YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9133
KARAR NO : 2023/749
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmü, … vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.02.2017 tarihli, 2017/5035 nolu iddianamesi ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış, dava … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/212 Esas numarasına kaydedilmiştir.
2…. 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/212 Esas, 2017/1025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3…. 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/212 Esas, 2017/1025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.09.2019 tarihli, 2019/24931 nolu iddianamesi ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış, dava … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/682 Esas numarasına kaydedilmiştir.
5…. 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/682 Esas, 2019/857 Karar sayılı kararı ile dosyanın … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1065 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6…. 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2018/1065 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
7. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin, 06.05.2022 tarihli ve 2021/2845 Esas, 2022/1754 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili ve suçtan zarar gören … vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından, “İddia konusu 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptında, taşınmazda ayrı eylem olarak kabul edilmesi gereken “2.kat yapılması ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması eylemleri bakımından” 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 8 inci maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suçtan zarar gören … vekilinin temyiz istemi;
1.Yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğuna,
2. Hükmün bozulması gerektiğine,
3. Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sanık hakkında imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediği iddiasıyla ve cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suça konu eylemin 12.10.2004 tarihinden önce 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmeden önce gerçekleştiği, sanığın savunması, olay yerinde yapılan keşif, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup suç tarihi itibariyle kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle imar kirliliğine neden olmak suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği iddiasıyla 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, suça konu kaçak katın 1991-1992 yıllarında yapıldığı, sanığın suça konu yeri 2014 yılı eylül ayında kiraladığı, kiraladığı yerde hiçbir yapı yapmadığı sadece yağmurdan korunmak amacı ile sundurma yaptığı, yapı tatil zabtı tutulduktan sonra da bu sundurmaları söktüğü sanığın savunması, olay yerinde yapılan keşif, bilirkişi raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla müsnet suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraatine karar verildiği, belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında, iddia konusu 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptında “2.kat yapılması ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması eylemleri bakımından” kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Konak Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü KUDEB Şubesi görevlileri tarafından tutulan 22.12.2015 tarihli Yapı Tatil Zaptı ile, … ili, Konak ilçesi, … Mahallesi, Muzaffer İzgü sokak (1482 sokak) No:2 adresinde bulunan, 1217 ada, 16 parselde, kiracı olan sanık tarafından yapı ruhsatiyesi almadan mevcut binanın “yapı cephesinde açılır kapanır üst örtü yapıldığı ve ek inşaat bahçesinin üzeri kapatıldığı, ek inşaat 2.katındaki terasın üzerine sundurma ve ek inşaatın üzerine kaçak olarak 1. kat yapılmış kullanılıyor durumda olduğunun tespit edildiği iddiasıyla taşınmazda işyeri kiracısı olan sanık … hakkında imar kirliğine neden olmak ve 2863 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçlarından kamu davası açıldığının anlaşıldığı, sanığın aşamalardaki benzer savunmalarında iddianame konusu eylemlerden 2.kattaki sundurma ve kaçak olduğu belirtilen 2.katın, kendisi söz konusu işyerini mülk sahibinden 01.09.2004 tarihinde kiraladığında mevcut olduğunu, kendisinin sadece tutanakta belirtilen tenteler ile ilgili kısmı yağmurdan korunmak amacıyla yaptırdığını, belediye tutanak tutunca da kaldırdığını savunduğu, taşınmazı sanığa kiraya veren ve bozma öncesi yapılan yargılamada dinlenilen tanık …’ın 27.10.2017 tarihinde yapılan keşifte alınan beyanları ile sanığın bu yöndeki savunmalarını doğruladığı, ayrıca dosyada mevcut ve aksi iddia olunmayan kira sözleşme fotokopileri uyarınca, taşınmazın kiralandığı dönemler bakımından sanığın savunmaları ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, sanık hakkında düzenlenen ve 22.12.2015 tarihinde belediye görevlileri tarafından yapılan