Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9878 E. 2023/1341 K. 19.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9878
KARAR NO : 2023/1341
KARAR TARİHİ : 19.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2014/249 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2014/249 Esas, 2016/115 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 07.06.2021 tarihli ve 2019/9402 Esas, 2021/4622 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.11.2022 tarihli ve 2022/131860 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Meydana gelen kazada sorumluluğunun bulunmadığına,

2.Kararın bozulmasından sonra tanığının dinlenmesini talep ettiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Dosya kapsamında bulunan sanık ve katılan beyanları, bilirkişi raporları, hekim raporları ve tüm deliller incelendiğinde; sanığın olay tarihinde kazanın meydana geldiği inşaatın inşaat işlerini yürüttüğü, katılanın ise inşaatta çalışan işçi olduğu, olay tarihinde katılanın söz konusu inşaatın altıncı katındaki asansör boşluğundan yere düşerek yaralandığı, Trakya Üniversitesi tarafından hazırlanan 10.01.2014 tarihli rapora göre katılanda meydana gelen yaralanmanın vücudunda dördüncü derecede kemik kırılmasına neden olduğunun tespit edildiği, tarafların kusur durumuna ilişkin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda sanığın … Sağlığı ve … Güvenliği Tüzüğünde belirtilen emniyet kural, kaide ve gerekli emniyet araçlarını çalışanlarına yeterince sağlamaması ve kullanmalarını öngörmemesi ve özellikle çalışanlar için altıncı katta güvenli bir çalışma ortamı sağlamaması nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; sanığın asli kusurlu olarak katılanın yaralanmasına sebep olmak suretiyle üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülerek 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanması göz önüne alınarak sanığa verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanığın işlediği suçun katılanın vücudunda kemik kırılmasına ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri uyarınca cezasında takdiren 1/2 oranında artırım yapılmasına, sanığa verilecek cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.

2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Katılan hakkında düzenlenen 10.01.2014 tarihli Trakya Üniversitesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı raporunda; katılanın yaralanmasının, kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

4. Dosya kapsamında yer alan, 01.11.2013 tarihli … güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından ve 09.12.2014 tarihli … güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda özetle; … Sağlığı ve … Güvenliği Tüzüğünde belirtilen emniyet, kural, kaide ve gerekli emniyet araçlarını çalışanlarına yeterince sağlamaması ve kullandırmaması, çalışanlarına … sağlığı ve güvenliği eğitim vermemesi, özellikle yüksekte yapılan çalışma için güvenli bir çalışma ortamı sağlamaması, … sağlığı ve güvenliği konusunda denetim ve kontrolleri yeterince yapmaması nedeniyle sanığın aslî kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı istemediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden;
1.Sanığın, müteahhitliğini yaptığı inşaatta meydana gelen kazada, işçi olarak çalışanın katılanın
yaralanmasına sebebiyet veren eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; mahkemece sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında bildirmemiş olduğu tanığının kararın bozulmasının ardından dinlenmesini talep ettiği, ancak dosyanın tekemmül ettiği ve dosya kapsamında yer alan beyan, bilgi ve belgelerin hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/267 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.04.2023 tarihinde karar verildi.