YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9695
KARAR NO : 2023/1448
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.7.2006 tarihli ve 2006/443-2006/702 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.7.2006 tarihli ve 2006/443-2006/702 sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.4.2008 tarihli ve 2007/6060 Esas, 2008/4190 Karar sayılı kararı ile;
“…1- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5721 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi kanuna aykırı, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.3.2008 tarih, 2008/7-14 esas, 2008/50 sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli ve 2008/783-2008/1072 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.10.2008 tarihli ve 2008/783-2008/1072 sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.03.2012 tarihli ve 2011/23159 Esas, 2012/7680 Karar sayılı kararı ile;
“…Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre; sürücü belgesiz sanığın, yönetimindeki otomobille tek yönlü trafiğe açık olan Mithat Paşa Caddesi ile … Sokak arasındaki Süleyman Sırrı Sokağına ters yönden girerek mağdur …’a aracının sağ ön kısmıyla arkadan çarpıp, mağdurun ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve tayin olunan cezasında bu nedenle 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre:
Bozmaya uyulduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman dilimi yazılmayarak bozma gereğinin yerine getirilmemesi…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/926- 2013/127 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi ve 22 nci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
6. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/926- 2013/127 sayılı kararının 03.04.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde, 04.03.2017 tarihinde “kasten yaralama” suçunu işlediği ve … Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/571-2020/111 sayılı dosyasında bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 09.07.2021 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/704-2021/746 sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2022 tarihli ve 2022/120405 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine dair kararın hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğuna, kararın kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine,
2. Zamanaşımı süresinin dolmadığından, kararın kaldırılarak HAGB’nin açıklanmasına karar verilmesi gerektiğine,
3. Kabule göre, yerel mahkemenin dava zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihin doğru olduğunun kabul edilmesi halinde zamanaşımı süresi karar tarihi itibariyle dolmamış olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre; sürücü belgesiz sanığın, yönetimindeki otomobille tek yönlü trafiğe açık olan Mithat Paşa Caddesi ile … Sokak arasındaki Süleyman Sırrı Sokağına ters yönden girerek katılan …’a aracının sağ ön kısmıyla arkadan çarparak, katılanın ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
2. Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğü (Adli Tabiplik) tarafından tanzim edilen 23.03.2006 tarihli raporuna göre, katılanın vücudunda “vertebra end plate” ağır derecede (4) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür. Olay yeri terk tutanağı, olay yeri krokisi, dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Soruşturma aşamasında alınan 18.04.2006 tarihli bilirkişi raporunda, yaya ve … trafiğinin yoğun olduğu bir yola ters yönden girmesi halinde har an bir kazanın meydana gelmesi mühtemel olduğu halde seyrine devam ettiği ve “bilinçli taksirle” olayın gerçekleşmesine tamamen tesir ettiği, katılanın ise trafiğe tek yönlü açık yolda, yüzü trafiğe dönük olarak yürümekte iken sürücünün arkadan gelerek kendisine çarpması ile meydana gelen olayda hatalı olmadığı belirtildiği anlaşılmaktadır.
4. Mahkemece; “…Sanık … hakkında katılan …’a karşı taksirle yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği belirtilerek ihbarda bulunulmuş ise de, suç tarihinin 31/12/2005 olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 07/02/2014 tarihi olduğu, sanığın … 17. Asliye ceza mahkemesinde görülüp sonuçlanan ikinci suçu 04/03/2017 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra gerçekleşen 3 yıl 27 günlük durma süresi de düştükten sonra TCK 66/1-e ve 67/4 maddesinde düzenlenen 12 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından…” gerekçesi ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
5. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
6. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyularak yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu sürenin 67/4 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağı, sanık hakkında verilen hükmün açıklanması kararının kesinleştiği 03.04.2013 tarihi ile ihbara konu suçun işlendiği 04.03.2017 tarihi arasındaki sürede zamanaşımı süresi durmuş ise de; suç tarihi olan 31.12.2005 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı durma süresi de hesaplandığında karar tarihinden sonra gerçekleşmiş olmakla birlikte, bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış olup, katılan vekilinin sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine dair kararın hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğuna, kararın kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan kamu davasının, suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/704-2021/746 sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.