YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9457
KARAR NO : 2023/693
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın dosyada bildirdiği en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, ancak bila ikmal iade edilmesi üzerine aynı Kanunun 21/2 nci maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle hükmün kesinleşmediği, sanığın 21.01.2022 tarihli dilekçesinin temyiz iradesini gösterdiği anlaşılmış, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.05.2013 tarihli ve 2012/988 Esas, 2013/601 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesi gereği hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.11.2022 tarihli 2022/121904 sayılı temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
Hakkında lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin (ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.05.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.05.2013 tarihli ve 2012/988 Esas, 2013/601 Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.