YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9190
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.01.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 28.07.2011 – 16.10.2012 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan 113.468,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi zararının tahliye tarihi olan 16.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 27.01.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılmadığından reddi gerekmektedir. Dava yetkili olmayan mahkemede ve dava açma koşulları oluşmadan açılmıştır. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle ekonomik durumu ve asgari ücret araştırılarak maddi tazminat hesaplanmalıdır. Davacının muhtemel zararı, gelir kaybı olarak maddi tazminat hesabına katılamaz. İstenilen tazminat miktarları yüksektir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.172,61 TL maddi ve 17.840,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2020/9624 Esas, 2022/293 Karar sayılı ilâmı ile; davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de; belirlenen ölçütlere ve emsal uygulamalara uymayacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.172,61 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 20.10.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat miktarı yönünden kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile vekâlet ücretinin az olduğuna ilişkindir.
B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
Kanunda belirtilen koşullar oluşmadan dava açıldığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı hakkında Kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, davacının atılı suç nedeniyle 28.07.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 30.07.2011 tarihinde tutuklandığı ve 16.10.2012 tarihinde tahliye edildiği, 19.09.2013 tarihinde davacı hakkında beraat kararı verildiği ve kararın 12.10.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin açmış olduğu tazminat davasında davanın açma süresi yönünden herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsubunun yapılmadığı, yapılan araştırmada başka bir mahkemede tazminat davası açılmadığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin 30.07.2011 – 16.10.2012 tarihleri arasında infaz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, anlatımlar ile yazışma sonuçları birlikte değerlendirilerek ve 28.02.2016 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak 10.172,61 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta geçen süre, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta geçen süre içerisinde duyulan ızdırap ve acı, haksız olarak tutuklanmanın meydana getirdiği psikolojik sıkıntı, hak ve nesafet kuralları ile hükmolunacak tazminat miktarının zenginleşme sonucunu doğurmayacağına ilişkin tazminat hukuku ilkesi göz önünde bulundurularak ve ayrıca haksız hürriyetinden yoksun kılınan zaman dilimi de gözetilerek 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına davacı vekilinin talebiyle bağlı kalınarak 16.10.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle 3.325,89TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/427 Esas – 2013/273 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 28.07.2011 – 16/10/2012 tarihleri arasında 477 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.10.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu davanın kısmen kabulü yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.