Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9556 E. 2023/512 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9556
KARAR NO : 2023/512
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.09.2022 tarihli ve 2022/2074 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 21.11.2022 tarihli ve 2022/138346 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın zorunlu olarak şerit değiştirmekten ibaret eyleminin hatalı şekilde makas atmak olarak değerlendirilip, koşulları bulunmadığı hâlde sanık hakkında bilinçli taksir hükmünün uygulanmasının isabetsiz olduğuna,
2. Sanığın olay yerinden kaçtığına dair yanılgılı ve soyut gerekçe ile hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının isabetsiz olduğuna,
İlişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca daha yüksek oranda artırım yapılması gerektiği gözetilmeden (1/3) oranında artırım yapılmasının hatalı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. İlk Derece Mahkemesince, 03.02.2022 tarihli ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı ve tutanakta yer alan kaza yeri krokisi, 03.02.2022 tarihli olay yeri inceleme raporu ile rapora ekli olay yeri krokisi ve fotoğraflar, kaza öncesiyle sonrasını gösteren ve Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca kaydedilen görüntüler ile görüntülerin çözümüne ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenen 03.02.2022 tarihli CD ön inceleme tutanağı ve 28.02.2022 tarihli tutanak, kazaya karışan sanık sürücü … ile temyiz dışı mağdur sanık …’nin ve ölen yolcu … ‘ın alkollü olup olmadıklarını tespite yönelik 03.02.2022 tarihli alkol raporları ile tıbbî laboratuvar tetkik sonuç raporu, sanık sürücü …’un ikinci kez alkollü … kullanmasından dolayı sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alındığına dair 03.02.2022 tarihli tutanak ve … İl Emniyet Müdürlüğünün 08.06.2022 tarihli yazısı ekindeki sürücü belgesi detay bilgileri, ölen yolcuyla ilgili 03.02.2022 tarihli ölü muayene tutanağı, temyiz dışı mağdur sanık sürücü …’nin yaralanmasına ilişkin … Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 13.03.2022 tarihli rapor, soruşturma evresinde trafik polisi trafik adlî bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporu, kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.04.2022 tarihli raporu başta olmak üzere dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;
Sanık sürücü …’un, sevk ve idaresindeki otomobil ile 03.02.2022 tarihinde saat 00.36 sıralarında, açık havada, gece vakti, aydınlatması mevcut ve azami hız limitinin 70 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergahı düz, düşey güzergahı eğimsiz caddede, yolcu koltuğunda oturan tanık … ile birlikte … Bulvarı üzerinden sol şeridi takiben … Kavşağı istikametinden Belediye Kavşağı istikametine, aracına yolcu olarak ölen …’ı alan temyiz dışı mağdur sanık …’nin yönetimindeki otomobille, yarış hâline geçip, 130 kilometre/saat üzerinde bir hızla seyir hâlindeyken, geriden gelen trafiğe dair yeterli kontrolü yapmaksızın ilerideki kavşaktan sola dönüş yapmak amacıyla sol şeride yönelip yerleşen temyiz dışı sanık … idaresindeki otomobili zamanında fark edemeyip, selektör yaparak ikaz ettiği bu araca mevcut hızıyla tehlikeli şekilde yaklaştıktan sonra makas atmak tabir edilen şekilde sağ şeride yöneldiğinde, idaresindeki otomobilin sağ arka köşe kısımlarına, kendisiyle aynı istikametten sol şeridi takiben 130 kilometre/saat hızla geriden gelmekte iken sağa yönelen temyiz dışı mağdur sanık …’nin yönetimindeki otomobilin sol ön kısmının sağ şeritte çarptığı, çarpmanın akabinde sanık sürücü …’un kaza yerinde durmayıp seyrine devam