Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9395 E. 2023/575 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9395
KARAR NO : 2023/575
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 16.08.2008 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Türk olmakla birlikte ticari ilişkilerini kolaylaştırmak amacıyla Alman vatandaşı olduğunu, Türkiye’de ve Almanya’da faaliyet gösteren Kurt Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketinin sahibi olduğunu, teşekkül halinde uyuşturucu madde eroin ticareti yapmak suçundan 02.07.2004 tarihinde gözaltına alındığını, 05.07.2004 tarihinde tutuklandığını, 01.02.2007 tarihinde tahliye edildiğinı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle şirketinin ciddi zararlara uğradığını, bu nedenle 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 22.07.2008 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının ve derdest dosya bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacını kendi kusurlu eylemleri nedeni ile tutuklanmaya neden olduğundan tazminata hak kazanamayacağını, maddi zararını ispat edemediğini, talep edilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak derecede fahiş olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.

3. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2008/146 Esas, 2014/275 Karar sayılı kararı ile; tazminatın kısmen kabulü ile 43.750,60 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4…. 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2008/146 Esas, 2014/275 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.06.2016 tarihli ve 2015/12862 Esas, 2016/9521 Karar sayılı kararı ile; davacının, Almanya Federal Cumhuriyetinde bulunan şirketi kendi adına kayıtlı şahıs şirketi olup, aynı zamanda şirketinde çalışan durumunda bulunduğunun ileri sürülmesi ve şirketin hangi bölümünde ne sıfatla ve hangi pozisyonda ne kadar ücret karşılığında çalıştığını belgelendirmemesi nedeniyle, öncelikle davacının Almanya Federal Cumhuriyetine sabit bir geliri veya almakta olduğu bir ücretin bulunup bulunmadığı araştırılarak, tutuklanması nedeniyle mahrum kaldığı gelirinin tespit edilmesi halinde bu miktarın, tespit edilememesi halinde ise ülkemizde çalışan bir işçiye ödenen aylık asgari ücret miktarının maddi tazminat hesabına esas alınması gerektiği, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, derdest dosya araştırması yapılması gerektiği ve manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2016/350 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminatın kısmen kabulü ile 15.434,05 TL maddi, 90.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2016/350 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/8451 Esas, 2022/1019 Karar sayılı kararı ile; davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelere ilişkin olarak tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 9.170,35 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapılarak belirlenen miktarın hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın fazla tayini ve manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

7. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminatın kısmen kabulü ile 9.170,35 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 02.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
5271 sayılı kanun 141 maddesi ve devamına göre açılan davanın reddi gerektiğine, tutuklama işleminin yetkili makamlarının kusurundan kaynaklanmadığına, davacının zararını ispat edemediğine, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, ilişkindir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin olay tarihinde ve halen çifte vatandaş olduğu, Almanya ve Türkiye’de faaliyet gösteren nakliye şirketinin bulunduğu, tutuklandığı dönemde tırlarından birini sattığı ancak sattığı kişinin borcunu ödememesinden dolayı tırın devrini yapmadığı, bu kişinin de tırda uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle tır sahibinin kendisi olması nedeni ile yargılanıp beraat ettiği, uzun tutuklama nedeni ile şirketinin zarar ettiğini, zararının belirlenmesi amacıyla yerel mahkemece şirketin tutuklanmadan önceki son dört yılının bilançolarının istendiği, Alman Federal Hükümetinin 10 yıl geçmesi nedeniyle evrakların imha edildiğini bildirmesi nedeniyle zararını ispat edemedikleri ancak zararlarını sözlü olarak bildirdikleri, uzun süren yargılama ve davacının şirketinin zarar etmesi nedeni ile hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/204 Esas – 2008/25 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ticaret maksadıyla uyuşturucu madde bulundurma, satma, nakletme, satılmasına aracılık etme, devretme suçundan 02.07.2004–01.02.2007 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.04.2008 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanununda belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilmediği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği ve bozma ilamına da uyulduğu belirlenerek, 9.170,35 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/204 Esas – 2008/25 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ticaret maksadıyla uyuşturucu madde bulundurma, satma, nakletme, satılmasına aracılık etme, devretme suçundan 02.07.2004–01.02.2007 tarihleri arasında 944 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.04.2008 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun’da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Tazminat talebinin esasını oluşturan … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/204 Esas – 2008/25 Karar sayılı ceza dava dosyasında tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 466 sayılı Kanun gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebi yönünden;
Davacının, Almanya Federal Cumhuriyetinde bulunan şirketi kendi adına kayıtlı şahıs şirketi olup, aynı zamanda şirketinde çalışan durumunda bulunduğunun ileri sürülmesi ve şirketin hangi bölümünde ne sıfatla ve hangi pozisyonda ne kadar ücret karşılığında çalıştığını belgelendirmemesi nedeniyle, Almanya Federal Cumhuriyetine sabit bir geliri veya almakta olduğu bir ücretin bulunup bulunmadığı araştırılmış, yapılan araştırmada davacının tutuklandığı dönem olan 2004 yılından 4 yıl geriye mali tablolar ve beyannamelerin imha edildiğinden tespiti yapılamadığı, davacının da zararını belgelendiremeyeceğini beyan etmesi nedeniyle, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/166 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.