Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9025 E. 2023/41 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9025
KARAR NO : 2023/41
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/11/2015 tarihli ve 2013/340 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/11/2015 tarihli ve 2013/340 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 01/03/2022 tarihli ve 2020/3855 Esas, 2022/1510 Karar sayılı ilâmıyla;
” ……….
Sanık …’un sahibi ve sorumlusu olduğu, …A.Ş ünvanlı … yerinde çatı katı yükseltme işinin inşaatında çatı montaj elemanı olarak çalışan …’in, çelik konstrüksiyon çatı üzerinde saç kaplama malzemelerini vidalama işi yaptığı esnada, çatıda aydınlatma amacıyla bırakılmış olan boşlukları örten şeffaf plastik ondülin malzemeye basması ve akabinde malzemenin kırılmasıyla yaklaşık 8.5 metre yükseklikten beton zeminine düşerek öldüğü, kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine alınan 21/05/2015 tarihli … güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü heyet tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, sanığın … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüzük ve yönetmelik maddelerine riayet etmeyerek asli kusuru ile işçi …’in ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin oluşa, kusur durumuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ile sair nedenlere ilişkin, mahalli Cumhuriyet savcısının taksirli bir fiil için alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-CMK’nın ”Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, sanık müdafii tarafından son celse olan 24/11/2015 tarihli oturumda lehe hükümler talebinde bulunulmasına rağmen tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 50/4.maddesi delaletiyle 50.maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13/09/2022 tarihli ve 2022/411 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 18.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25/10/2022 tarihli ve 2022/126890 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Kusur durumuna ve eksik incelemeye,
2. 5237 sayılı Kanun’un hapis cezasının ertelenmesine ilişkin 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddelerinin uygulanmamasına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1- Sanık …’un sahibi ve sorumlusu olduğu, …A.Ş ünvanlı … yerinde çatı katı yükseltme işinin inşaatında çatı montaj elemanı olarak çalışan …’in, çelik konstrüksiyon çatı üzerinde saç kaplama malzemelerini vidalama işi yaptığı esnada, çatıda aydınlatma amacıyla bırakılmış olan boşlukları örten şeffaf plastik ondülin malzemeye basması ve akabinde malzemenin kırılmasıyla yaklaşık 8.5 metre yükseklikten beton zeminine düşerek öldüğü, kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine alınan 21/05/2015 tarihli … güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü heyet tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, sanığın … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüzük ve yönetmelik maddelerine riayet etmeyerek asli kusuru ile işçi …’in ölümüne sebebiyet verdiği, belirtilmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini aşamalarda beyan etmiştir.
3. Katılanlar, zararları karşılanmadığından bahisle şikayetçi olmuş ve davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
4. Dosyada mevcut bulunan, kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 21/05/2015 tarihli … güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü heyet tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, sanığıın … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüzük ve yönetmelik maddelerine riayet etmeyerek asli kusuru ile işçi …’in ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
5. Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin kararında yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında dayanak madde olan 5237 sayılı TCK’nın 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmemesi, sanık hakkında hükmedilen sonuç adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenerek ceza miktarının hesaplanması sırasında dayanak madde olan 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına hükümde yer verilmemesi suretiyle hükümde duraksamaya neden olunması, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle aynı Kanunun 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ve sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsiline” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur;
1. Kusur durumu ve eksik inceleme yönünden
Sanık …’un sahibi ve sorumlusu olduğu, …A.Ş ünvanlı … yerinde çatı katı yükseltme işinin inşaatında çatı montaj elemanı olarak çalışan …’in, çelik konstrüksiyon çatı üzerinde saç kaplama malzemelerini vidalama işi yaptığı esnada, çatıda aydınlatma amacıyla bırakılmış olan boşlukları örten şeffaf plastik ondülin malzemeye basması ve akabinde malzemenin kırılmasıyla yaklaşık 8.5 metre yükseklikten beton zeminine düşerek öldüğü, kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine alınan 21/05/2015 tarihli … güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü heyet tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, sanığın … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili tüzük ve yönetmelik maddelerine riayet etmeyerek asli kusuru ile işçi …’in ölümüne sebebiyet verdiği olayda, oluşa uygun düşen bilirkişi raporu ile sanığın asli kusurlu olduğu saptanmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un hapis cezasının ertelenmesine ilişkin 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddelerinin uygulanmaması yönünden
… 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13/09/2022 tarihli ve 2022/411 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapisten çevrilme 18.200,00TL adli para cezasına karar verilmiş olup, esas mahkemenin, 5237 sayılı TCK’nın hapis cezasının ertelenmesine ilişkin 51 inci maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddelerinin uygulanmaması yönündeki takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanığın kusurlu davranışı sebebi ile gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13/09/2022 tarihli ve 2022/411 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (c) ve (ç) harfleri gösterilen bentlerinin hükümden çıkartılarak hükmün (b) harfi ile gösterilen bendinden sonra gelmek üzere “Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/4.maddesi delaletiyle aynı Kanunun 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/3. maddesi gereğince 910 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20-TL olarak hesabıyla 18.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile aylık 8 eşit taksit halinde ödenmesine, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.