ettiği, temyiz dışı mağdur sanık …’nin yönetimindeki otomobilin ise çarpmanın etkisiyle sağdan yol dışı kalıp, refüj üzerindeki ağaca çarparak, tekrar yola savrulup, son konumunu aldığı ve aracın hız kadranının 120-140 kilometre/saat aralığında 130 kilometre/saat üzerinde takılı kaldığı, araçların fren izi uzunluğuna ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı, aynı gün saat 02.58’de yapılan ölçüme göre sanık sürücü …’un 1,38 promil, temyiz dışı mağdur sanık …’nin saat 03.17’de yapılan ölçüme göre 1,75 promil alkollü olduklarının belirlendiği, ayrıca, kazaya karışan … sürücülerinin (B) sınıfı sürücü belgelerinin mevcut olduğunun tespit edildiği, meydana gelen trafik kazasından dolayı temyiz dışı mağdur sanık …’nin yönetimindeki otomobilde yolcu olarak bulunan ve saat 01.11’de istenilen tetkike göre 120,2 miligram / desilitre – 1,202 promil alkollü olduğu belirlenen Hakican’ın trafik kazasıyla oluşması mümkün künt genel kafa ve beden travması sonucu meydana gelen sağ kol, sağ uyluk, sol bacak, kafa, yüz ila kot kemik kırıkları ile karakterize iç organ ve damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu aynı gün öldüğü, kovuşturma evresinde şikayetinden vazgeçen temyiz dışı mağdur sanık …’nin ise yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, olayın başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçlarının bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
2. Katılanlar … ve …, sanık sürücü …’dan şikâyetçi olduklarını beyan etmiş olup, ölenin babası ve annesi olan şikâyetçilerin duruşmanın 10.05.2022 tarihli ilk oturumunda davaya katılmalarına karar verilmiştir.
3. Sanık …, kazanın, kazadan önce aldığı ve kazadan sonra tespit edilen alkolün etkisiyle meydana gelmediğini, önüne bir … çıktığını fark etmesi üzerine direksiyonu sağa çevirdiğini ve bu esnada kaza olduğunu, olayın şoku ile ailesini aradığını, olay yerinde yapabileceği bir şey olmaması sebebiyle ailesiyle eve geçtiğini, bir süre sonra da karakoldan arandığını, kaza öncesi yarış hâlinde olmadığını, soruşturma evresinde kolluk görevlilerinin temyiz dışı mağdur sanık …’nin idaresindeki aracın ibresinin 130-140 kilometre/saat aralığında takılı kaldığını ve kendi hızının da bu civarda olduğunu söylemeleri nedeniyle hızının 130-140 kilometre/saat olduğunu ifade ettiğini, bu ifadesinin doğru olmadığını, hızının 100-110 kilometre/saat olduğunu, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Temyiz dışı mağdur sanık …, kaza öncesi alkol almakla beraber bilincinin yerinde olduğunu, hızının 100 kilometre/saat üzerinde olduğunu; ancak, yarış yapmadıklarını, sol şeritte sanık …’un yönetimindeki otomobilin arkasından giderken temyiz dışı sanık … idaresindeki otomobilin sağ şeritten sol şeride geçmesi üzerine kendisinin sağ şeride geçtiğini ve ön ilerisi boş şekilde ilerlerken, sanık sürücü …’un makas atıp, sağa yönelerek, temyiz dışı sanık … idaresindeki araçla kendi yönetimindeki … arasına girmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, yaralanmasından dolayı şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
5. Temyiz dışı sanık …, sola dönüş yapabilmek için bulunmuş olduğu sağ şeritten sol şeride geçtiğini, bu esnada arkadan gelen herhangi bir … olmadığını ve hızının 50-55 kilometre/saat olduğunu, bir süre sonra yanından hızla iki arabanın yan yana geçtiğini, o an yolda üç araba yan yana bulunuyor gibi göründüklerini, kendi aracının sallanmasından dolayı diğer araçları fark etmesiyle kazanın meydana gelmesi arasında bir … gibi bir süre olduğunu, sağında bulunan araca, ortada bulunan aracın makas atmaya çalışırken çarpışmanın meydana geldiğini ifade etmiştir.
