YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8344
KARAR NO : 2023/1921
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
1.Sanık Müdafiinin Temyiz Talepleri Yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
2. Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan vekilinin, huzurunda açıklanan karara karşı 08/03/2022 süre tutum dilekçesi verdiği, 19/03/2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içeren dilekçe ile temyiz isteminde bulunmadığı ve süre tutum dilekçesinin de temyize ilişkin hukuki neden içermediği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/02/2019 tarihli ve 2018/112 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 14.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 08/03/2022 tarihli ve 2021/1514 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı katılan vekilinin ve sanığın istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08/20/2022 tarihli ve 2022/78244 sayılı, katılan vekilinin temyiz talebi açısından ret ile sanığın temyiz talebi açısından esastan ret ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1-Sanık üzerine atılı taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2-Diğer temyiz sebeplerine,
İlişkindir.
B.Katılan vekilinin temyiz sebebi; Süre tutum dilekçesi ile temyize gelen katılan vekilinin temyiz sebebi karara itiraz ettiklerinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Olay tarihi olan 23/12/2017 günü katılan …’in … plaka sayılı motosikletle birlikte yanında yolcu olarak katılan … ve mağdur … bulunduğu vaziyette seyir halindeyken sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracıyla çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada katılanın yaralandığı, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, kendisinin akşam 21:00 sıralarında eve gelerek aracını otoparka park ettiğini, kazaya karışmadığını aracının çalındığını kazanın çalan kişilerce gerçekleştirildiğini, meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Temyiz dışı katılanlar mağdur küçüğün velileri Halid ve Müfide araçtan inen sanığın alkollü olduğunu kendilerine yardım etmediğini ve aracına binerek kaçmaya çalıştığını, fakat tekeri patlak olduğundan 4-5 metre sonra aracı bırakarak yaya şekilde kaçtığını, tüm yaralanmalar nedeni ile şikayetçi olduklarını ve katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, gündüz vakti, düz-eğimsiz yol ve üç yönlü kavşak bulunduğu, sanığın istikametinde “DUR” uyarıcı trafik levhasının bulunduğu, kazanın oluşumunda sanık sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) 56/1-b maddesinde düzenlenen iki yönlü taşıt yollarında karşıdan gelen aracın geçişini kolaylaştırmamak kuralını ve aynı kanunun 52/1-b maddesinde düzenlenen aracının hızını görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartalara uyarlamamak kuralını ihlal ettiği, katılan sürücünün ise kural ihlali bulunmadığı belirtilmiştir.
5.Dosyada mevcut bulunun ve kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 17/09/2018 tarihli tek bilirkişi raporunda, trafik yoğunluğunun çok az olduğu bir karayolunda her iki şeridi birden kullanan ve karşı şeride geçerek aracının ön kısmı ile karşı yönden gelen motosiklete çarpan …’ın 2918 sayılı KTK’nın 84/g maddesinde sürücülere ait asli kusurlardan sayılan ve aynı Kanunun 56/1-a maddesinde yasaklanan kuralı ihlal ettiği bu nedenle sürücünün yapmış olduğu bu ihlalin kazanın oluşumunda tek ve asıl unsur olduğu, motosiklet sürücüsünün ise kural ihlali bulunmadığından kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
6.Katılanda meydana gelen yaralanmanın tespiti için düzenlenen … Devlet Hastanesinin olay tarihli raporunda şahısta meydana gelen yaralanmanın kişinin hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
7.Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. 23/12/2017 tarihinde katılan …’in … plaka sayılı motosikletle yanında yolcu olarak katılan … ve mağdur … bulunduğu vaziyette seyir halindeyken sanık …’ın alkollü olarak sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracıyla şerit ihlali yaparak katılan …’in kullandığı araca çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada katılan …’in basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyonlarını ağır (5,09) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan … ve mağdur …’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları, belirtilmiştir.
2.Duruşma açılarak, sanık sürücünün, katılanların beyanı, olay tarihli kolluk tutanağı ve doktor raporu ile sabit olduğu üzere alkollü olarak kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edilmesi nedeni ile eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiğine karar verilerek Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/02/2019 tarihli ve 2018/112 Esas, 2019/122 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
A(I.)Sanık üzerine atılı taksirle yaralama suçu yönünden bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A(II.) Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
I.Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İnceleme Sonucu,
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 03.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 30/10/2018 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İnceleme Sonucu,
Gerekçe bölümünün A(I) ve A(II) numaralı maddelerinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin, 08/03/2022 tarihli ve 2021/1514 Esas, 2022/556 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.