Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8256 E. 2023/882 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8256
KARAR NO : 2023/882
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının birden fazla kişi tarafından silahlı yağma suçundan 13.02.2015 tarihinde gözaltına alındığını, 14.02.2015 tarihinde tutuklandığını, daha sonra … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/78 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 27.04.2015 tarihinde tahliye edildiğini, davacının tutuklu kaldığı süre boyunca maddi ve manevi zarar uğradığını, bu nedenle 2.300,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 26.02.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının ve mükerrer dava olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava dilekçesinde eksiklik olduğunu, davacının tazminat davası açma hakkının da bulunmadığını, dosyanın karar tarihi itibariyle kesinleşmediğini, davacının tutuklanmadan önce herhangi bir işte çalışıp çalışmadığının açıklanmadığını, çalışmamış ise tazminat isteme hakkının olmadığını, şayet çalışmış ise bunun araştırılması ve gelire ilişkin belgelerin toplanması gerektiğini, istenen maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek olup tutuklamaya neden olan suça göre sanığın tutuklanmasının yasa gereği ve toplum asayişinin temini için zorunlu olduğunu, devletin olayda bir kusurunun olmadığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminat isteminin yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2020/11868 Esas, 2022/2546 Karar sayılı kararı ile tazminata esas ceza davasında beraat hükmünün kesinleşme şerhinin tebliğ edilip edilmediği araştırılarak davanın süresinde olup olmadığının ve davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiği, kabule göre de hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararı ile bozma ilamındaki hususlar araştırılarak davanın kısmen kabulü ile 2.300,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz istemlerinin reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ve vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğine ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna, davacı kendi kusuru ile tutuklanmasına sebebiyet verdiğinden tazminat isteme koşullarının oluşmadığına, davacının maddi zararını ispatlamadığından maddi tazminata hükmedilemeyeceğine, tazminat davasının kesinleştiği tarihten itibaren faize hükmedilebileceğine, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Yerel mahkemece, toplanan deliller, dosya içeriği, davacının talebi, davalının cevabı ve mütalaa birlikte değerlendirildiğinde, davacının yapılan yargılaması sonucunda 19.10.2015 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 27.10.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının dava dosyasına ilişkin olarak 13.02.2015 tarihinde gözaltına alınıp 14.02.2015 tarihinde tutuklandığı ve 27.04.2015 tarihinde tahliye edildiği, beraat ettiği eyleminden dolayı 73 günü gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği anlaşılmakla davacının beraat ettiği dosyada gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler için yasa gereği maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, mahkemece yasa gereği bir günlük net asgari ücret tutarı üzerinden yapılan hesaplamaya göre talebin kısmen kabulü ile, davacıya 2.300,00 TL maddi tazminatın ve davacının tutuklu kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, hak ve nefaset kuralları dikkate alınarak takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihi olan 27.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/78 Esas – 2012/265 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan 13.02.2015 – 27.04.2015 tarihleri arasında 73 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.10.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat talep edilebilmesi bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. 05/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında Yerel Mahkemece davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Davacının tazminata esas ceza dosyasında kendi kusuru ile tutuklandığında dair bir delil veya tespitin bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3. Davacının tahliye tarihinden faize hükmedilmesini talep ettiği ve mahkemece de taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarihten faize hükmedildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

4. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/241 Kara sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.