6. Tanık …, kovuşturma evresinde alınan yeminli anlatımında; “… Sanık … beni evime bırakabileceğini söylemesi üzerine ben onun aracına bindim. …’de …’nin aracına bindi. Hep birlikte seyir halindeyken isimli restorantın önünde bulunan kavşaktan döndüğümüz sırada sanık … birden gaza bastı. Bu sırada … ve …’nin içinde bulunduğu araçta yanımızdan geçti. Ben panik atak hastası olmam sebebiyle sanık …’a gaza basmaması gerektiğini söyleyerek aracın kapı üst kısmından tuttum… … ile seyir halindeyken önümüze bir tane … çıktı. Sanık … bu araca rağmen hızını kesmeyerek sağ şeride geçti ve yoluna devam etmek istedi. Sanık … sağ şeride geçtiğinde pat diye bir ses duyduk. Ben hemen sanık … ve …’nün yolda olması sebebiyle hemen onları aradım ancak telefona cevap vermediler. Daha sonra sanık …’a aracı durdurmasını ve kaza olabileceğini söylememe rağmen sanık … aracı kullanmaya devam etti ve ilerde bir yerde durdu. Ben hemen sesi duyduğum yere doğru koştuğumda müşteki sanık …’nin kullanmış olduğu ve içerisinde Hakican’ın da olduğu aracın kaza yaptığını gördüm. Bir süre sonra olay yerine … görevlileri ve polisler geldi. Yaralıları hastaneye götürdüler. Ben Hakican’ın vefat ettiğini hastanede öğrendim… ‘nun orada bulunan kavşağa geldiğimizde sanık … ve Hakican’ın bulunduğu araçta bizim yanımıza geldi. Karşılıklı olarak camları açtık ve birimize gülümsedik. Aramızda hızlanalım ve yarış yapalım şeklinde bir söz konuşulmadı… … ile … ile seyir halindeyken önümüze bir tane … çıktığında sanık … ona selektör yaptı ve ayrıca … bu araca rağmen bu … ile arasında durma mesafesinde bulunmasına rağmen durmayarak yoluna devam etti…” ve kovuşturma evresinde içeriğini doğruladığı soruşturma evresinde alınan ilk ifadesinde; “… Emniyetin oradan itibaren … ile Yunus araçları ile yarışmaya başladılar. Ben … içerisinde …’a ‘abi yapmayın beni eve bırak’ dedim. Yunus aracı ile içerisinde olduğum aracın önüne geçmeye çalıştı ve makas attı. O şekilde yola devam ettik. Büyükşehir belediye kavşağına geldiğimiz esnada biz önde idik ancak hangi şeritte olduğumuzu hatırlamıyorum çünkü panik atak olduğum için sol elim ile camın üst tarafında bulunan tutma kolunu tutuyordum ve gözüm de kapalı idi. Trafik ışıklarını geçtik ve arkamızdan pat diye bir ses duyduk. … aracını ileride güvenli bir yere çekti. Araçtan indik ve geri geldiğimizde …’nin kullanmış olduğu 52… plaka sayılı aracın hurda haline dönüşmüş olduğunu, olay yerinde polis, ambulans ve itfaiye ekiplerinin gelmiş olduğunu gördük. Yaşanan kazada herhangi bir yaralanmam olmadığı için doktor raporu almak istemiyorum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. Tarafların kusur durumlarına ilişkin 03.02.2022 tarihli ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağında, sanık …’un, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56. maddesindeki şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması ve temyiz dışı mağdur sanık …’nin aynı Kanun’un 52. maddesindeki aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle kusurlu oldukları, soruşturma evresinde trafik polisi trafik adlî bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, sanık …’un, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında … sürme yasağı” başlıklı 48. maddesini ihlal etmesi ve aynı Kanun’un 56. maddesindeki şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması ile 52. maddesindeki aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması, temyiz dışı mağdur sanık …’nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında … sürme yasağı” başlıklı 48. maddesini ihlal etmesi ve aynı Kanun’un 52. maddesindeki aracının hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması, temyiz dışı sanık …’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 55. maddesindeki duyulur veya görülür bir geçiş işareti alınca bölünmüş karayollarında bulunduğu şeridi izlemek ve hızını artırmamak ile geçilmekte iken bir başka aracı geçmeye veya sola dönmeye kalkışmak yasaktır kurallarını ihlal etmesi