YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9797
KARAR NO : 2023/990
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.03.2011 tarihli ve 2009/707 Esas, 2011/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1559 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince açıklanmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 ncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 ncü maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/1559 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/6822 Esas, 2021/2295 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu dosyada mahkumiyet verilen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına girdiğinden bahisle uzlaşma hükümlerinin uygulanmasından sonra karar verilmesi ve kabule göre de basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 ncü maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.12.2022 tarihli ve 2022/140852 sayılı temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suçsuz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçesinde; “Yapılan yargılama, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında … (Kapatılan) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/2011 tarih 2009/707 E 2011/279 K sayısı ile açıklanması geri bırakılan hüküm nedeniyle 5 yıllık denetim süresi uygulandığı, sanığın denetim süresi içerisinde 20/01/2015 tarihinde tehdit suçunu işlediği ve bu suç nedeniyle … 8.ASCM’nin 17/11/2015 tarih 2015/466 E 2015/1312 K sayılı kararı ile ihbarda bulunulduğu, mahkemece sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün 10/03/2016 tarih 2015/1559 E 2016/331 K sayılı karar ile açıklandığı, sanığın temyiz etmesi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 08/03/2021 tarih 2020/6822 E 2021/2295 K sayılı ilamı ile tehdit suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozularak gönderildiği, dosyanın uzlaşma bürosuna gönderildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla … (Kapatılan) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 16/03/2011 tarih 2009/707 E 2011/279 K sayılı hükmün açıklanmasına,
Sanığın olay günü Saat 00:30 sıralarında Harmandalı Metin Oktay Mahallesi’nde kullanmış olduğu … ile Mağdura ait araca çarpması neticesinde çift taraflı ve maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası yaptığı, kazadan sonra yapılan alkol ölçümünde 136,00 Promil alkollü olduğunun tespit edildiği, dosyaya toplanan deliller, alkol ölçüm raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte sabit olmakla;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak eylemine uyan TCK’nın 179/3. maddesi delaletiyle TCK’nın 179/2 madde uyarınca cezalandırılmasına, şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK 50,51 ve CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanunu’nun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesince yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Sanık aşamalarda alkollü olarak … kullandığını kabul etmiştir.
4.Sanığa ait adli muayene raporu ve 1.36 promil alkollü olduğunu gösterir alkolmetre ölçüm çıktısı dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluk görevlileri tarafından tutulan 06.05.2009 tarihli kaza tespit tutanağı dava dosyasında yer almaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Yerel mahkemece 1.36 promil alkollü olarak maddi hasarlı kazaya sebebiyet veren sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, mahkeme kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/849 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.