YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9600
KARAR NO : 2023/124
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.10.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 28.09.2012 tarihinde tutuklandığı, 09.10.2013 tarihinde tahliye edildiği, davacının beraat ettiği, haksız tutuklama nedeniyle 99.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 23.02.2016 tarihli duruşmada; maddi tazminat talebinden feragat ettiğini beyan etmiştir.
2. Davalı vekili 12.01.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı hususunun araştırılması gerektiği, davacının davasına konu belgelerin dilekçe ekine sunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu öne sürmüştür.
3. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/254 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/254 Esas, 2016/54 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 07.02.2022 tarihli ve 2020/10134 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararı ile; davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğundan bahisle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/138 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 15.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacı hakkında koşulları gerçekleşmediği halde tazminat talebinin reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmemesi gerektiği, davacının kusuru dikkate alınarak tazminat miktarının hesap edilmesi gerektiği, davacının zararını ispat edemediği, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 Esas, 2014/231 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 28.09.2012 – 09.10.2013 tarihleri arasında 1 yıl 11 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.07.2014 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, mükerrer dava açılmadığı belirlenerek 150.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 Esas – 2014/231 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 28.09.2012 – 09.10.2013 tarihleri arasında 376 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.07.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Dairemizin 07.02.2022 tarih ve 2020/10134 Esas – 2022/778 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 23.02.2016 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Tazminat talebinin esasını oluşturan … Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/129 Esas – 2014/231 Karar sayılı ceza dava dosyasında Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
3.Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.
Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.
Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur ve bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) nolu paragrafında açıklanan nedenle … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/138 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.