nedenleriyle kusurlu oldukları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.04.2022 tarihli raporunda, “… Sanık sürücü … idaresindeki otomobil ile mahal şartlarının çok üzerinde bir hızla sol şeridi takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde; sağ şeridi takiben seyir halinde iken sol şeride geçmek üzere manevra yapıp sol şeride yerleşen aracı hızının da etkisiyle zamanında fark edemeyip bu araca tehlikeli şekilde yaklaşıp sonrasında geriden gelen trafiğin seyir durumunu da kontrol etmeden sağa manevra ile sağ şeride geçmek istediğinde; geriden aynı istikametten sol şeritten yüksek hızla gelip sağ şeride yönelen aracın istikametini kapatması ve geriden gelen aracın sol ön kısımlarıyla kendi aracının sağ arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurludur… Müşteki sanık sürücü … idaresindeki otomobil ile mahal şartlarının çok üzerinde bir hızla sol şeridi takiben seyri sırasında kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden … ile arasına hızının gerektirdiği güvenli mesafeyi sağlayacak şekilde seyrini sürdürmediği, önünde kendisiyle aynı istikamette seyreden sanık sürücü idaresindeki araca tehlikeli şekilde yaklaşarak sonrasında bu aracın seyir durumunu dikkate almadan kısa mesafeden sağa manevra ile sağ şeride girdiğinde; önünde seyreden ve sağ şeride yönelen aracın arka kısımlarına etkin tedbir almadan çarpması ve mevcut hızıyla sağdan yol dışı kalarak refüj üzerindeki ağaca çarpması ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurludur… Sanık sürücü … idaresindeki otomobil ile sağ şeridi takiben seyirle olay mahalline gelip ileride kavşakta sola dönüş yapmak üzere sol şeride doğru manevra öncesi ve esnasında geriden gelen trafiğe dair yeterli kontrolleri yapmaması neticesinde; sol şeride yerleştiği sırada geriden mahal şartlarının çok üzerinde bir hızla gelen araçların istikametini hız farkından dolayı kapattığı, bu haliyle dava konusu kazanın oluşumuna katkı sağladığı anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurludur…” biçimindeki görüşle sanık …’un ve temyiz dışı mağdur sanık …’nin asli, temyiz dışı sanık …’ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
8. İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25.04.2022 tarihli raporunda yer alan görüşe itibar edilip, kazanın oluşumunda sanık …’un asli kusurlu olduğu, ayrıca, azami hız sınırının neredeyse iki katına varacak şekilde süratlice ve güvenli sürüş yeteneğini olumsuz olarak etkileyecek ölçüde alkollü olarak seyredip, makas atmak şeklinde şerit değiştirme kuralını ihlal eden sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, bir kişinin ölümü ve bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
9. İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde, “Suçun işlenmesindeki özellikler, cezanın sosyal ve uyarma amacı, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri…” biçimindeki gerekçelerle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılıp 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmiş, suçun bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı bilinçli taksir durumuna neden hâllerin sayısı ve yoğunluğu gözetilerek hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapılıp, sonuç ceza 6 yıl 9 ay hapis cezası olarak tayin edilmiş, sanığın (B) sınıfı sürücü belgesinin takdîren 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, müdafii tarafından mahkûmiyet hükmü kurulması hâlinde lehine olan kanun maddelerinin uygulanması talep edilen sanık hakkında, “Sanığın suça konu trafik kazasının oluşumuna neden olmasına rağmen, kaza meydana geldiğinde, kaza mahallinden kaçtığı dosyada yer alan kamera görüntüleri ile sabit olduğundan, iyi halli olmadığı kanaati ile…” biçimindeki gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı 62 nci maddesi uygulanmamış, hükmedilen sonuç ceza gözetildiğinde, diğer kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin yasal engelden dolayı uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.
