Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9713 E. 2023/994 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9713
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/71 Esas, 2016/694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Terme Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/71 Esas, 2016/694 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/2565 Esas, 2019/6547Karar sayılı kararı ile, suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/286 Esas – 2019/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/286 Esas – 2019/286 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/2364 Esas, 2021/2059 Karar sayılı kararı ile, basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli 2021/180 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6.Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli 2021/180 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli, 2022/137 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Aracı kendisinin kullanmadığına, suçlamaları kabul etmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanığın savunmaları, tanık anlatımları ve Terme Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit görülmüştür.
2.Kaza tespit tutanağında, 23.11.2015 tarihinde, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş karayolunda, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeritte park halindeki araca çarptığı, sanığın … hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle kural ihlali yaptığı belirlenmiştir.

3.Terme Devlet Hastanesi tarafından 23.11.2015 tarihinde düzenlenen genel adli muayene raporunda, …’ın 108 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

4.Kolluk görevlileri tarafından 23.11.2015 tarihinde;

” Olayın … satış reyonunun önünde meydana geldiği,… plaka sayılı … yolun sağında park halinde durduğu, … plaka sayılı … ise yolun sağında yola dikey vaziyette bulunuyordu. Yolun kenarında kaldırımda ismini sonradan öğrendiğimiz … yaralı bir şekilde oturuyordu, şahsa şoförün kim olduğunu sorduğumuzda, kendisinin olmadığını, … olduğunu beyan ettiği esnada, …’in sahibi … birden öfkeli ve yüksek sesle …’a hitaben “şoför … değil sensin, neden yalan söylüyorsun”dedi , bunun üzerine … sesini kesti ve birşey demedi.

28 ** 659 plaka sayılı aracın yanında bulunan … ‘e şoförün kim olduğunu sorduğumuzda, kendisinin şoför olduğunu söyledi, şahsa kendisine olayı gören tanıkların olduğu hatırlatılınca …, doğrusunu söylemek gerekirse kendisinin ön sağ koltukta oturduğunu kaza anında arka koltuğa savrulduğunu, şoförün … olduğunu beyan etmiş , olay yerine ambulans intikal etmiş ve yaralı … ı alıp hastaneye intikal etmiş olup; … bu tutanak tarafımızdan tanzim edilerek altı birlikte imzalanmıştır.” şeklinde tutanak düzenlenmiştir.

5.Görgü tanığı … Terme Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 17.12.2015 tarihli ifadesinde, olay esnasında aracın şoförünün … olduğunu, bu durumu polis memurlarına da söylediğini beyan etmiş, daha sonra yargılama sırasında alınan beyanında ise …’ı arabanın sağ tarafından inerken gördüğünü, şoförü tam olarak görmediğini beyan etmiştir.

6.Temyiz dışı sanık … olay gecesi kollukta alınan ifadesinde aracı … ‘ın kullandığını beyan etmiş, iki gün sonra yine kollukta alınan ifadesinde ve kovuşturma sırasında alınan beyanlarında ise aracı kendisinin kullandığını söylemiş olup kollukta verdiği ilk ifadesini kabul etmemiştir.

7.Sanık savunmalarında aracı …’ın kullandığını beyan etmiş olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Aracı Kendisinin Kullanmadığı Ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden;
Mahkemenin, sanık …’ın kazadan sonra Terme Devlet Hastanesine oradan da Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesi nedeniyle derhal ifadesinin alınmadığı, olaydan iki gün sonra alınan ifadesinde de aracı kendisinin değil sanık …’ın kullandığını beyan ettiği, yine sanık …’ın da olaydan iki gün sonra aracı kendisi kullandığına dair beyanlarda bulunduğu, fakat kaza sonrası olay mahalline gelen trafik polislerinin tuttuğu tutanakta tanık …’in, sanık …’a, aracı sanık …’ın kullandığı şeklinde ifade vermesi nedeniyle sanığa kızdığının tespit edildiği, tanık …’in soruşturma aşamasında aracı sanık …’ın kullandığına dair beyanlarının olduğu, her ne kadar tanık … kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirse de soruşturma aşamasındaki beyanlarını verirken daha kararlı ve emin olması ile objektif kamu tanığı olarak değerlendirilmesi nedeniyle soruşturma şamasındaki beyanlarına itibar edilerek sanık …’ın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaati hasıl olmakla sanık …’ın 108 promil alkollü bir şekilde … kullandığına dair kabulünde ve mahkumiyet kararı vermesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararı Verilmesi Yönünden;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 23.11.2015 tarihinden itibaren olağanüstü 12 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2021 tarihli 2021/180 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.