Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9907 E. 2023/301 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9907
KARAR NO : 2023/301
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/05/2016 tarihli ve 2015/1305 Esas, 2016/743 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b ve e bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedince ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12/05/2016 tarihli ve 2015/1305 Esas, 2016/743 Karar sayılı kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 25/10/2021 tarihli ve 2019/10537 Esas, 2021/7226 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21/09/2022 tarihli ve 2021/1135 Esas, 2022/642 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek, taksirle yaralama suçundan, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin e inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14/112/2022 tarihli ve 2022/137812 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1. Katılan vekilinin mesleki mazeretinin kabul edilmemesi nedeni ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

2. Sanığın kusur durumuna ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp raporu ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığına ve eksik inceleme ile karar verildiğine,

3. Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yerel Mahkemenin Kabulü
Katılan …’ nun suç tarihinde sevk ve idaresindeki . plakalı motosikletle alkollü olduğu halde İsabey istikametinden … yolu istikametine doğru seyir halindeyken sanık …’nın sevk ve idaresindeki . plakalı otomobille aynı yolda … yolundan İsabey istikametine doğru seyir halindeyken çarpıştıkları, çarpışma sonucunda katılanın hayati tehlike oluşturup basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, ancak 02/06/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporu nazara alınarak yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı belirtilmiştir.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında ters yönden gelerek kendi şerit istikametine giren katılanın yönetimindeki motosikletin aracına çarpması sonucu kazının meydana geldiğini ve kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.

3. Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiş olup mahkemece katılma kararı verilmiştir.

4. Katılan motosiklet sürücüsü …’nun, kaza sonrası kolluk ekiplerince hastaneye sevki üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen doktor raporu ile 1.03 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

5. Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsü katılan …’nun ters şeritten seyri esnasında sanığın aracı ile çarpıştığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un (2918 sayılı Kanun) sürücülere ait asli kusurlardan 84 üncü maddesinin g bendinde düzenlenen şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiği ve meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

6. Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 24/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda, katılan sürücü …’nun, 2918 sayılı Kanun’un 47/d maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ederek dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde … kullandığı, 48 maddesi (alkollü olan sürücülerin karayolunda … sürmesinin yasaktır) kuralını, 52/1-b maddesi (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ve 84/g maddesi (şeride tevcavüz etme) kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, sanığın ise kazanın oluşumunda illiyet bağı olabilecek 2918 sayılı Kanun veya yönetmeliğini ihlal eden davranışı saptanmadığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu görüşü belirtilmiştir.

7. Dosyada mevcut bulunan dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 07/05/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, ikili durum değerlendirmesi ile kazanın sanık sürücünün kullandığı otomobilin şerit ihlali yapıp katılan motosiklet sürücüsünün sola yönelmesinin ardından otomobilin istikamet şeridine tekrar girmesi durumda meydana gelmiş olması halinde şerit ihlali yapan sanığın asli kusurlu , yolun kendi şeridinde kalmayarak yolun soluna yönelip karşı istikametten seyreden otomobilin tekrar kendi şeridine girmesi ile otomobil ile çarpışan katılan motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olacağı, kazanın katılan sürücünün kullandığı motosikletin şerit ihlali yapması durumunda meydana gelmiş olması halinde ise sanığın atfı kabil kusurunun bulunmadığı, karşı istikamet şeridine girerek dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket eden katılanın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

8. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak düzenlenen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinin 17/10/2014 tarihli raporunda, trafik kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (5) derece olduğu belirtilmiştir.

9. Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

1. Katılan vekilinin, Mesleki Mazeretinin Kabul Edilmemesi Nedeni ile Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Karar celsesi öncesi 23/06/2022 tarihli celse mazeret talebi kabul edilen katılan vekilinin son celse olan 21/09/2022 tarihli karar celsesinde tekrar eden mazeret talebine ilişkin olarak esas mahkemenin “Dosyanın geldiği aşama katılan vekilinin daha önceki celse de mazeret sunması sonucu duruşmanın talik edilmesi sonucu usul ekonomisi ve yargıda hedef süre ilkeleri nazara alınarak katılan vekilinin mazeretinin reddine…” şeklindeki gerekçe ile erteleme talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır .

2. Sanığın Kusur Durumuna İlişkin Olarak Düzenlenen Adli Tıp Raporu ve Tanık Beyanlarının Dikkate Alınmadığına ve Eksik İnceleme ile Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen ve oluşa uygun bulunan 24/03/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 02/06/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik ihtisas Dairesinin raporunun, ikili değerlendirmeden, sanığın meydana gelen kazada kusurlu bulunmadığına ilişkin tespit yönünden uyumlu bulundukları ve yine ilgili Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda yapılan ikili durum değerlendirmesi nazara alınarak sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunup bulunmadığı yönünden her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkin, esas mahkemenin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca sanığın beraatine ilişkin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır .

3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21/09/2022 tarihli ve 2021/1135 Esas, 2022/642 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.