tespitte aynı tutanakta izinsiz ve kaçak olduğu belirtilen imalatların, aynı tarihlerde yapılmadığının anlaşıldığı, zira bozma kararı öncesi 27.10.2017 tarihinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen 25.12.2017 tarihli inşaat bilirkişi raporu ve bozma kararı sonrası 28.02.2020 tarihinde yapılan keşfe istinaden hazırlanan 15.06.2020 tarihli inşaat bilirkişi raporları ile taşınmazın hali hazır durumunda yapı ön cephesinde hareketli ayaklı (tekerlekli), açılır kapanır tente yapıldığı, zemin kat iç bahçe terasının üstünün açık olduğu ancak tente ile kapatılabilmesi için (açılır-kapanır hareketli) mekanizmanın yerinde mevcut olduğu, 2. Kat terasın üst kısmının tamamen açık vaziyette, kaçak olarak belirtilen katın boş durumda olduğunun tespit edildiği, ayrıca sokak görüntüleri, ön cephe röleve çizimleri ile çürüyen ahşap pencere doğramaları ve günümüzde kullanılmayan kalorifer petek vanaları dikkate alındığında, iddianame konusu olan ve halen yerinde mevcut bulunduğu tespit edilen 2.kat ile kaldırıldığı tespit edilen 2.kat teras üzerindeki sundurmanın 1991-1992 yıllarında mevcut olduğunun tespit edilmesi karşısında, söz konusu binada “izinsiz 2.kat inşa edilmesi ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması” eylemlerinin, aynı tutanakta “yapı cephesine açılır kapanır üst örtü yapılması ve ek inşaat bahçesinin üzerinin kapatılması” olarak belirtilen diğer eylemler ile çok uzun zaman aralıkları ile yapıldığından, ayrı zamanlarda ayrı kasıtlarla gerçekleştirilmesi nedeniyle, ayrı ayrı eylemler olduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek, Suça konu taşınmaz üzerindeki binaya izinsiz olarak “2.kat yapılması ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması eylemleri bakımından” söz konusu imalatların 1991-1992 yıllarında mevcut oldukları tespit edildiğinden, bu tarihlerden ile iddianamelerin düzenlendiği 22.02.2017 ve 04.09.2019 tarihleri arasında, atılı suçlar için 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ön görülen asli dava zaman aşımı süresi olan 8 yıllık sürenin dolduğu, bu nedenle bahsi geçen eylemler yönünden sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermek gerekirken sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı, katılan vekilinin istinaf başvurusunun bu itibarla yerinde olduğu gerekçesiyle … 19.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.06.2020 tarih, 2018/1065 (E) ve 2020/173 (K) sayılı hükmünün kaldırılmasına, iddia konusu 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptında, taşınmazda ayrı eylem olarak kabul edilmesi gereken “2.kat yapılması ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması eylemleri bakımından” kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suçtan zarar gören … vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı Kanun’un 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
A.İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan …’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. 2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen eylemlere ilişkin olarak 22.02.2017 tarihli iddianame ile imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece 26.12.2017 tarihinde sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan beraatine karar verildiği, kararın katılan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyurusunda bulunularak eldeki dava ile birleştirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece istinaf ilamı üzerine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğu ve 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptına dayalı olarak 04.09.2019 tarihli iddianame ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açılarak asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkemece 16.06.2010 tarihinde sanığın hem imar kirliliğine neden olma hem de 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından beraatine karar verildiği, kararın Belediye Başkanlığı vekili ve … vekilince istinaf edildiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince 22.12.2015 tarihli yapı tatil zaptına konu 4 eylem bölünerek “2.kat yapılması ve 2.kat teras üzerine sundurma yapılması” eylemleri bakımından beraat hükümleri kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle düşme, ” yapı cephesine açılır kapanır üst örtü yapılması ve ek inşaat bahçesinin üzerinin kapatılması” eylemleri bakımından kurulan beraat hükümlerinin ise bozulmasına karar verildiği, her iki suç açısından verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının temyize konu edildiği dosya kapsamında, iddianame konusu eylemlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, iddianameye konu edilen eylemlerin bölünemeyeceği anlaşılmakla, iddianame kapsamındaki eylemler bölünmek suretiyle iki eylem açısından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan …’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin, 06.05.2022 tarihli ve 2021/2845 Esas, 2022/1754 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.