YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/933
KARAR NO : 2023/1052
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle,gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme suçundan yargılandığını, 31.03.2013 tarihinde gözaltına alınıp 02.04.2013 tarihinde tutuklandığını, 11.03.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sırasında 05.06.2015 tarihinde yeniden tutuklanıp mahkumiyetine ve tutukluluk halinin devamına karar verildiğini, Yargıtay incelemesi ile mahkumiyet kararının bozulması ve 25.10.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı süreler nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ilk tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 30.09.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacı hakkında tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilip edilmediği hususunun araştırılması gerektiğini, davacının zararını dava dilekçesine ekleyerek zararı ispat etmesi gerektiğini, davacının tutuklanmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kısmen kabul halinde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ancak bu ücretin Sulh Ceza Hakimliği ile Ağır Ceza Mahkemesinde takip edilen işler arasındaki ücretten fazla olamayacağını, tazminat davalarının kesinleşmeden icraya konulamayacağını, davacı vekilinin özel vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/416 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 31.257,16 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatın ilk tutuklama tarihinden faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2020 tarihli ve 2020/49 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, davacı hakkında gözaltı evraklarının alınması gerektiği, davacının iki farklı dönemde tutuklu kaldığı anlaşıldığı, bu nedenle maddi tazminatın infaz gördüğü tarihler bakımından ilk dönem için 4.594,66 TL’nin 02.04.2013 tarihinden, ikinci dönem için 26.662,5 TL’nin 08.05.2017 tarihinden itibaren olması gerektiği, manevi tazminatın da her bir koruma tedbiri için tazminat miktarının ayrı ayrı belirlenip, faizlerinin de tutuklama tarihlerinden itibaren uygulanması gerektiğinden bahisle davacı … davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile İstinaf bozma ilamına uyarak davanın kısmen kabulü ile ilk tutuklama dönemi bakımından 4.594,66 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın 02.04.2013 tarihinden, ikinci tutuklama dönemi bakımından 26.662,50 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın 08.05.2017 tarihinden faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6…. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2020/932 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı … davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Mahkemelerce 5271 sayılı Kanun 141 ve devamı maddeleri ve Yargıtay içtihatlarına aykırı karar verildiğine, maddi ve manevi tazminat isteme şartlarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, maddi tazminat hesabında asgari geçim indiriminin dahil edilmemesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ilişkindir.
2.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilin haksız yere 1583 gün gözaltı ve tutuklu kalmasına rağmen hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, mahsup tazminata engel olmamasına rağmen bu hususa aykırı karar verildiğine, haksız tutuklanması nedeni ile hem kendisinin hem ailesinin manevi olarak zarar gördüğüne, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/118 Esas, 2019/152 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürme suçundan yargılandığı, 31.03.2013 – 11.03.2014 tarihleri ve 05.06.2015- 25.10.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutukluluğuna karar verildiği, bu sürelerin başka suçlardan da cezası olduğundan 31.03.2013 – 24.09.2013 tarihleri ve 08.05.2017- 25.10.2018 tarihleri arasında infaz gördüğü, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.09.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında tutuklu kaldığı sürelerin mahsubunun yapılmadığı, başkaca derdest dosya bulunmadığı, davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin infaz gördüğü belirlenerek ve istinaf bozma ilamına da uyularak, davanın kısmen kabulü ile 4.594,66 TL maddi, 5.000,000 TL manevi tazminatın ilk tutuklama tarihi olan 02.04.2013 tarihinden, 26.662,50 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise ikinci infaz tarihi olan 08.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, tazminata esas dosyada davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu, bu kapsamda, 31.03.2013 – 24.09.2013 tarihleri arasındaki dönem için 11.500,00 TL manevi tazminat, ikinci tutuklama dönemi bakımından 49.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/118 Esas, 2019/152 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürme suçundan yargılandığı, infaz tarihleri bakımından 31.03.2013 – 24.09.2013 tarihleri arasında 177 gün ve 08.05.2017- 25.10.2018 tarihleri arasında 535 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.09.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2.Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle maddi tazminat hesabında asgari geçim indiriminin dahil edilmemesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Tazminat talebinin dayanağı olan dosya kapsamında davacının tutuklu kaldığı 31.03.2013-24.09.2013 tarihleri bakımından, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/103 Esas – 2007/21 Karar sayılı ceza dosyasındaki mahkumiyetinden aynı mahkemenin 26.03.2014 tarihli ek kararı ile mahsubuna karar verildiği, 09.05.2017-25.10.2018 tarihleri bakımından, … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1295 Esas – 2015/239 Karar sayılı ceza dosyasındaki mahkumiyetinden aynı mahkemenin 14.01.2019 tarihli ek kararı ile mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin fiilen mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, 5271 sayılı Kanun 144 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, bu husus hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Kabul ve uygulamaya göre;
1. Maddi tazminat talebi yönünden;
Tutuklu kaldığı tarihte asgari ücret ile çalıştığını beyan eden ve bunun dışında kayıtlı bir çalışması bulunmayan davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-3, ve B-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2020/932 Esas, 2020/878 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.