Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9729 E. 2023/1614 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9729
KARAR NO : 2023/1614
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/649 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/649 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 28.06.2021 tarihli ve 2019/8930 Esas, 2021/5260 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/1137 Esas, 2022/1014 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.11.2022 tarihli ve 2022/128288 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; meydana gelen kazada sorumluluğunun bulunmadığına, asıl sorumluların şirket sahipleri ve şantiye şefi olduğuna, hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kazanın meydana gelmesinde katılanın kusurunun bulunmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … 15. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Katılanın olay tarihinde Numanoğlu İnşaat firmasına ait şantiyede üst katlara asansör ile malzeme taşıdığı esnada asansör halatından elektrik akımına kapılması sonucu hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek, vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, sanığın güvenlik tedbirlerinin çalışma esnasında uygulanıp uygulanmadığını denetlemediğinden asli kusurlu olduğu, sanığın şantiye şefi olmadığına ilişkin savunmasının bozma ilamından önce yargılamada dile getirilmeyip karar duruşmasında söylemesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, kazanın meydana geldiği inşaata şantiye şefi olarak görev yapmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3. Katılan hakkında düzenlenen 11.11.2014 tarihli Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda; katılanın yaralanmasının, kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

4. Dosya kapsamında yer alan, 21.11.2014 tarihli … güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda özetle; kazazedenin çalışmaları esnasında gerekli güvenlik tedbirlerini almayan, kişisel koruyucu donanım vermeyen, işyerinde … sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla çalışanlarını bilgilendirmeyen, sadece yaptıkları işi öğretmekle yetinmeyip öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma esnasında uygulanmasını sağlamayan ve bunu uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen, mesleki eğitim belgesi almamış işçi çalıştıran ve çalışanının özlük dosyasını eksik tutan şantiye şefi sanığın aslî kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı istemediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanığın temyiz isteği yönünden;
Her ne kadar sanık aşamalarda ve temyiz isteminde kazanın meydana geldiği inşaatta şantiye şefi olarak görev yapmadığını beyan etmişse de; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, sanığın 14.06.2014 ve 10.07.2014 tarihli … Sağlığı ve Güvenliği Denetim ve Gözetim Raporu evrakında şantiye şefi olarak imzasının bulunduğu ve inşaatta meydana gelen kazada, işçi olarak çalışanın katılanın yaralanmasına sebebiyet veren eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, anlaşılmakla mahkemece sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanığın kazanın meydana gelmesinde sorumlu olduğunu ileri sürdüğü şirket yetkilisi hakkında daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ayrıca katılanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmasının sanığın sorumluluğunu değiştirmeyeceği anlaşılmakla, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/1137 Esas, 2022/1014 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2023 tarihinde karar verildi.