Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8218 E. 2022/9384 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8218
KARAR NO : 2022/9384
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 24/03/2022 tarih, 2020/10047 Esas, 2022/2293 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın I. derece doğal sit alanı içerisine izinsiz olarak yapı yaptırdığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın savunmasında, dava konusu yerin babası 2004 yılında vefat ettikten sonra kendisine intikal ettiğini, dava konusu yapının da babası tarafından yapıldığını ileri sürdüğü, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda mahallinde yeniden keşif icra edildiği, keşif neticesinde alınan mimar- gayrimenkul değerlendirme uzmanı ve arkeolog- sanat tarihçi bilirkişi ortak raporunda, dava konusu yapının ilk olarak 07/04/2004 tarihli uydu fotoğrafında görüldüğünü, o tarihten itibaren keşif tarihine kadar olan tüm uydu fotoğraflarında da mevcut olduğunu, yerinde yapılan incelemede de, yapıdaki inşaat imalatlarının renk solması, paslanma, dökülme, çatlama durumu da dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, yapının yaklaşık 20 yıl öncesinden bu yana var olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmakla,
“07/04/2004” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 07/04/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı karar tarihinden önce 07/10/2011 tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.