YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9365
KARAR NO : 2023/38
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Taksirle yaralama
.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/06/2015 tarihli ve 2014/530 Esas, 2015/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/06/2015 tarihli ve 2014/530 Esas, 2015/382 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 13/05/2019 tarihli ve 2017/9827 Esas, 2019/6079 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanığın, … sarayına kablo yerleştirilmesi konusunda yetkili olan şirketin sorumlu elektirik mühendisi olduğu, 08.10.2011 saat 20:00 sıralarında …‘ın kaldırımda yürürken kablo yerleştirilmesi amacıyla açılan, 100*100 cm genişlik, 80-100 cm derinliğinde üstü açık herhangi bir uyarı levhası işaret bulunmayan rogar çukuruna düşmesi sonucu, …‘ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ağır 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiin, sanığın kusurunun bulunmadığına, bilirkişi raporlarında aydınlatmanın bulunduğunun belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından belediyeye yazılan cevabi yazıda olay yerinde aydınlatmanın bulunmadığının dikkate alınmadığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan … hakkında hükme esas alınan kemik kırığını gösteren adli doktor raporunun dosya arasına konulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükmün ikinci paragrafında TCK’nın 89/2-b maddesi yerine, TCK’nın 89/2 maddesi yazılarak, uygulanan kanun maddesinin eksik gösterilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/02/2020 tarihli ve 2019/491 Esas, 2020/151 Karar sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
4. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/02/2020 tarihli ve 2019/491 Esas, 2020/151 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 01/11/2021 tarihli ve 2021/1836 Esas, 2021/7482 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir.
5. 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14/01/2022 tarihli ve 2021/809 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 2 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bir yıl denetim süresi tayin edilerek hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ancak sanık tarafından bu karara itiraz edilmesi üzerine 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/09/2022 tarihli ve 2022/44 Esas, 2022/441 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Oluşa, kusura ve eksik incelemeye,
2. Usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, … sarayına kablo yerleştirilmesi konusunda yetkili olan şirketin sorumlu elektirik mühendisi olduğu, 08.10.2011 saat 20:00 sıralarında …‘ın kaldırımda yürürken kablo yerleştirilmesi amacıyla açılan, 100*100 cm genişlik, 80-100 cm derinliğinde üstü açık herhangi bir uyarı levhası işaret bulunmayan rogar çukuruna düşmesi sonucu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ağır 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
2.Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini aşamalarda beyan etmiştir.
3.Katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımları bulunmaktadır.
4.Meydana gelen kazada kusur durumuna ilişkin olarak;
… 17. Sulh Ceza Mahkemesi aracılığı ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/06/2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda; rögar çukurunu açtıktan sonra çukuru kapatmadan bırakıp o şekilde terk eden, çukur etrafına ikaz işaretleri ve yazıları koymayan, çukura düşme tehlikesine karşı fiziki tedbirler almayan, Onur Mühendislik Ltd. Şti. adına şirketin sorumlu elektrik mühendisi …’in olayda asli kusurlu olduğu bildirildiği, görüşünü içerir rapor dava dosyasında mevcuttur.
5.Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Oluş, kusur ve eksik inceleme yönünden
Sanığın, … sarayına kablo yerleştirilmesi konusunda yetkili olan şirketin sorumlu elektirik mühendisi olduğu, 08.10.2011 saat 20:00 sıralarında …‘ın kaldırımda yürürken kablo yerleştirilmesi amacıyla açılan, 100*100 cm genişlik, 80-100 cm derinliğinde üstü açık herhangi bir uyarı levhası işaret bulunmayan rogar çukuruna düşmesi sonucu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ağır 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda;
… 17. Sulh Ceza Mahkemesi aracılığı ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/06/2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda; rögar çukurunu açtıktan sonra çukuru kapatmadan bırakıp o şekilde terk eden, çukur etrafına ikaz işaretleri ve yazıları koymayan, çukura düşme tehlikesine karşı fiziki tedbirler almayan, Onur Mühendislik Ltd. Şti. adına şirketin sorumlu elektrik mühendisi …’in olayda asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, oluşa uygun düşen bilirkişi raporu ile sanığın kusur durumu tespit edildiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanığın kusurlu davranışı sebebi ile gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06/09/2022 tarihli ve 2022/44 Esas, 2022/441 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.
.