YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9744
KARAR NO : 2023/338
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
.Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile, . Sokak’ta kain 2286 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine 93 metrekare ebadında, demir profilden, etrafı açık, üzeri sandviç panel ile kapalı yapı inşa edilmiş, yapının içine 7,29 metrekare ebadında tuğladan fırın yapılmış, zemin parke taşı döşenmiş, 480 metrekare ebadında etrafı ve üzeri açık, demir profilden başka bir yapı inşa edilmiş, yapının 180 metrekarelik kısmının zemini ahşap kaplanmış, 15 metrekare ebadında demir profilden üzeri sandviç panel ile kapalı, 7,5 metrekarelik kısmı gaz beton örülmüş durumda iken mühürlenmiştir.
.Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından, 10.06.2015 tarihli dilekçe ile Türk Ceza Kanununun 184/1. maddesi gereğince sanık … hakkında işlem yapılması talebiyle … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
… Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarihli, 2015/22953 Esas sayılı iddianamesi ile 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen eylemlere ilişkin olarak sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan dava açılmıştır.
… Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli, 2016/20924 soruşturma sayılı kararı ile sanık hakkında, 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen eylemlere ilişkin olarak imar kirliliğine neden olma suçundan dava açıldığından ve … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/480 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama devam ettiğinden, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü adına Hazine vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, … 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.04.2016 tarihli, 2016/1292 Değişik … sayılı kararı ile itirazın kabulüne karar verilerek, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmış, bunun üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2016 tarihli, 2016/14077 Esas sayılı iddianamesi ile 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen eylemlere ilişkin olarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan dava açılmıştır.
… 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli, 2015/480 Esas, 2016/100 Karar sayılı ilamı ile sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan, neticeten erteli 10 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine ilişkin hükmün, sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli, 2020/7422 Esas, 2020/11858 Karar sayılı ilamı ile 18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ıncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ıncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
… 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli, 2016/383 Esas, 2021/446 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan açılan davanın, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma ilamı sonrası 2021/58 Esasına kaydedilen dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü adına Hazine vekilinin 16.05.2022 havale tarihli dilekçesindeki temyiz isteminin, 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğu değerlendirilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, yapı kayıt belgesinin 3194 sayılı İmar Kanununa aykırılığın kayıt altına alınması amacıyla yapılmış bir düzenleme olduğuna, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun zarar suçu olduğuna, yapılan inşai ve fiziki müdahalelerin izin alınmaksızın gerçekleştirildiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
.Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün, … 20. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği 11.02.2021 havale tarihli cevabi yazıda, dava konusu yer ile ilgili hava fotoğraflarından yapılan tespitte, 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptına konu müdahalelerin kaldırıldığı ve yerine yapılan imalatlar için alınmış olan 24.10.2020 tarihli yapı kayıt belgesinin müdürlüklerine iletildiği hususlarına yer verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli, 2021/58 Esas, 2022/314 Karar sayılı ilamında, “Dosyadaki delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde, sanık hakkında suça konu yer ile ilgili imar kirliliğine neden olmak ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kamu davaları açılmış ise de, imar kirliliği ile ilgili suçlamada sanığın suça konu yer ile ilgili yapı kayıt belgesi çıkarttığı, buna göre yapı tatil zaptındaki aykırılıkların giderilerek yapılan yeni imalatların yapı kayıt belgesine bağlandığının anlaşıldığı, 2863 sayılı Yasa yönünden ise Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca herhangi bir işlem yapılmayarak yapı kayıt belgesinin geçerliliğini koruduğu, bu sebeple suçun yasal unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir.
2863 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65 inci maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11.05.2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile eklenen geçici 16 ncı maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65 inci maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
… Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … 20. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdiği 18.08.2021 havale tarihli cevabi yazıda, Mülga … I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17.12.2002 tarih ve 10168 sayılı kararı ile belirlenen ve 15.02.2007 tarih ve 2084 sayılı kararı ile sınırları revize edilen sit paftasına göre 3. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı belirtilen dava konusu taşınmazda, sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlere ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından iki ayrı dava açıldığı ve dava dosyalarının birleştirildiği, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması ve 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin, Türk Ceza Kanunu’nun 184 üncü maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında açılan davanın düşmesine ilişkin hükme yönelik temyiz istemi bulunmadığından, açıklanan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça konu yerin doğal sit alanında kaldığına dair Kurul kararları ile ilan tutanakları dosya kapsamına alınarak, mahallinde inşaat mühendisi, arkeolog ve fen bilirkişiler refakatinde keşif yapılıp, 05.06.2015 tarihli yapı tatil zaptına konu edilen ve dış dünyaya yansıyan eylemlerin halihazırda mevcut olup olmadıklarının, gerçekleştirilen faaliyetler nedeniyle doğal sit alanının zarar görüp görmediğinin, bitki örtüsünde tahribat ve ekolojik dengede bozulma olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, böylece suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile beraat hükmü tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/58 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.