884 Esas, 2020/549 sayılı kararıyla sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/1044 Esas, 2022/384 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilerek, sanık hakkında 5235 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2022 tarihli ve 2022/33873 sayılı, sanık hakkında, sanığın savunmasının aksinin ispat edilmediği ve dosyanın eksik incelenerek karar verildiği düşüncesiyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, karara esas alınan tutanağın gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. ” İddia, aşamalarda alınan sanık savunması, tanık anlatımları, alkolmetre ölçüm raporu ve dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, her ne kadar atılı suçun basit yargılama usülüne tabi olduğu anlaşılmış ise de, dosyanın geldiği safahat gözetilerek, sanığın savunmalarının aşamalarda mahkememiz huzurunda alındığı, yine tanıkların mahkeme huzurunda yüz yüze dinlendiği ve dosyanın geldiği aşamada delillerin toplanmış olduğu anlaşılmakla, takdiren basit yargılama usulüne geçilmeyerek genel yargılama usulüne devam olunmakla; dosyanın incelenmesinde, her ne kadar sanık …’nin üzerine atılı alkollü … kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2. maddesi, 53/1, 58. maddeleri gereği cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın alkollü olarak … kullanmadığına ve olay tarihinden önce halasının oğluyla aralarında bir olay nedeniyle yaşanan tartışma sonrası mahalle bekçilerinin, sanığın halasının oğluna sert bir şekilde davranarak ters kelepçe taktıklarından bahisle emniyet giderek mahalle bekçileri hakkında şikayetçi olması nedeniyle tutanak tanıkları olan bekçilerle arasında husumet bulunduğu yönündeki savunmaları ile bu savunmalarla örtüşen tanıklar ….’ın beyanları ile yine trafik polisi olan tutanak tanığı …’nın; “Biz olay yerine hiç gitmedik, bekçiler tarafından tutulan tutanak ile şahsın sürücü olduğu tespit edilmiş olduğu ve asayiş ekipleri ile hastaneye sevkinin yapılarak alkol testinin yapılması üzerine biz de trafik tutanaklarını tanzim ettik, sanırım sanık ile bekçiler arasında olay yerinde bir sürtüşme yaşanmış, bizi olay yerine çağırmamışlar,” şeklindeki anlatımları ile yine tutanak tanığı trafik polis …’ın; “biz olayı görmedik. Bekçiler tutanak tutmuş biz tutanağa göre işlem yaptık. Biz şahsı görmedik. Aracı görmedik. Karakolda tutanağı düzenledik.” şeklindeki anltımları ile tanık … …’in “… teslimi için olay yerine gittiğimde olay yerinde hiç kimse yoktu, suça konu … yine ofisin önündeydi. Kilitliydi. Park halindeydi. Ben dükkanı açarak aracın anahtarını aldım ve arabayı aldım kendi evime götürdüm. … bey yarım saat sonra beni tekrar aradı. Polisler dükkanın önünde seni bekliyor dedi. Ofisin önüne gittiğimde polisler orada bekliyordu. Polisler benim evimin önüne park etmek için götürdüğüm 74 DH

148 plakalı aracı kağıt üzerinde bana teslim ettiler.” şeklindeki anlatımlarından anlaşılacağı üzere trafik ekiplerinin olay yerine intikal etmedikleri, suça karışan aracın, hareket halinde olup olmadığını görmedikleri, aracın yola çıkıp çıkmadığı hususunda ihtilaf bulunduğu, aracın kağıt üzerinde tanık … …’e teslim edildiğine dair tanık anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve tam bir vicdani kanaat uyandırıcı somut bir delil elde edilemediği anlaşılmakla, “şüpheden sanık yararlanır” evrensel ceza genel ilkesi uyarınca sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaatine varılmakla, sanığın müsnet suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca” beraatine karar verilmiştir.

2. Olay günü saat 23:34 sıralarında … kuruluşu tarafından tanzim edilen ”Genel Adli Muayene Formu” nda sanığın 2.93 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

3. Olay günü saat 00.15 sıralarında mahalle bekçileri tarafından düzenlenen tutanakta, sanığın olaya konu araçla yavaş bir şekilde ve yüksek sesli müzik ile seyir halinde olduğunun, aracın emniyetini almadan sanığın araçtan indiğini, mahalle bekçileri tarafından aracın emniyetinin sağlandığını, sanığın aşırı derecede alkollü olduğunu, taşkınlık yapması üzerine bir birim gaz sıkılarak ve kelepçe takmak suretiyle etkisiz hale getirildiğinin belirtildiği görülmüştür.

4. Sanığın kollukta verdiği beyanında, olaya konu aracın babasına ait şirketin aracı olduğunu, olay günü akşam saaatlerinde evinde alkol aldığını, anılan aracı kendisinin kullanmadığını ifade etmiştir.

5. Tanık olarak dinlenen tutanak mümzi … duruşmada, mahalle bekçisi olarak görev yaptığını, olay tarihinde İnkumu duruklarında kavga olduğuna dair ihbar gelmesi üzerine olay yerine giderken sanığın yüksek sesli müzik dinleyerek olaya konu … ile ağır bir şekilde seyir halinde olduğunu gördüklerini, bekçi arkadaşı … Susam’ın sesi kısması için sanığı uyardığını daha sonra sanığın yolun sağ tarafında aracı durdurarak araçtan inip yanlarına geldiğini, aracın anahtarını … ve kendisine uzatarak ”o zaman sen al aracı” dediğini, aracın rampada durmuş olması nedeniyle geriye kaçtığını, aracın el frenini çektiğini ve aracı durduğunu sanığın alkollü olduğunu kendinde olmadığını, sanığın üzerini çekiştirmeye başladığını, kendisinin de bu sırada biber gazı kullandığını ve kelepçe taktığını daha sonra asayiş ekiplerinin olay yerine geldiğini, kendine okunan tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir.

6. Tanık olarak dinlenen tutanak mümzi … Susam’ın duruşma verdiği beyanının tanık …’ın duruşmada verdiği beyan ile benzer olduğu görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

”TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve

nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48/6. maddesine göre 100 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu anlaşılmakla; İncelenen dosyada; 03/10/2019 tarihli tutanak, alkolmetre çıktısı, trafik idari para cezası karar tutanağı, ilk derece mahkemesinde dinlenen tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında kavga olayı ihbarı üzerine çarşı mahalle bekçilerinin yaya devriye olarak intikal ederken sanığın sevk ve idaresindeki …. plaka sayılı … ile yavaş bir şekilde seyir halindeyken yüksek sesle müzik yayını yaptığının görülmesi üzerine aracın durdurulduğu ve dosya içeriğinde alkolmetre çıktısına göre 2.93 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmekle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarih 2019/884 esas, 2020/549 karar sayılı kararının CMK’nın 280/1-c, 280/2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, sanığın sabit olan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan aşağıdaki şekilde mahkumiyetine karar vermek gerektiği” kanaatine varılmıştır.”

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin, Mahkumiyet Kararının Kanuna Aykırı Olduğuna, Karara Esas Alınan Tutanağın Gerçeğe Aykırı Olarak Tanzim Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

03.19.2019 tarihli tutanak ile tutanak mümzileri … Susam ile …’ın beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın savunmasının suçtan kaçmaya yönelik olduğu, anlaşılmakla, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemekle Tebliğname’de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/1044 E. 2022/384 sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.