Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8600 E. 2023/509 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8600
KARAR NO : 2023/509
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 11.02.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 20.05.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 24.05.2013 tarihinde tutuklandığı, akabinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/267 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, davacı hakkında 12 yıl 6 ay hapis cezası verilerek mahkumiyet hükmü kurulduğunu, hükmün temyiz incelemesi nedeniyle dosyanın Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 15.03.2018 tarih ve 2017/6689 Esas – 2018/1257 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrasında dosyanın yeniden … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek 2018/155 Esasına kayıt edildiğini, davacının mahkemece 31.05.2018 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama neticesinde beraatine karar verildiği ve bu kararın da temyizde onanarak 18.11.2020 tarihinde kesinleştiğini, davacının tutuklanmadan önce kendisine ait börek işletmesi ve ortak olarak internet kafesi olduğunu ve aylık gelirinin 10.000,00 TL olduğunu, ayrıca avukatlık ücreti ve cezaevi giderleri için borç aldığını ve üzerine atılı suçun niteliği ve tutuklu kalması nedeniyle yasadığı sıkıntılar nedeniyle manevi zarar uğradığını, tüm bu nedenlerle 500.000,00 TL maddi ve 800.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 03.03.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; haksız tutuklamadan söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde değil ise ret kararı verilmesini, davacının zararının nasıl hesaplandığının açıklığa kavuşturulması ile gelir kaybı yoksa tazminata hükmedilemeyeceğini, zararın bilirkişi tarafından asgari ücret üzerinden hesaplanması ile reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan etmiştir.

3…. Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2011/405 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/3867 Esas, 2022/1176 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 20.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile maddi tazminatın 68.465,42 TL yerine 68.490,36 TL olarak hükmedilmesi nedeniyle davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi nedeniyle davalı vekilinin temyiz talebinin kabul edilerek 68.490,36 TL ibaresinin çıkarılarak yerine 68.465,42 TL ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz sebepleri davacının tutuklanmadan önce kendisine ait börek dükkanı ile ortak olarak internet kafe işletmesi ve aylık gelirinin 10.000,00 olması nedeniyle asgari ücret üzerinden maddi tazminat hesaplanmasının hatalı olduğuna, davacının tutuklu kaldığı dönemde yaşadığı … sıkıntıları göz önünde bulundurulmayarak eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ve ülkedeki ekonomik koşullar dikkate alınmayarak eksik maddi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz sebepleri tazminat koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, mükerrer dava açılıp açılmadığın araştırılmadığına, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, örgütlü olarak uyuşturucu madde ithal etmek suçlarından 20.05.2013 tarihinde gözaltına alındığı ve ardından 24.05.2013 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde davacının mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu, temyiz başvurusu üzerine verilen mahkumiyet hükmünün bozulduğu ve İlk Derece Mahkemesince 21.05.2018 tarihli celse ile davacının tahliyesine karar verildiği, devam eden yargılamada davacı hakkında atılı suçlardan beraatine karar verildiği, 18.11.2020 tarihinde hükmün kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacı müdafine 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilinin 11.02.2021 tarihli dilekçesi ile tazminat talebinde bulunduğu, böylece 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde yazılı tazminat şartlarının oluştuğu tespit edilerek,

Davacının aşan miktar için kanıtlayıcı bilgi ve belgeleri sunmaması karşısında yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile uyumlu olan bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak, davacının 20.05.2013 – 31.05.2018 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması neticesi ile davacı lehine 68.490,36-TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak haksız gözaltı tarihi olan 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş,

Davacının vekalet giderlerine ve cezaevi harcamalarına yönelik talebi bakımından Yargıtay 12. Caza Dairesi ve … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi uygulamaları doğrultusunda davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanan vekalet ücreti giderlerinin ve cezaevi giderlerinin koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılarak davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilerek maddi tazminat kapsamında değerlendirilmemiş,

Manevi tazminat talebine yönelik yapılan değerlendirmede ise, bu dava nedeniyle davacının dava süresi zarfında sanık sıfatını taşıdığı, tutukluluk nedeniyle ailesinden ve çevresinden ayrılmak zorunda kaldığı gibi, onlar nazarında suçlu olarak görüldüğü, bu suretle tutuklu kaldığı suçun niteliği, sosyal ve ekonomik durumu, yaşadığı ruhsal sıkıntılar, ailesine ve çevresine uzak olması nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüler, kendisine atılı suç nedeniyle toplum nazarında aleyhine oluşan ön yargılar ve topluma uyum sağlamasındaki zorluklar dikkate alındığında 110.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 20.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 140.000,00 TL’ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/155 Esas – 2019/174 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veye uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 20.05.2013 – 31.05.2018 tarihleri arasında 1837 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.11.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1.Tutuklandığı suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde beraat eden davacının tazminata hak kazandığı anlaşılmakla lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Mahkemece mükerrer dava açılıp açılmadığına yönelik araştırma yapıldığı ve Dairemizce UYAP üzerinden yapılan araştırmada da mükerrer dava olmadığı anlaşılmakla bu husustaki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece davacı lehine 8.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

5.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/3867 Esas, 2022/1176 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 7. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.