Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9652 E. 2023/755 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9652
KARAR NO : 2023/755
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,davalı vekilinin yoluğundan verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerine 13.10.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde, hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.10.2009 tarihinde gözaltına alınıp, 18.10.2009 tarihinde tutuklandığını, 14.12.2009 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile davacının beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 15.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 22.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süresi içinde açılmadığından reddi gerektiğini, derdest dosya araştırmasının yapılması gerektiğini, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davacı vekilinin tazminat davası açabilmesi için özel yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının ise bu davaya rızasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, şartların sağlanmaması halinde ise davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, öne sürmüştür.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin kısmen kabulü ile 928,99 TL maddi, 1.600,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/3248 Esas, 2022/3957 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminatın eksik olduğundan 1.040,07 TL olması gerektiği ve manevi tazminatın ise eksik olduğunu, davacının dava dilekçesininde hükmedilecek tazminatlara gözaltı tarihinden faiz talep etmesine rağmen tutuklama tarihinden faize hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/307 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.040,07 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 18.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozulmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece yeterince araştırma yapılmadığına, cevap dilekçesinde öne sürülen hususların dikkate alınmadığına, maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, maddi tazminatın hesabında asgari geçim indiriminin düşülmesi gerektiğine, hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğunu zira davacının çiftçi olup hatırı sayılır geliri olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/374 Esas, 2015/447 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.10.2009 – 14.12.2009 tarihleri arasında 58 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme işleminin 04.11.2015 tarihinde yapıldığı ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, mükerrer dava açılmadığı, davacının çalışamamasından doğan maddi kaybı, haksız tutuklanması nedeni ile manevi kaybı gözetilerek ve bozma ilamına da uyularak 1.040,07 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/374 Esas, 2015/447 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.10.2009 – 14.12.2009 tarihleri arasında 58 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine, faiz uygulanmaması gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3.Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden
Davacının çiftçi olduğunu beyan etmesine rağmen geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediğinden tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen ve asgari geçim indirimi düşülmeden net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunmuştur. Mahkemenin 05.04.2016 tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararına yönelik dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2022/3248 Esas, 2022/3957 Karar sayılı bozma ilamına, mahkemece bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sırasında uyulmasına karar verilmişse de, 58 gün süreyle tutuklanan davacı için bu ölçütlere uymayacak ve bozma ilamını etkisiz hale getirecek şekilde, benzer davalardaki emsal uygulamalarına da aykırı olacak biçimde tutukluluk süresi ile bağdaşmayacak az bir miktar olan 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2015/307 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.