Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9802 E. 2023/2134 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9802
KARAR NO : 2023/2134
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.10.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan 23.02.2011 – 06.03.2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, davacının tutuklanmadan önce aylık 700,00 TL karşılığında tekstil işçisi olarak çalıştığını, bu kapsamda haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 36.500,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 05.01.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının zararını delillendirmediğini, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak maddi zararının hesaplanması gerektiğini, faiz talep edilemeyeceğini, davanın kabulü halinde davacı lehine yalnızca dilekçe yazma ücretine hükmedilebileceğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/203 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 23.253,97 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/203 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2019/1834 Esas, 2020/3540 Karar sayılı kararı ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma kararı üzerine Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 23.253,97 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

6. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2021/5684 Esas, 2022/3765 Karar sayılı kararı ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma kararı üzerine Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 23.253,97 TL maddi ve 55.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine eksik tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.

2. Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın reddi gerektiğine, davanın süresinde açılmadığına, davacının maddi zararını ispatlamadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Midyat Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… davacı …’ün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 23.02.2011 tarihinde gözaltına alındığı ve Bakırköy 13. Sulh Ceza Mahkemesince 24.02.2011 tarih ve 2011/19 Sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, soruşturma sonunda … sanığın cezalandırılması istemiyle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılama sonunda … davacının tahliyesine ve kararın bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine … davacının 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14 Ceza Dairesinin 25.05.2015 tarih ve 2014/12319 E. 2015/6664 K sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, davacının tutuklanmadan önce herhangi bir işte çalıştığına dair delil bulunamadığı, bu nedenle davacı hakkında maddi tazminat hesaplaması yapılırken asgari ücret tarifesinin göz önünde bulundurulduğu, … alınan 29.03.2016 havale tarihli raporda davacı …’ün gözaltında ve tutuklu kaldığı fazladan günler için asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada maddi zararının 23.253,97 TL olduğunun tespit edildiği, bu nedenle … davacı … lehine … 23.253,97 TL maddi ve manevi yönden takdiren 55.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, tazminatın 23.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı maliye hazinesinden alınarak davacı …’e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denilmektedir.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/174 Esas – 2014/201 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cinsel saldırı suçundan 23.02.2011 – 06.03.2014 tarihleri arasında 1107 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda suçun reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüştüğü kabulü ile 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, hükmün 25.05.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat talep edilebilmesi bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmış ve davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Tazminata esas ceza davasına konu hükmün 25.05.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve mahkumiyetten fazla tutuklu kalan davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine ve davanın süresinde açılmadığına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmış ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna ve davacının zararını ispatlamadığına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Haksız fiil niteliğinde kabul edilen tutuklamanın tâbi bulunduğu tazminat hukukunun genel prensipleri ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, hükmedilen tazminat miktarına taleple bağlı kalınarak gözaltına alınma tarihinden yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.