Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9903 E. 2023/891 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9903
KARAR NO : 2023/891
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/84 Esas, 2020/6590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 333 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … Anadolu (Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/84 Esas, 2020/6590 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli 2019/7747 Esas, 2020/6590 Karar sayılı kararı ile ”sanık hakkında basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesince bozma üzerine tensiple sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş, katılanın itirazı üzerine ek tensiple aynı esas üzerinden duruşma günü verilerek genel hükümlere göre yargılama devam edilmiş, 23.06.2022 tarihli ve 2021/31 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 249 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.11.2022 tarihli ve 2022/141957 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz istemi;
Sanığa verilen cezanın az olduğuna, sanık hakkında indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın kusursuz olduğuna,

2. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkinidir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay günü saat 08:30 sıralarında mağdur …’ın sevk ve idaresindeki motosikletle bağlantı yolundan ana yola bağlanıp yaklaşık 100 metre en sağ şeritte seyrettikten sonra, sağ şeritte aracı arızalandığı için boş viteste, gaz pompalayarak seyreden sanığın sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarptığı, kaza nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirecek, organlarından birini kaybedecek şekilde yaralandığı olayda mahkemece kazanın meydana gelmesinde katılanın asli, sanığın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Mağdura kazadan sonra eşinin vasi olarak atandığı, yargılama sırasında mağdurun ölmesiyle eşi ve çocukları davaya dahil ediliği, katılanların sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.

3. Sanık savunmasında; olay günü aracıyla en sağ şeritte seyir halinde olduğunu, yolunda giderken motosikletin gelip aracına çarptığını, yolda normal bir şekilde gittiğini, herhangi bir şekilde dönüşe geçmediğini, manevra yapmadığını, çarpma anına kadar arkadan gelen motosikleti fark etmediğini, tahminine göre motosikletin emniyet şeridinden gittiği, ileride polisi görünce de şeride geçmek istediği ve bu şekilde aracına çarpmış olabileceğini, yolda giderken aracının teklemeye başladığını, bu nedenle yavaşladığını, ileride de trafiğin yoğunlaşması nedeniyle hızının 60 km civarında olduğunu, yavaşlamasıyla hızının 30 km’ye düştüğünü, durmayarak vitesi boşa aldığını, gaz pompaladığı sırada arkadan motosikletin çarptığını, tüm bu anlattığı sürecin bir iki dakika içerisinde olduğunu, kaza krokisine itirazının olmadığını, tutanağı yazan polisin muayene ve sigortasının olmaması nedeniyle kusur yazdıklarını söylediğini, müşteki vekilinin iddialarını kabul etmediğini, aracının durmadığını, trafiğin ileride sıkışması nedeniyle zaten yavaşlamış olduğunu beyan etmiştir.

4. Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporunda arızalı aracını emniyet şeridine giderek tamir etme/ettirme yerine … hareket halindeyken trafiği tehlikeye sokacak şekilde vites boşta iken hareket ederek arkadan gelen aracı uyaracak durma eylemi gerçekleştirmeden hızını ani şekilde düşürerek fren ikaz lambalarını yakmadan yola devam eden sanığın tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

5. Sanığın adli sicil kaydının dosyada olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu, mahkemece gerekçeli kararda indirim uygulanma gerekçesinin gösterildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın kusuru bulunmadığı yönünden:
Kaza tespit tutanağının, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, bu itibarla suçu sabit olan sanığın cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği yönünden:
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin “katılanların zararlarını karşılamadığı” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmesinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde
belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 9. Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2021/31 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.