10. Sanığın, adlî sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcut olup, kaza tarihinde 28 yaşını doldurduğu ve daha önce alkollü olarak … kullanmasından dolayı hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmıştır.
11. Katılanlar … ve …’nin Avukat …yi vekil olarak tayin ettiklerine ilişkin … 3. Noterliğinin 07.02.2022 tarihli, 01288 yevmiye numaralı vekâletnamesinin dosyada mevcut olduğu görülmüş, vekili bulunan katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tek maktu vekâlet ücreti hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.
2. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında ayrıntılı olarak açıklanan somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; daha önce alkollü olarak … kullanmasından dolayı hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve kazadan yaklaşık 2 saat 22 dakika sonra yapılan ölçümde 1,38 promil alkollü olduğu belirlenen sanık …’un, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip, yönetimindeki otomobili, azami hız limitinin 70 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde yasal hız sınırının neredeyse iki katına varacak şekilde süratlice ve tanık Muhammed …’nin hızını azaltması yönündeki uyarılarını dikkate almayıp, temyiz dışı mağdur sanık …’nin idaresindeki araçla önceden kararlaştırılmasa dahi yarış yaparcasına sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek kazayı önleyebileceğine güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucunda bir kişinin ölümüne ve bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu, bununla birlikte temyiz dışı sanık …’ın yönetimindeki aracın sol şeride yöneldiğini gördüğünde onu selektör yaparak ikaz ettiği, temyiz dışı sanık …’ın yönetimindeki aracın sol şeride yerleşerek, istikametini kapatması üzerine oluşması muhtemel kazayı önlemek amacıyla ve şoförlük yetenekleri ile süratine güvenerek, geriden gelen temyiz dışı mağdur sanık …’nin idaresindeki aracın önüne geçebileceğini düşünüp, kontrolsüzce sağ şeride doğru manevra yaptığı; ancak, meydana gelen sonucu kabullenmediği ve arzulamadığı, bu nedenle olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanık …’un bir kişinin ölümüne ve bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği, sonuç olarak sanık …’un eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin suç vasfına yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Bilinçli Taksir Artırım Oranına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
1. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12-701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir.
2. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; kazadan yaklaşık 2 saat 22 dakika sonra yapılan ölçümde güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde 1,38 promil alkollü olduğu belirlenen ve yönetimindeki otomobili yasal hız sınırının neredeyse iki katına varacak şekilde süratlice ve temyiz dışı mağdur sanık …’nin idaresindeki araçla yarış yaparcasına sürmeye devam eden sanık …’a, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmolunan cezada, suçun bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı bilinçli taksir durumuna neden hâllerin sayısı ve yoğunluğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığı ve temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetli ve orantılılık ilkesine de uygun olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekilinin bilinçli taksir hâli nedeniyle (1/3) oranında artırım yapılmasının hatalı ve yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “…failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar…” şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, “… failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri…” şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
3. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; daha önce alkollü olarak … kullanmasından dolayı hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve gerek meydana gelen kazadan sonra gerek yargılama sürecinde pişmanlığını samimi olarak gösterdiği herhangi bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında kurulan hükümde, “Sanığın suça konu trafik kazasının oluşumuna neden olmasına rağmen, kaza meydana geldiğinde, kaza mahallinden kaçtığı dosyada yer alan kamera görüntüleri ile sabit olduğundan, iyi halli olmadığı kanaati ile…” şeklindeki hak, … ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin takdirî indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.09.2022 tarihli ve 2022/2074 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.